Aile işletmelerinde başarıyı ve kârı patronların üstlenmesi, çalışanların ise sadece 'aldıkları ücretin gereğini yerine getiren insanlar' olarak görülmesi mutlu birlikteliği imkânsız kılar.
Bir yılın sona erdiği, yeni bir yılın başladığı günler işletmelerde ‘hata–sevap’ hesaplarının yapıldığı günlerdir.
İşveren için başarının ölçüsü doğal olarak işletmenin kârlılığıdır... Rahmetli Sakıp Sabancı derdi ki, ‘-Yıl sonu yöneticilerime, geçen yıl ne yaptınız, diye sorarım... Bazıları başlar anlatmaya... 'Şunu yaptık... Bunu yaptık...' 'Borçlar ne kadar azalmış... Ciro ne kadar artmış... Şirketin kârı ne olmuş? Rakiplere göre ciro ne, karlılık ne derim.' Bilançoya, kâra bakarım.’
Bu yaklaşım işveren açısından doğru bir yaklaşımdır. Ortada başarısız bir tablo mevcut ise, işverenin çalışanlarını sorumlu tutması en tabii hakkıdır. Fakat iş etiği açısından bu yaklaşımın bir de 'ikinci perdesi' vardır... Nasıl ki bilançonun başarısız olmasında çalışanların ürünü ise, başarılı bilanço da çalışanların ürünüdür. Başarısızlıkta nasıl ki, ceza doğal ise başarıda da ödül aranır.
Başarı Ödüllendirilmelidir Küçük aile işletmelerinde, sermayenin ve yönetimin tek kişiye ve aileye ait olduğu işletmelerde başarı ve başarısızlık da tek kişiye ve aileye aittir. Çünkü aile işletmelerinde çalışanların yetki ve sorumluluğu yoktur. Fakat işletmelerin büyümesi halinde, yönetici ve eleman seçimini aileler ellerinde bulundursa bile, yetki ve sorumluluğu çalışanlara devretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yetki ve sorumluluk devri, 'tabiatı icabı' çalışanlara bir risk yüklemektedir. Çalışanın sadece riski taşıması, bu riske karşılık bir ödül hakkına sahip olmaması iş etiği bakımından açıklanması imkânsız bir uygulamadır.
Başarısızlık halinde hesap verme durumundaki çalışanın başarı halinde ödül beklemesinden doğal bir şey olamaz.
Gelişen ve büyüyen işletmelerde patron ve aile karar gücünü çalışanlarla paylaşmasa, sadece alınan kararların uygulanmasında çalışanlar görevlendirilmiş olsa bile, uygulamanın başarısı, çalışanın becerisine bağlıdır. Büyüyen işletmelerde patronun veya ailenin aldığı kararları, patronun veya aile fertlerinin uygulama imkânları olamaz. Uygulamada çalışanların görevlendirilmesinden kaçınılamaz.
Bu durumlarda bile patronun ve aile fertlerinin 'kararların kendileri tarafından alınması' nedeniyle çalışanları sadece başarısız uygulamalarda sorumlu görmesi, başarıları ödüllendirme gereği duyması 'iş etiği' ile bağdaşamaz.
Ödül, Ceza Hakkını Da Verir Patron ve aile işletmelerinde başarıyı ve kârı patronun ve ailenin üstlenmesi, çalışanları sadece 'aldıkları ücretin gereğini yerine getiren insanlar' olarak değerlendirmesi, işyerlerinde işveren-çalışan birlikteliğinin devamını imkânsız kılar.
İşte bütün bunlar nedeniyledir ki, bir yılın sona erdiği, yeni bir yılın başladığı günlerde çalışanlar, işverenin sadece başarısızlıklarını sergilemesini değil, başarılarını da değerlendirmesini bekler.
İşverenin çalışanlarının başarısını değerlendirmesi illa da, maddi bir ödül verme şeklinde olmaz. İşverenin çalışanın başarısını görmesi, değerlendirmesi, başarısızlığı da cezalandırma hakkını verir. Eğer başarısızlıkta ceza maddi ise, başarının da ödülü maddi olabilir. Küçük başarılarda bir 'aferin' almak çalışanı mutlu kılar.
İşletmeye Bağlılık Artar Çalışan işverenin sadece hatalarını değil, başarılarını da gördüğünü anlar ise, çalışma gücü artar. İşletmeye daha çok bağlanır.
İş etiği bakımından işverenin artan karda çalışanın katkısını değerlendirme zorunluluğu vardır. Eğer çalışan, kâr oluşmasında ve kârın artmasında işverenin katkısını değerlendirdiğini, çok küçük ölçüde de olsa bu artıştan kendisine bir pay ayrıldığını görür ise kârlılığın artması için daha çok çalışır.
Günümüzde enflasyonun gerilemesi, istikrar tedbirlerinin sürmesi, işsizliğin artması gibi nedenlerin etkisinde, işyerlerinde yıllık ücret ayarlamaları çok düşük oranlarda yapılıyor.
Buna karşılık bazı işletmeler, çok başarılı faaliyet sonuçları elde ediyor. Bazı işletmelerde bilançolarda iyileşme dikkati çekiyor. Bazı işletmelerin kârlılığı artıyor.
Bilançoları düzelen, bilanço kârlılıkları artan işletmelerde işverenin bu olumlu gelişmeyi gerçekleştiren çalışanlarını, olağan yıllık ücret artışları dışında belli ölçülerde ödüllendirmesi hem iş etiğinin bir icabı hem de beklenen bir davranıştır.
Kaynak: Milliyet Business
|