KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   09 Ocak 2009, Cuma
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Pazarlama
Satış
Yönetim
Vergi ve Muhasebe
e-Ticaret
KOBİ Destekleri
Kişisel Gelişim
Dış Ticaret
Yeni Girişim
Marka
Finansman
Ofis Teknolojileri
Kalite
İnsan Kaynakları
Bayilik ve Franchising
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Risk Yönetimi
İnovasyon

En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Punk Marketing

R.LAERMER&M.SIMMONS

Yetenek Yönetiminde Model Arayışları
Bülent HASDEMİR
Milliyet İnsan Kaynakları Gazetesi Köşe Yazarı

21. yüzyılın yetenek yönetiminin geçen yüzyıla göre hiç de kolay olmadığı aşikar. Yetenek gelişimi yönetiminin tarihi 1950’lere kadar uzanırken yüksek potansiyel programlarının özü, geleceğin liderlerini tespit edip geliştirerek, bir hazırlama hattında bekletme esasına dayanır. Geçmişteki istikrarlı iş ortamı için tasarımlanan yetenek yönetim programlarının günümüzün sürekli değişim, dinamizm ve belirsizlikle dolu iş ortamında geçerliliği olmayacağını kabullenmek gerekiyor. Araştırmalar, İK üst düzey yöneticilerinin genellikle tepe yöneticilerinin ilgisini yetenek konularına çekmekte sıkıntı yaşadıklarını gösteriyor. Tepe yönetiminin güçlü desteğini alarak kültüre aşılanabilecek çağdaş modeller ve geçerli programlar yaratmak İK liderleri için zorlu bir hedef olarak hâlâ ortada duruyor.

Cappelli’nin Doğruları
Wharton School’dan Peter Cappelli’nin tespit ve önerilerine katılmamak olası değil. Cappelli, geçmiş nesillerin yetenek uygulamalarındaki hatalarından yola çıkarak, kurumların yetenek kıtlığı ya da fazlasıyla karşı karşıya kalmalarını önleyebilecek şekilde odaklanması gereken hususları dört uygulamayla ortaya koyuyor. Bunu yaparken de, belirsizlik ortamında talebi öngörüp karşılamaya yönelik olarak geliştirilmiş ve son birkaç on yıllık süreçte giderek mükemmelleştirilmiş bir yönetim modelini İK alanında kullanmayı öneriyor: ‘Tedarik Zinciri Yönetim Modeli’:

>>Kurumların üret-ya da-satın al (make-or-buy) analizleriyle kararlarını iç gelişim programlarıyla dengelemelerinin, gereken yeteneğin tamamını olmasa da büyük bir kısmını üreterek/içeriden sağlayarak karşılayabileceklerini iddia ediyor. Geri kalan pozisyon taleplerinin ise, dışarıdan daha kolay temin edilerek karşılanabileceğini belirtiyor. Böylelikle, gelişime yapılan yatırım hem iyi talep tahmin ve planlarına dayandırılmış hem de doğru pozisyonlara, doğru yatırım yapılmış olacaktır.

>>Kurumların tam zamanında üretim (JIT) modeliyle malzemelerin tedarikinde yaptıkları gibi, daha küçük aday kümelerini daha modüler gelişim programlarına tabi tutmalarıyla, yetenek talebini karşılayamama riskini azaltacaklarını iddia ediyor. Yönetici aday havuzu kümeleri oluşturup, adayları kısa, modüler programlarla geleceğe hazırlamak söz konusu olacaktır. Böylece, üç yılı bulan uzun, blok programlar yerine, adayları genel yönetim beceri ve yetkinleri konusunda geliştirmeye yönelik kısa, modüler programlar, onları gereksinim duyulan farklı iş birimlerinde değerlendirme avantajları yaratabilecektir.

>>Kurumların değişik maliyet paylaşım programlarını adapte ederek gelişim faaliyetlerinin yatırım getirisini geliştirmeye çalışabileceklerini savunuyor.

>>Kurumların, gelişim programlarını yeni tamamlamış adayların bağlılıklarını teşvik edecek kurum içi fırsatlar oluşturarak, yatırımlarını korumaya çalışmalarını tavsiye ediyor.

Talebe dayalı esnek ve verimli yetenek yönetimi olarak adlandırılabilecek bu modelle, kurumlar sadece yeteneği yönetmekle kalmayıp, var olan yeteneklerini esnek ve verimli bir biçimde işleyen bir tür yetenek işletmesi de oluşturmuş olurlar, ki kanaatimce çağdaş İK yönetimlerinin, kurumların en değerli varlığının stratejik yönetimine bu anlayışla bakıyor olmaları kaçınılmazdır. Zaman zaman iş dünyası gerçeklerini kavramadaki yetersizliğiyle eleştirilen İK profesyonelleri, iş dünyasında genel kabul görmüş bu tür araçları, örneğin Tedarik Zinciri Yönetimleri kadar ustaca kullanabildiklerini ve yatırım getirisini geliştirdiklerini kanıtlayarak, bir şekilde stratejik iş yöneticisi olduklarını da ilan etmiş olacaktır. Böylelikle, tepe yönetimlerinin en güçlü desteğini yanlarına alabileceklerdir.

Kaynak: Milliyet İnsan Kaynakları Gazetesi

www.insankaynaklari.com

 

 
 
Bu yazı 253 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

İK Uzmanı Ve Ofis İçi Sorunların Çözülmesi
İnsan Kaynakları Yönetiminin, Kurumsal Sosyal Sorumluluk İle İlişkilendirilmesi
İnsan Kaynakları Politikalarında Kurumsal Yönetimin Önemi
 
  Üyelik Girişi
Röportaj
"Çalışanların Önerileri Tofaş’a Bir Yılda 10 Milyon Euro Kazandırdı"
Burhan ÇAKIR

"Şimdi X Takımı Oluşturma Zamanı"
Henrik BRESMAN

Konuk Yazar
Zeynep KOÇER
İK Uzmanı Ve Ofis İçi Sorunların Çözülmesi

Şafak ÖZSOY
İnsan Kaynakları Yönetiminin, Kurumsal Sosyal Sorumluluk İle İlişkilendirilmesi

Başarı Öyküleri
Yeni Kuşak Liderler Yetişiyor
Temeli, Türk ilaç endüstrisinin gelişmeye başla...

En Global Yerel Şirket: Shell
Shell'in kapısından giren biri, 140 ülkede çalı...

Analiz-Araştırma
Yönetici Avında En Son Taktik Telefonla Transfer
Telefonla teklif götürülen adayların yüzde 90&#...

12/07/2008

İK'cılarla Yıldızımız Niçin Hiç Barışmaz?
Fast Company dergisinde yer alan makaleye göre ...

08/08/2005

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2009
Content by Kolay İçerik