Bir süredir Anadolu kentlerinde katıldığımız bütün toplantılar çok kalabalık oluyor. Toplantıya katılanların büyük çoğunluğu söylenenleri sonuna kadar izleyip, konuşmacılara çok sayıda soru yöneltiyor. Amaçları, nereden gelirse gelsin, krizle ilgili olarak kendilerini aydınlatacak bilgi gelsin.
O nedenle bu toplantıların konuşmacıları, sürekli olarak bilgi tazeleyip, önerileri dikkate alıp, soruları gözden geçirip, yeni bilgi sunmaya çalışıyor, uluslararası planda düşüncesi olanların görüşlerini değerlendirip, dinleyicilere aktarıyor. Bunlardan biri de, Deutsche Bank Ekonomisti Dr. Thomas Mayer'in kriz değerlendirmesi. Dr. Mayer’in değerlendirmesinden çıkan ana sonuçlar ise şöyle:
* Kriz “U”, “L”, “V”, “W” değil, "sinüs" eğrisi gibi bir aşağı bir yukarı “iniş-çıkışlı” gelişecek ve bu yukarı/aşağı iniş-çıkışlar zamanla daha dar alanlarda görülecek. Zaman zaman iyimserlik, zaman zaman kötümserlik hakim olacak.
* Krizin en kötü kısmı geride kaldı, piyasalarda risk alma olgusu yeniden başladı. Ama bu, yüksek büyüme oranlarını hemen geri getirmeyecek.
* 2010 yılının ilk ve 2’nci çeyreğinde sağlıklı bir büyüme olduktan sonra, yeniden bir yavaşlanma yaşanacak. İyileşme, dünyanın farklı kesimlerinde farklı yaşanacak.
* Geçmişte sorumsuz davranan ülkeleri, "bırakalım batsınlar" düşüncesiyle cezalandırmanın yanlış olduğunu Lehman Brothers deneyi öğretti. Bu tür ülkeler için batırıcı değil, geliştirici politikalar üretilmeli.
* Avrupalılar krize yanıt konusunda, ortak politikalarda anlaşamadılar. Bu, krizin euro bölgesinde derinleşmesine neden oldu. Bunun sonucu, euro bölgesinde toparlanma daha geç olacak.
* Akdeniz Bölgesi iyi bir ekonomik potansiyele sahip. Bu bölgedeki ülkelerin, liberalleştirip, uluslararası rekabete açıldıkları oranda başarıları artacak.
* Çin ve Hindistan, nasıl bir yüksek büyüme potansiyeline sahip olunabileceğinin örneğini ortaya koydu. Bu örnekler iyi incelenmeli.
Dr. Mayer'in değerlendirmeleri, hem dünyadaki trendleri ortaya koyması açısından, hem de bizim uluslararası yönelimlerimizi iyi seçmemiz açısından önem taşıyor.
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|