|
Kriz ortamında şirket yöneticisinin temel görevi; belirsizliklere karşın şirketini, önüne çıkan fırsatları görebilen ve yakaladığı fırsatları değerlendirmek için gerekli kararları cesaretle alabilen bir yapıya kavuşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda, mevcut karar alma süreçlerini gözden geçirerek, kriz döneminin yeni koşullarına uyacak şekilde değiştirmek atılacak ilk adımdır. Devamında ise, krizin olumsuz etkilerine ilişkin korunma ve önleme mekanizmaları yaratmak, potansiyel zararları en az düzeye indirmek ve şirketi yeniden istikrarlı bir büyümenin merkezine oturtmak için yapılması gerekenler planlanmalıdır.
Krizi İyi Yönetmek İçin Neler Yapılması Gerekir? Her kriz yönetilebilir. Yeter ki yöneticiler saklanmasın, sorun yokmuş gibi davranmasın ve teşhis ettiği sorunun üzerine giderek, doğru anda doğru hamleleri yapma cesaretini yitirmesin. Kriz süresince moralin yüksek tutulması, krizin aşılabileceğine yönelik inancın muhafaza edilmesi, yetenekli, cesaretli, güvenilir kişilerden oluşan ekip kurulması da oldukça önemli. Aşağıda ana hatlarıyla belirtildiği üzere, başarılı bir kriz yönetimi için yapmanız gerekenler aslında çok da karmaşık değil…
* Öncelikle krizle yüzleşin. Krizin nedenlerini ve aşamalarını teşhis etmeye, krizin hangi aşamasında bulunulduğunu anlamaya çalışın. Krizin boyutlarının ve etki alanının tanımlanacağı bu çalışma sırasında, aşırı karamsar ya da iyimser olmamaya, yani gerçekçi olmaya dikkat edin. Bu aşamada kurduğunuz ekipte bulunanların, danışmanlarınızın, hatta tüm çalışanların sesini duymaya çalışın.
* Tanımladığınız kriz koşullarını dikkate alarak, şirketin güçlü ve avantajlı yönlerini, zayıflık ve yetersizliklerini ortaya çıkarmak için "şirket içi analizler"; şirketin önündeki potansiyel fırsatları ve tehditleri tespit etmek içinse "şirket dışı analizler" yapın.
* Krizlerin beraberinde getirdikleri olumsuzlukların yanında, yeni gelişmeleri ve fırsatları da barındırdığını asla unutmayın. Analiz sonuçlarını, piyasa koşullarını, rakiplerin davranışlarına ilişkin beklentilerinizi dikkate alarak, gelecekte neler olacağına ilişkin değişik senaryolar, alternatif hikayeler üretmeye, vizyonunuzu yenilemeye çalışın. İyi senaryo oluşturulması için kilit kadronuzla, danışmanlarınızla beyin fırtınaları yapmaya zaman ayırın ve ekibinizde, şeytanın avukatlığını yapacak ve gerektiğinde "kral çıplak" demekten kaçınmayacak birileri olduğundan emin olun.
* Ürettiğiniz senaryolardan akla en yakın olanını, şirketinizin ortak aklı olarak belirleyin. Seçtiğiniz senaryonun yaşama geçmesini güvence altına almak için, disiplinli bir şekilde uygulanabilecek, uzun ve kısa vadeli hedefleri tanımlanmış, plan ve programlara bölünmüş politikalar belirleyin. Kısacası, fırsatları değerlendirmek için izlenecek yol haritasını belirlediğinizden ve kısa vadeli hedeflerinizin, daima uzun vadedeki beklentilerinizle uyumlu olduğundan emin olun. Uygulamanın her aşamasında, uzun vadeli hedefinize doğru ilerleyip ilerlemediğinizi test edin.
* Politikalarınızı belirlerken, küçülmenin “güven yaratan çekiciliğine” kapılıp, tuzağa düşmemeye özen gösterin. Küçülme yerine, ideal büyüklüğün ne olması gerektiği üzerine yoğunlaşın. Ayrıca verimliliği artırmak için, işin gerektirdiği niteliklere uygun istihdam yaptığınızdan, herkese yetenek ve becerilerine uygun görevler verdiğinizden, verimsiz bir iş kalmadığından, kaynakların optimum düzeyde kullanılarak, israftan kaçınıldığından emin olun.
* Belirlemiş olduğunuz politikaları ve buna bağlı eylem planını dikkate alarak; aylık, yıllık, gerekirse 3 yıllık bütçenizi ve nakit akış programınızı gerçekçi tahminlere dayanarak hazırlayın. Planladığınız nakit akışı ile gerçekleşen nakit akışı arasındaki sapmaları ciddiye alın. Önemli ve önlenemeyen sapmalar söz konusu olursa, stratejinizi gözden geçirip politikalarınızı revize etmekten kaçınmayın.
* Kilit kadro dışında kalan çalışanlarınızın da kararlarınıza etkin katılımını sağlamaya çalışın. Ortaya koyduğunuz değişim karşısında dirençle karşılaşırsanız, sinirlenmeyin ve soğukkanlı olmaya çalışın. Direnç karşısında, yargılayıcı ve eleştirel bir tutum yerine, anlamaya çalışan ve çözüm üreten bir tutum takının. Direnç gösterenleri dinleyerek, onları anlamaya ve ikna etmeye çalışın. Yeni hedef ve politikalarınızın başarılı olabilmesi için, tüm şirket çalışanlarının desteğinin gerekli olduğunu daima hatırlayın.
Kaynak: Para Dergisi
www.paradergi.com.tr
|