Reysaş Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Döven, elinde adeta bir “kriz ölçer” varmışçasına, ekonomi ile ilgili olumlu değerlendirmeler ve kesin saptamalar yapıyor. Geleceğe dair bu öngörüleri ve saptamaları yapmak için en büyük dayanağı, yaptığı iş aslında. Zira farklı sektörlerden yüzlerce müşterinin, binlerce ürününü, dünyanın dört bir yanına ulaştırmak için, günde yaklaşık 4.000 tır yüklüyor. Bu sayede de ticaretin ve piyasanın nabzını çok iyi tutuyor.
Sektörünüz gereği, küresel krizin etkilerini hissedecek bir noktadasınız? Sizce piyasalarda bir iyileşme var mı? Şu anda düzelme aşamasında olan krizi “U tipi” olarak değerlendiriyorum. İnsanlar ‘Daha kötü mü olacak yoksa düzelecek mi?’ diye bekliyor. Şu anda iyileşme belirtileri var. 2010’un son çeyreğinde önemli bir düzelme yaşanacağını tahmin ediyoruz.
Krizin etkilerini depolarınızın doluluk oranıyla ölçmeniz mümkün mü? Örneğin satışların azalması durumunda depolarınız satılamayan ürünlerle dolup taşıyor mu? Depolarımız yüzde 100 dolu... Krizin yoğun dönemlerinde, sundurmalarımız da doluydu, şimdi onlar azalmaya başladı. Bunlar çok önemli. Alışveriş merkezlerine baktığımız zaman da hareketlenmeyi görebiliriz. Çünkü bu tip yani uzun süren krizlerde, insanlar dünyaya gelme nedenlerini sorguluyor. Araba, ev almıyorlar ama ‘Ne yapayım, öleyim mi?’ diyerek, alışverişe yöneliyorlar. Bakıyorum da havaalanları, tatil merkezleri son derece kalabalık. Bana göre ekonomide bir pozitif hareketlenme başladı. Negatif düşünce üretme arzusunda olan insanlar var. Ben bu insanlardan değilim. Çünkü kötünün kimseye faydası yok.
Krizden en çok hangi sektörün etkilendiğini gözlemlediniz? En çok otomotiv etkilendi, çünkü üretim azaldı. Bunun yanı sıra tekstilde de büyük daralma var. İhracattaki azalmanın da önemli boyutlarda olduğunu gözlemliyoruz.
Kriz yatırım planlarınızı nasıl etkiledi? Neyse ki biz kriz çıkmadan önce yatırımlarımızın önemli bir kısmını tamamlamıştık. 2008 ve 2009’u ise yatırımların meyvelerini toplayacağımız yıllar olarak belirlemiştik.
İşlerinizdeki azalma istihdamınıza nasıl yansıdı? İşsizliği genel ekonomik durumdan bağımsız değerlendiriyorum. Çünkü biz işadamları çok fazla eleman çalıştırıyorduk. Kişi sayısının fazla olması, patronlar için önemlidir. ‘Benim 5.000 çalışanım var’ demeyi herkes sever. Ayrıca Türkiye’de hatıra dayalı eleman alımı çok fazla. Bizim halen yaklaşık 1.900 çalışanımız var. Krizle birlikte yaklaşık 70 kişiyi işten çıkardık.
Daha çok hangi bölümlerden eleman çıkarıldı? İşten çıkardıklarımızın hiç biri operasyon elemanı değildi. Güvenlik, temizlik ve şoför gibi operasyona bağlı olmayan personelimizle yolumuzu ayırdık. Yönetici tarafında eleman alımlarımız devam ediyor. Kaldı ki bu krizde, kaliteli ve işe yarayan personelin işsiz kalmadığını gözlemliyorum.
Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, İşte İnsan Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.isteinsan.com.tr
|