Aile şirketleri çok uzun soluklu olmaz. Genellikle ikinci kuşakta aile bireyleri arasında çatışma başlar. Bu çatışma şirketi sıkıntıya sokar ve çoğu kez sonun başlangıcı olur. Dünyada uzun yaşayan aile şirketlerinin sayısı, bu nedenle fazla değildir. Az sayıdaki örneklerinin ise hep çok başarılı olduğu görülür. İtalyan lüks erkek giyim markası Ermenegildo Zegna, işte bu örneklerden biri. Bu yıl 100'üncü yaşını kutlayan şirket, 4 kuşaktır aile bireylerince yönetiliyor.
Şirketin şu andaki CEO'su Gildo Zegna, görevi babası Aldo Zegna'dan devralmış. Ona göre Zegna'nın başarısının ardında kaliteli üretim, doğru insanlarla çalışma ve finansal sağlamlık olmak üzere 3 temel etken var. Ayrıca her zaman disiplinli çalışmaya inanmalarının ve kuşaklar boyu süregelen yenilikçilik ve girişimcilik ruhunun da başarıda büyük katkısı olduğunu düşünüyor.
Dünyada 100 yıl yaşayan çok fazla aile şirketi yok. Zegna'nın başarısının ardındaki sır nedir? Aslında çok fazla sır yok. Birincisi, işimizi iyi yapıyoruz. Kaliteden asla ödün vermiyoruz. İkincisi, doğru insanlarla çalışıyoruz. İşte başarıyı yakalamak için doğru insanları seçmek ve onları motive etmek çok önemli. Her zaman çalışanlarımızı yüksek performanslarından ötürü ödüllendiririz. Performansı düşük olanla ise çalışmak istemeyiz.
Diğer yandan çalışanlarımızı her zaman dünyada neler olup bittiği ile ilgili bilgilendiririz. Onları daima işin içinde tutarız. Başarımızın ardındaki üçüncü etken de finansal sağlamlık. Şirket olarak hep likit kalmayı tercih ettik. Bugün aldığınız bir kararı hemen hayata geçirebilmek için likidite çok önemli ve kritik bir unsur. Likit olmak büyük bir esneklik ve hız kazandırıyor.
Büyükbabam yenilikçi biriydi. Risk almayı severdi. Bu açıdan kelimenin tam anlamıyla bir girişimciydi. Bu özelliklerini de bize miras bıraktı. Dördüncü etken olarak da bunu sayabiliriz.
Ailenin her ferdinin sahip çıktığı bu mirasın da başarımızın itici gücü olduğunu düşünüyorum. Büyükbabam 1938'de Amerika pazarına açıldı. Çin'e ilk yatırım yapan lüks marka olduk. 1991'de gittiğimiz bu pazar, bugün en büyük pazarımız konumunda. Dünya genelindeki toplam 550 adet mağazamızın 73'ü Çin'de. Yine 2005'te Hindistan pazarına ilk yatırım yapanlardan biriydik. Türkiye pazarında da çok uzun yıllardır hem üretici hem perakendeci olarak varız.
Zegna kaç kuşaktır aile bireylerince yönetiliyor? Biz dördüncü kuşağız. Hikayemiz 19’uncu yüzyılın ikinci yarısında büyükbabamın babası Angelo Zegna ile başlıyor. Angelo, 10 çocuklu bir ailenin en küçüğü. Saat imalatçısı olarak işe başlıyor. Sonrasında 4 atölye ile yün kumaş üretimine giriyor.
Asıl işi yaratan, yani bir aile şirketinin temellerini atan ise büyükbabam Ermenegildo Zegna oluyor. 18 yaşında genç bir girişimci olarak işe başlıyor. 1910'da Milano yakınlarındaki Biella Alpleri eteğindeki Trivero'da ilk fabrikayı kuruyor ve burada kendi deyimiyle dünyanın en güzel kumaşlarını üretiyor. Büyükbabam evrensel bir vizyonla önce Amerika'ya açılıyor. Ardından Zegna'nın ihracatı 40 ülkeye ulaşıyor.
1960'ların ortalarında babam Aldo ve amcam Angelo üçüncü kuşak olarak işi devralıyor. 1968'de Novara'daki fabrikayı açıyorlar. Ardından İspanya ve İsviçre başta olmak üzere dünyaya açılımı hızlandırıyorlar. Bugün işimizin çok önemli bir bölümünü oluşturan "kişiye özel üretim", onların döneminde başlıyor. Zegna'nın kumaş üretiminden perakendeye geçişi de yine babam ve amcamın yönetiminde oluyor. Onların ardından da bizim kuşak göreve geldi.
Şu anda aileden kaç kişi yönetimde yer alıyor? Hangi sorumlulukları üstleniyorlar? Ben şirketin CEO'suyum. Kuzenim Paola Zegna, yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıyor. Kız kardeşim Anna, kreatif direktör. Ayrıca bir dizi sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdiğimiz Zegna Vakfı da şu an onun yönetiminde. Ailenin bir diğer ferdi Benedetta da yine tasarım tarafında yönetici olarak görev yapıyor.
Büyükbabam Ermenegildo Zegna, aynı zamanda bir ekolojistti. Fabrikamızın bulunduğu Biella eteğindeki Trivero kasabasını bizzat kendisi inşa etti. Buraya hastane, okul, spor tesisleri yaptırdı.
Bunların yanı sıra Biella ile Trivero arasında 14 kilometrelik bir panoramik yol inşa etti. Bu yolun geçtiği vadiye de yüzlerce çeşit ağaç ekti. Şimdi bu bölge Zegna Vadisi (Oasi Zegna) olarak biliniyor. Buranın yönetimi de Paola'nın ablası, kuzenim Laura'ya emanet. Reneta Zegna da yönetim kurulumuzda görev yapan bir diğer aile ferdi.
Öyle anlaşılıyor ki her yeni kuşak işi bir adım ileriye taşımayı başarmış, şirkete yeni açılımlar katmış. Sizin yönetiminizde Zegna bugün nasıl bir konuma ulaşmış durumda? Bizim ailede bir söz vardır. Her yeni kuşak binaya bir kat çıkar. Ben kendimi, o dönem şirketimizin zayıf olduğu pazarlama alanında geliştirdim ve şirkete bu alanda yeni bir ufuk açtım diyebilirim. Bunun dışında biz de şirketin global arenadaki varlığını güçlendirmek için çalıştık. Lüks marka vizyonuna katkı sağladık. Bugün toplam 86 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Dünya genelinde 550 mağazamız bulunuyor. Bunların 300 tanesinin doğrudan sahibiyiz. Dünya çapında 7.000’in üzerinde çalışanımız var.
Hiç kurumsal yönetimi ya da halka açılmayı düşündünüz mü? Bizim yönetim anlayışımız Alman tarzıdır. Disiplin ve birbirine karşı saygı hep planda tutulur. Azim ve titiz çalışma vazgeçilmezdir. Ben kişisel olarak iş hayatında her zaman demokrasiye inanmam. Bazen askeri düzen gerekir. Bizim de şirkette askeri bir düzenimiz var. Kurallarımız belli. Daima bu kurallara göre hareket ederiz. Bir kural bir kere yazıldığında artık tartışılmaz ve uyulması gerekir. Halka açılmayı hiç düşünmedik. Bundan sonrası için de düşünmüyoruz.
Kaynak: Bu röportaj, www.kobifinans.com.tr için, Capital Dergisi’nden derlenmiştir.
www.capital.com.tr
|