Kriz yüzünden ve şirket birleşmeleri sonucu işinden olan üst düzey yöneticiler sorduk. O dönem nasıl geçti, ne yaptınız da atlattınız, ne dersler çıkardınız, hangi tecrübeleri edindiniz diye.
Sorularımızı yönelttiğimiz profesyonellerin bir kısmı iş görüşmeleri yürütüyordu, kimi uzun zamandır haber bekledikleri şirketten olumlu yanıt alıp yeni işlerine başlamanın heyecanını yaşıyordu. Üst düzey yöneticilerin nasıl iş aradıklarını, nerede hata yaptıklarını, beyin avcılarıyla mülakat yapmanın etkili tekniklerini irdelerken, bahar aylarından bu yana ortaya çıkan yeni bir trend de keşfettik: İşsiz kalan yöneticiler arasında, Türkiye’nin yakın çevresindeki ülkelerde hem Türk hem de yabancı sermayeli şirketlerde çalışmak ciddi alternatif haline gelmiş.
Şirketlere “yeni kariyere geçiş – outplacement” konusunda hizmet veren en eski şirketlerden biri olan E&E Group’un ortağı Cihangir Erdem’e göre süreç şöyle işliyor: İşsiz kalan yönetici önce “neden ben” sorusuyla boğuştuğundan, bir süre yeni bir iş düşünmekten uzak duruyor. Bu durumu “otoritenin elden gitmesinin, üst düzey yöneticilik yapmış bir insanı çok yaralayan bir durum” olmasıyla açıklıyor Erdem: “Şirket olarak biz bu durumu, ‘ben değerliyim, şirket kaybetti’ psikolojisine çeviriyoruz öncelikle. Başarılarını, yetkinliklerini ortaya çıkarıyoruz. Özgeçmiş ve mülakatlara ağırlık veriyor, yakın çevreleriyle irtibat kurmalarını sağlıyoruz.”
“Sorgulamayla Zaman Kaybetmeyin” Üst düzey yöneticilere outplacement hizmeti de veren beyin avcısı Tim Bright’a göre bazı yöneticiler, kendilerine ‘şok’ durumundayken başvuruyor. Aynı anda en fazla 2-3 kişiye danışmanlık yaptıklarını anlatan Bright da, ilk toplantılarında zihinlerinin genellikle “neden şimdi?” ve “neden ben?” sorusuyla meşgul olduğunu aktarıyor: “Kızgın oluyorlar. Yıllarını bir şirkete verdikten sonra tam meyvelerini alacakken bunun başlarına gelmesini hazmetmeleri zor oluyor.”
Ancak bu durumun ciddi bir enerji ve zaman kaybı olduğunu düşünen Bright’ın ilk işi, yöneticinin finansal durumunu ortaya çıkarmak. Çocukların okulu, acil ödenmesi gereken faturalar gibi finansal açıdan aceleci davranılması gereken bir durum olup olmadığı önce anlaşılmaya çalışılıyor. Buna göre bir yol haritası çıkarılıyor. Kişinin değerleri, motivasyonu, mutlu ve mutsuz eden unsurların neler gibi sorularla yol haritasının hazırlıklarına başlanıyor. Yönetici bundan sonra ne yapmak istiyor, teknik bir role mi daha yatkın, parasal olarak hedefleri neler, prime mi yoksa baz maaşa mı önem veriyor türünden soruların yanıtlarıyla harita belirginleşiyor.
“Masanın yönetici tarafındayken mülakatlar yapmıştım, hiç arayan ben olmamıştım” diyor ismini vermek istemeyen üst düzey bir yönetici. Otomotiv sektöründe bir şirketin genel müdürüyken işsiz kaldığında bir CV’sinin olmadığını fark etmiş. O da hemen bir danışmanın kapısını çalmış. “Ne yaptın, neye odaklandın, seni anlatırken neler öne çıkmalı” türünden soruların olduğu bir testin ardından “başarı odaklı” bir yönetici profili çizdiği için CV’sinde bunu ön plana çıkarmış. Çevresindeki referans olabilecek kişileri haftada birkaç kez arayan yönetici, dört aylık arayışın sonucunda yeni bir işe başlamış. Bir denizcilik şirketinde birkaç hafta önce CEO olarak göreve başlayan bu kişi iş arayanlara şunları tavsiye ediyor: “ Hayal kırıklıklarını ve paniği bir yana bırakın, hemen bir danışmana gidip plan yapın. Seçici davranın.”
Bright’a göre iş arayan yönetici, tıpkı bu örnekteki gibi aktif olmalı, yakın çevresini işin içine katmalı zire işe yerleşmelerin yüzde 75’i bu yolla gerçekleşiyor. Bright artık üst düzey yöneticilerin internet üzerinden başvuruda bulunabildiklerini, bunun yadırganmadığını da vurguluyor. “Birilerinin bir şekilde sizden bahsetmesi gerek ve bunu ancak kendinizi insanlara hatırlatarak yapabilirsiniz” diyen beyin avcısı ekliyor: “İş bulmanın en hızlı yolu, referanstır!”
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Sabah İşte İnsan Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.isteinsan.com.tr
|