KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Yöneticiler İçin Gerçek Kriz Öyküleri
İbrahim Zeyd GERÇİK

Krizden Nasıl Çıkarız?
Arman KIRIM


Normalleşmenin İşaretleri


Ercan KUMCU
Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı
Normalleşmenin İşaretleri Dünya ekonomileri, son 2 ayda radikal bir biçimde değişti. Enflasyon artık hiç kimsenin kaygısı değil. Kaygı bambaşka yerlere kaydı. Para piyasalarının çalışması birinci öncelik oldu. Kredi piyasası çalışmaya başlamadan, hiçbir ekonomik sorunun çözülemeyeceğini artık herkes biliyor.

Kredi akışının yeniden başlaması hedefleniyor. Tüketim eğilimlerinin olumsuz yönde değişmesiyle oluşan ekonomik durgunluktan mümkün olduğunca çabuk çıkılması, herkesin birinci hedefi haline geldi. Hedef doğru, ama hedefe ulaşmak ne o denli kolay ne de o denli çabuk olacak.

Önce normalleşme, daha sonra ekonomik faaliyetlerde artış ve ancak bu aşamadan sonra "fiyat istikrarı" yeniden gündemdeki yerini alacak.

Bu süreç içinde "normalleşme" ne anlama geliyor?

Şaşıracak Bir Şey Yok
Ekonomik ortamın normalleşmesi, ülkeden ülkeye farklı bir anlam taşıyor. Krizin başladığı Amerika’ya bakarsak, bu süreç, para piyasalarının yeniden çalışmaya başlaması ve kredi akışındaki tıkanıklığın aşılması anlamına geliyor. Sürecin birinci aşaması bu. Amerikan Merkez Bankası’nın son 2 haftadır yapmaya çalıştığı, bu ilk aşamayı başlatmak. Karışık sinyaller var fakat iyimser bir yaklaşımla, başlangıca çok yaklaştığımızı söyleyebiliriz.

Normalleşme sürecinin ilk aşamasının başladığını gösterecek en önemli göstergelerden biri de, bankalar arasında oluşan kısa vadeli faizler (LİBOR). Özellikle 3 ay vadeli LİBOR’un, Amerikan Merkez Bankası’nın hedefi olan faizlere giderek yaklaşıyor olması, bu alanda "iyi haber" olacaktır. Bu haberler yayıldıkça da, hisse senedi endeksleri artma eğilimine girecek.

Avrupa’da da benzer eğilimler ekonomik ortamın normalleştiğini gösterecek. Bu ülkeler, ekonomik durgunluğun ortasında dahi olsalar, hisse senetlerinin kararlı artış eğilimi, 6-9 ay arasında ekonomik durgunluktan da çıkılabileceğinin işareti olarak algılanacak.

Şimdi bu noktadan çok uzaklardayız. Dolayısıyla, merkez bankalarının gelişmiş ülkelerde kısa vadeli faizleri indirmeye devam etmeleri şaşırtmamalı.

Türkiye’de Normalleşme
Gelişmekte olan ülkelerde ve Türkiye’de normalleşmenin sinyalleri ise çok daha farklı. Döviz kurları bizim için en büyük gösterge. Örneğin, bugünkü dolar /euro çapraz kuru baz alınırsa, Türkiye’de dolar kurunun 1,50 YTL civarında olmasını normalleşmenin bir işareti olarak alamayız. Normalleşen küresel bir ortamda, dolar kurunun yeniden 1,30 YTL’nin altına inmesi gerekir.

Aynı şekilde, Hazine tahvili faizleri de bir barometredir. Merkez Bankası’nın enflasyon hedefi çerçevesinde, Hazine faizlerinin yüzde 18’in üzerinde olması, ülke riskinin oldukça yüksek olduğu anlamına gelir.

Faizlerin bugünkü düzeylerde kalıp farklı nedenlerle döviz kurunun düşmesine fazla sevinilmemeli. Böyle bir eğilim normalleşme anlamına gelmez. Döviz kurlarındaki düşüş kalıcı değil demektir. Türkiye ekonomisinde normalleşme, döviz kurlarının da, Hazine faizlerinin düşmesiyle anlaşılacaktır. Şimdilik, bu noktadan da uzağız.

www.hurriyet.com.tr

 

 
 
Bu yazı 1379 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Kriz Döneminde Reklam Harcamaları
Krizde Başarılı Şirket Yönetimi İçin İpuçları
Krizin Türkiye'ye Yarattığı Fırsatlar
KOBİ'ler Kendileriyle Yüzleşmeli
KOBİ Patronlarına Özel Kriz Reçetesi
Krizin Panzehiri: İnovasyon
Risk ve Kriz Yönetimi
"Pazarlama Harcamalarının Amacı Geleceğin Markasını Yaratmaktır"
Krizde İlk Eylem: “Satış Temsilcisi” Yerine “Satış Yönetmeni”
Krizde KOBİ’lere Düşen Görevler
Kriz Hedef Şaşırtmamalı
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Yıllık Bütçe Hazırlama Döneminde Değiliz”
Prof. Dr. Arman KIRIM

kobifinans “Şirketler, Tüketici Davranışlarına Göre Strateji Geliştir­meli”
Prof. Dr. Arman KIRIM
 
kobifinans Kriz Döneminde Reklam Harcamaları
Tevfik GÜNGÖR

Krizde Başarılı Şirket Yönetimi İçin İpuçları
Ahmet CESUR
 
Tasarruf… Ama Nasıl?
kobifinans Ekonomik kriz, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de ...

07 Ocak 2009

Krizden Çıkışta Yol Haritaları
kobifinans İnkar edilemez bir gerçek; 2009 hepimiz için zor bir yıl ...

06 Ocak 2009
 
kobifinans Krizi Atlatmanın Yolu: Kısa Çalışma Ödeneği
Füsun ERDOĞAN
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010