Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, insan kaynakları (İK) yeni bir sınavdan geçiyor. Ancak çalışanları ile bir yerlere varabileceğinin farkında olarak, bu süreci yönetebilen işletmeler, krizden dik bir şekilde çıkmayı başaracaklar.
Bu kapsamda da İK her zamankinden önemli bir role sahip. Uzmanlar, İK’nın öneminin artmakta olduğunun farkında. Ne de olsa yaşamakta olduğumuz kriz de, insanların doğru yönetilemeyen büyüme hırslarından ve aç gözlülüklerinden çıktı.
Yenibiris.com ve Develor işbirliğiyle hazırlanan “2008 Türkiye İK Araştırması” da insan kaynaklarının öneminin artırmakta olduğunu gösteriyor. Elde edilen verilerin, AB’ye yeni katılan 5 Orta Avrupa ülkesinde gerçekleştirilen 2007 İK Araştırması’nın sonuçları ile karşılaştırmalı olarak değerlendirildiği araştırmaya göre, gelecek 5 yıl içinde, İK birimlerinin stratejik önemini artırması bekleniyor.
Araştırma, Türkiye’de aynı sektörlerdeki şirketlerden toplam 514 İK profesyoneline aynı soruların yöneltilmesiyle gerçekleştirilmiş. Araştırmanın “İK’nın Rolü” bölümünde katılımcılar, karar verme ve hedef belirleme açısından İK’yı ne derece stratejik, ne derece idari işler ve hizmet fonksiyonlarına sahip bir alan olarak gördükleri sorusunu yanıtlamış. Buna göre Türkiye’deki İK profesyonellerinin yüzde 30’a yakını, yaptıkları işi “idari işler/hizmet” olarak tanımlıyor. Orta Avrupa ülkelerinde bu oran yüzde 11,8’de kalıyor. Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’nde ise, İK’yı yalnızca idari işler ve hizmet gibi unsurları barındıran bir bölüm olarak gören hiçbir şirket bulunmuyor.
Araştırmaya göre bu durumun altında, Orta Avrupa’daki şirketlerin, kalifiye elemanları kendi bünyelerine katmak için rekabet etmeleri, Türkiye’de ise, iyi eğitimli ve iş arayan kalifiye çalışan sayısının yüksek olması yatıyor. Diğer bir neden ise, İK’nın odak noktasının, yetenekli çalışanların gelişimi ve kurumda tutulmasından çok, “işe alma ve eleman seçme” olarak görülmesi.
Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany de İK’nın önemine inananlardan. İK’nın şirketin dönüşümü açısından çok büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Doany; "Başarı elbette tüm departmanların. Ama İK gerekli olan tüm çabayı ve ihtiyaçlarımızı görerek, bunları kombine eden bir departman" diyor.
Artık üst düzey yönetimin bu önemin farkında olarak stratejilerini oluşturmaları, İK’nın da iş sonuçlarını etkileyici çabalar içerisinde yer alarak, stratejik bir ortak olabileceklerini göstermeleri gerekiyor.
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|