KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Yöneticiler İçin Gerçek Kriz Öyküleri
İbrahim Zeyd GERÇİK

Krizden Nasıl Çıkarız?
Arman KIRIM


“Şirketler, Tüketici Davranışlarına Göre Strateji Geliştir­meli”


Prof. Dr. Arman KIRIM
Yönetim Danışmanı&Yazar
“Şirketler, Tüketici Davranışlarına Göre Strateji Geliştir­meli” Bugüne kadar "Mor İneğin Akıllısı" ve "Türkiye Nasıl Zenginleşir" gibi pek çok ki­tabıyla yönetim dünyasına önemli katkılar ya­pan, stratejiler geliştiren Prof. Dr. Arman Kı­rım'ın yeni kitabı "Krizden nasıl çıkarız?", Temmuz 2009’da çıktı. Kitap, okuyucusuna,­model, reçete ve uygulama teknikleri veren bir rehber olma iddiasını taşıyor.

Şirketlere, krizden nasıl çıkabilecekleri konusunda neler öneriyorsunuz? Krizden çıkış ne kadar sürebilir?
Kitap iki bölümden oluşuyor. Önce ABD'de krizin nasıl çıktığını, krizin kaynağının ne olduğunu anlatıyorum. Bu konuda kimsenin kafası net değil.

Şirketlerin hayatta kalabilmesi ve büyü­yebilmesi için yönetmeleri gereken en önem­li riskler neler?
Talep daralması, nakit riski ve müşteri kaybetme riski en temel riskler. Örneğin müşteri riski çok büyüdü. Tüketici davranış­ları çok ciddi bir şekilde değişiyor.

Kısa süre önce Koton'da 4.000’den fazla müşteriyle bir anket yaptık. Tüketicilerin alışverişte önceliklerini sorguladık. Modaya mı, çeşide mi, hızlı dönüşüme mi, fiyata mı önem verdikle­rine baktık. Sonuçta yalnızca fiyata baktıkları or­taya çıktı. Bu çok büyük bir risk. Müşterin artık yalnızca fiyata bakıyorsa bütün reklam anlayışını, üretim modeli gibi tüm stratejilerini değiştirmen gerekir. Şirketler tüketici davranışlarındaki deği­şimi anlayıp, buna göre sürekli strateji geliştir­mek zorunda.

Tüketiciler artık ucuzun peşinde. Şirketler de ucuza tedarik etmenin yollarını arıyor. Diğer yandan sürekli kampanyalar, indirimler yapıyor­lar. Alt markalar yaratıp ucuza satıyorlar. Tüketi­ci fiyatları hızla düşüyor. Bu akıllı bir yol mu? Peter Fisk, fiyat düşünmenin çok tehlikeli oldu­ğunu söylüyor. Kriz bitince eski fiyat seviyeleri­ne çıkılamayacağını düşünüyor.

Doğru söylüyor, lider markanızın fiyatını indirmemelisiniz. Burada en akıllıca yol, alt markalar yaratıp onu ucuza satmak. Şirketler, lider markalarını değil de yeni markalar yaratarak o markanın fiyat stratejisini bu trende göre oluş­turmalı. Asıl markalarının fiyatını kalıcı olarak düşürürlerse, bir daha yukarı çıkarmaları çok zor olur. Lider markada ara sıra kampanya yapılabilir ya da markanın içi doldurulabilir. Fiyat indirmek yerine aynı fiyata, ürünü daha değerli kılabilirler.

Örneğin Koleksiyon Mobilya, Bodrum'da yazlık site yaptı. Krizde 10-12 ev elinde kaldı. Fiyatlarını bir miktar aşağı çekti ama asıl başarılı uygulaması şu oldu: Tüm boş evlerin içini Ko­leksiyon Mobilya ürünleriyle doldurdu ve evi aynı fiyata sattı. Bu durumda müşteri için yazlı­ğa gitmek birdenbire çok kolay hale geldi. Fiyat kırmak yerine, o fiyata sunduğun ürünün değe­rini artırmak çok akıllıca bir yaklaşım. Bu da bir fiyat indirme modeli ama fiyat seviyesi aşağı çekilmemiş oluyor.

Talep daralması gibi ciddi bir durum söz konusuyken satışları nasıl artırabilirler?
Kitabımın ikinci bölümünde de bu konu­ya değiniyorum. Diyelim ki dünya ticareti yüzde 30 daraldı. Bu durumda dünyada krizden önce 10.000 tane tişört satılıyorsa, şimdi 7.000 tane sa­tılacak demektir.

10.000 tişörtü de dünyaya satan 30 ülke ol­duğunu düşünelim. Satışlar 7.000’e indiği zaman, bu 30 ülkenin eşit miktarda satış yapmasını bek­leyemeyiz. 10.000 satılan dünyada yüzde 5 pa­zar payı alan bir ülkenin, bugün 7.000 adetten yüzde 10 pazar payı almayı hedeflenmesi gereki­yor. Talep dünyada düştü diye Türkiye'nin de satışlarının düşmesi gerekmez. Şirketler, kan kaybeden rakiplerinin paylarını da alarak satış­larını artırabilir.

Kitabınızda işe inovasyon gözlükleriyle bakmak gerektiğinden bahsediyorsunuz. Bunu yapan şirket örneği verebilir misiniz?
Örneğin Koton, sektöründe satışlar düşer­ken, satışlarını artırıyor. 38 bedenin mini, midi ve maksisini ürettiler. 3 farklı vücut tipindeki 3 müşteri de aradığı ürünü bulabilir hale geldi. Oysa kadınlar gömlek giymeye başladığı tarihten itibaren bu sıkıntı vardı. Kimsenin aklına bu soruna çözüm yaratmak gelmedi. Tüketici de sorunu kendinde gördüğünden, talep edemedi. Koton bu projey­le müşterisine de kendini çok değerli hissettirdi. Ayrıca dogmayı da sorgulamış ve üzerine gitmiş oldular.

Dogmaları sorgulamaktan neyi kastediyor­sunuz? Şirketler bu yolla nasıl başarılı olabilir?
Burada en güzel örnek Bayram Gazete­si'dir. Eskiden bayramlarda yalnızca Türkiye Gazeteciler Cemiyeti gazete çıkarırdı. İnsanların ga­zete okumak için en bol zamanlarının olduğu bir dönemde gazete çıkarmamak kadar saçma bir uygulama olamaz.

Ama bu dogmayı sorgulamak o zamanki Sa­bah Gazetesi'nin patronu Dinç Bilgin dışında kimsenin aklına gelmedi. Bilgin, "Bayramda bü­yük zarara uğruyoruz en fazla gazete satacağı­mız zaman gazete satmıyoruz. Böyle bir şey ola­maz. Ben basıyorum, böyle bir dogmayı kabul edemem" dedi. Ertesi yıl herkes bayram­da gazete çıkarmaya başladı.

Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Capital Dergisi’nden derlenmiştir.

www.capital.com.tr

 
 
Bu yazı 4916 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
“Tüketici Daha Az Harcayarak Daha Fazla Almak İstiyor”
“Tüketicinin Harcama İçin İkna Edilmesi Zorlaştı”
“2008’in Gelişmelerinden Memnunuz”
“Krizde Yukarıdaki veya Alttaki Markalar daha da Güçleniyor”
“Bu Dönemde, Fiyatı Düşük Ürünlerin Lansmanına Önem Vereceğiz”
“Talep Yaratmak İçin, Beklentilere Uygun Ürün Sunmak Gerek”
"İşletmeciliğe Başladığımı Duyunca Annem Fenalık Geçirdi"
"Şansa Değil Çalışmaya İnanıyorum"
"Pozitif Enerji Varsa Başarı Mutlaka Gelir"
Yatırımcılar, Türkiye Alışveriş Merkezi Pazarını Sevdi
PERDER, Uyum - Makromarket Birleşmesini Anlatıyor
"PERDER’in Önemini Tüketicilere de Anlatabilmeliyiz"
"Yabancı Devlere Rakip Ulusal Tedarik Zinciri Doğuyor"
"Hedefimiz Gülümseyen Müşteriye Sahip Olmak"
Metro Üç Yılda 300 Milyon Euro’luk Yatırım Yapacak
Çukurova’nın Perakende De Sembol Markası
Yıllandıkça Gençleşen Kült Marka
Perakende’de 30 Yıl
Eğitimli ve Kalıcı Personel İstiyoruz
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Yıllık Bütçe Hazırlama Döneminde Değiliz”
Prof. Dr. Arman KIRIM

kobifinans “Tüketicinin Harcama İçin İkna Edilmesi Zorlaştı”
Ayşegül HOROZOĞLU
 
kobifinans Kriz Döneminde Reklam Harcamaları
Tevfik GÜNGÖR

Krizde Başarılı Şirket Yönetimi İçin İpuçları
Ahmet CESUR
 
Tasarruf… Ama Nasıl?
kobifinans Ekonomik kriz, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de ...

07 Ocak 2009

Krizden Çıkışta Yol Haritaları
kobifinans İnkar edilemez bir gerçek; 2009 hepimiz için zor bir yıl ...

06 Ocak 2009
 
kobifinans Krizi Atlatmanın Yolu: Kısa Çalışma Ödeneği
Füsun ERDOĞAN
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010