KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Değişimi Yönetmek
Linda HILL

Yöneticiler İçin Altın Kurallar
Frank McNAIR


Hızlı Düşün, Ana Göre Karar Ver

Hızlı Düşün, Ana Göre Karar Ver Financial Times'ta iş yaşamı kö­şesinin yazarı olan Stefan Stern, geçtiğimiz aylarda kaleme aldı­ğı yazısında iddialı bir tez orta­ya attı. Bu teze göre, uzun va­deli strateji ve planlara göre hareket eden şirketlerin başarılı olması artık mümkün değil. Stern, kriz döneminden bu yana şir­ketlerin tek hedefinin ayakta kalmak olduğuna dikkat çekerek, "büyük vizyonun" tarih olduğunu iddia ediyor. Dünyanın de­ğiştiği, ekonominin belirsiz olduğu bir or­tamda eski model stratejilerin başarılı ol­masının mümkün olmadığını söyleyen Stern; "Bazı şirketler kış uykusuna yatıp işler düzelmeye başladığında ortaya çıkmayı deneyebilir. Ancak bu yaklaşım ge­çici bir başarı sağlayabilir, geleceğe hazır­lamaz" diyor.

Hızlanma Zamanı
Gerçekten de kriz dönemlerinde kabuğu­na çekilen şirketler, bulutlar dağıldığında çoktan unutulmuş olabiliyor. Boston Consulting Group'un yaptığı bir araştırmaya göre, "kış uykusu stratejisi" şirketlere ya­rardan çok zarar getiriyor. Bu yaklaşım ancak kısa süreli krizler, rakiplerin hiç ak­tif olmadığı dönemler gibi belli durumlar­da işe yarıyor. Son kriz de dünyanın yeni bir düzene yelken açtığı birçok ekonomi otoritesinin ortak görüşü... Doğal olarak, iş yapış biçimlerinin de değişmesi gereki­yor. Stern, şirketlerin bugün sahip olması gereken en önemli özelliğin, "duruma adapte olabilme" ve "en kısa sürede ken­dini değiştirebilme yeteneği" olduğunu belirtiyor.

ARGE Danışmanlık Kurucu Ortağı Dr. Yıl­maz Argüden, şirketlerin hızlı olmaları­nın, ürünlerini piyasaya rakiplerinden ön­ce sunabilmelerine yardımcı olduğunu vurguluyor. Bunun yanında, ürün tasarımı ile piyasaya sunuş arasındaki zaman kısaldığı için, trendlere de hızlı uyum sağla­nıyor. Argüden; "İşini hızlı yapan şirket­ler, ayın yatırım ve sabit gider ile daha çok üretim yaparak, maliyetleri de düşülüyor. Dolayısıyla daha rekabetçi fiyatlandırma ve daha yüksek pazar payı elde etme avantajları kazanıyorlar." diyerek devam ediyor.

Yeni Strateji: Esnek Olma
Bu durumda akla 'Uzun vadeli planların sonu mu geldi?' sorusu geliyor. Evet, hızlı olmak, gelişmelere anında hızlı cevap ve­rebilmek, içinde olduğumuz dönem için hayati önem taşıyor. Ancak bu durumun tamamen plansız ve programsız bir şekli­de hareket etmek olarak algılanmaması gerekiyor. Yeni dönemde öne çıkan strate­ji ise hedefe yönelik ana plan doğrultu­sunda, esnek bir yaklaşım sergilemek...

Philip Morris Sabancı Genel Müdürü Tur­han Talu, hız üzerine kurulu yeni bir stra­teji geliştirmenin artık zorunlu olduğunu söylüyor: "Yakın geçmişe kadar, şirketler aylık satış raporlarını değerlendiriyordu. Bugün ise günlük verileri inceliyor, pazar dinamikleri doğrultusunda kararlar ala­rak, rekabet ediyorlar. Sağlıklı yönetilen şirketlerde, belirlenen iş hedefine ulaş­mak için, elbette bir ana stratejinin olma­sı gerekiyor. Ancak ana stratejiye bağlı kalmakla birlikte, pazar koşullarının ge­rektirdiği noktalarda planlamalarımızda, iş süreçlerimizde veya günlük işlerimizde esnekliği yakalayarak, değişen şartlara hızla uyum sağlamak da önemli. İşinizde başarıyı yakalamak için çevik ve esnek ol­malısınız. Bunun için de organizasyonu­nuzun her türlü değişime hazırlıklı ve gi­rişimci bir kurum kültürüne sahip olması gerekiyor."

XING Türkiye Genel Müdürü Hakan Gö­nenli de koşulların değişebileceği bilinse dahi, belirli bir büyüklüğün üzerindeki şirketlerde mutlaka kısa ve orta vadeli planların olması gerektiğini savunuyor. Gönenli'ye göre önemli olan, pazarda oluşabilecek değişimler karşısında geliştirile­bilecek manevraların, söz konusu plan çerçevesinde önceden analiz edilip değerlendirilmiş olması... TurkNet İnsan Kay­nakları Müdürü Aycan Emre de aynı nok­taya dikkat çekiyor. Planların anlık olarak değişmediğini, ancak bunları gerçekleşti­rirken, pek çok anlık karar almak gerekti­ğini belirten Emre, bu süreçte "verilere ulaşmanın kolaylaşmış olmasının" büyük avantaj sağladığını belirtiyor: "Anlık ka­rarlar mutlaka verilere dayanarak alını­yor. Eskiden şirketlerde belli çerçevelere dayanarak planlama yapılır ve çok zorun­lu olmadıkça da bu planlara uyulurdu. An­cak son yıllarda bilişim teknolojileri vası­tasıyla anlık pazar verilerine ulaşabiliyo­ruz. Örneğin saatlik satış rakamları, böl­gesel satış dağılımı gibi veriler elde edebiliyoruz. Bu doğrultuda, planlarımızın ger­çekleşme stratejilerini eş zamanlı olarak düzenleyebiliyoruz. "

Hızlı Olmak, Hızlı Karar Vermek
Uzmanlar hızlı hareket ederek başarılı ol­mak için, etkin bir karar mekanizmasının olması gerekliliğinin de altını çiziyor. Zira pazar şartları bazı durumlarda ani karar­lar almayı gerektirebiliyor. Hiyerarşiden arınmış, sade organizasyonlarda karar mekanizması daha kolay işliyor. Ancak ani karalar almadan önce bile mutlaka el­deki verilerin değerlendirilmesi gerekiyor. Plansız bir şirket, yalnızca hızlı hareket ederek başarıya ulaşamıyor. Bu nedenle hızlı ama doğru kararlar verebilmek için, ana hedefin göz önünde tutulması gereki­yor. Turhan Talu, güvenilir analiz yöntem­leriyle gerekli bilgilerin toplanmasının, bu bilgiler ışığında risk analizi yapılarak ka­rar verilmesinin en sağlıklı yöntem oldu­ğunu belirtiyor. Talu, özellikle ani karar­lar alınması gereken durumlarda, yönetici kadar çalışanların da rolü olduğunu söy­lüyor: "İşini iyi bilen, konusunun uzmanı, baskı altında bile yaratıcı, somut ve sağ­lam kararlar alabilen bir ekibiniz varsa, yolunuzu kaybetmeden doğru adımları atabilirsiniz. Çalışanlarınızın süreçlerde aktif rol aldığı dinamik ve güvenilir bir ya­pıya sahipseniz, ani değişimlerden kork­mazsınız."

Hızlı değişimlerin, yeni paradigmanın bir parçası olduğunu ifade eden Hakan Gö­nenli de anlık karar almanın pek çok şir­ket için artık kaçınılmaz olduğunu söylü­yor. Gönenli'ye göre; bu gerçeğe adapte olabilen, onunla yaşamayı öğrenen ve bu durumu risk yönetimi çerçevesinde değer­lendirip pozitife çevirebilen kurumlar ba­şarılı oluyor, diğerleri ise büyük yarıştan elenebiliyor. Gönenli bu yeni düzende bir noktaya daha dikkat çekiyor: "Alınan ka­rarlar mutlaka belirli bir temel e dayanma­lı. Aksi takdirde, sürdürülebilir şirket po­litikalarından bahsetmek zor olur. Oysa sektörün içinde belirli bir konuma gelme­yi başarmış olan herkes veya tüm şirketler şunu bilir: Fırsatları değerlendirme yete­neği kadar önemli bir diğer faktör, onları sürdürülebilir kılmaktır. Dolayısıyla, doğ­ru karar almak da aslında risk yönetimi stratejilerinizle ilişkilidir."

Peki, Türkiye'deki yöneticiler değişen ko­şullara uyum sağlama ve hızlı karar alma konusunda ne yapıyor? Hızlı kararlar, stratejide ne kadar yer tutuyor? Farklı sektörlerdeki yöneticilere sorduk.

Turhan TALU
Philip Morris Sabancı Genel Müdürü

Uzun vadeli planları mı yoksa ana göre manevra kabiliyetini mi tercih ediyorsu­nuz?
Philip Morris Sabancı olarak yıllık ve 5 yıl­lık iş hedefleri belirleyerek planlarımızı yapıyoruz. Ancak sektörün görüşü alın­madan yapılabilen düzenlemeler veya ani/yüksek vergi artışları öngörülebilirliği azaltabiliyor. O nedenle çevik olmak, bi­zim kurum kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası. Sektörün dinamikleri, değişi­me hızla adapte olma zorunluluğunu da beraberinde getiriyor.

Anlık kararlar, anlık değişimlere göre ha­reket kabiliyeti, kurum kültürünü bozan bir yaklaşım mı?
Neyi, neden yaptığınızı bildiğiniz ve bun­ları organizasyonunuzla da paylaştığınız sürece hayır. Tam tersine, çalışanların sü­reçlere dahil edildiği girişimci kurum kül­türüne katkı sağlayıp geliştirebilirsiniz. Zaten değişime ayak uyduramayan şirket­lerin ayakta kalma şansının olduğunu sanmıyorum.

Anlık karar verme ve hız, artık kimyamız haline mi geldi?
Öngörülerimizi geliştirmemiz; değişken durumlara hazır olmamız gereken bir dö­nemdeyiz. Dış faktörler bizi otomatik ola­rak hızlı ve çevik olmaya itiyor. Hızı yönetmeyi ve olabildiğince kontrol etmeyi bilerek fark yaratabiliriz. Tıpkı bir F1 pilo­tunun hızlı araba kullanırken yoldan çık­mamak için direksiyon hakimiyetini kaybetmemek adına yapması gerekenleri bil­mesi gibi...

Gün içinde sık sık anlık karar vermenizi gerektiren durumlar oluyor mu? Eskisine göre farklı mısınız?
Anlık karar vermemizi gerektiren durum­lar tabii ki oluyor. Bu kararları verirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; durumu doğru analiz etmek, tüm seçe­nekleri masaya koymak, belirlenen rota­dan, yani ana hedefinizden sapmamak ve alınan kararın arkasında durmaktır.

Erol BİLECİK
Index Grup CEO’su

Hangi stratejiyi tercih ediyorsunuz? Uzun vadeli planlar mı? Yoksa anlık hare­ket planları mı?
Dinamizmi çok yüksek boyutta olan bir sektörde, stratejilerini uzun vadeli plan­lamalara dayandıran bir şirket olarak, ana göre, gelişmeler ışığında daha hızlı kararlar alabileceğimiz bir yapıdayız. Ama ana merkezde, tüm stratejilerimiz tamamıyla uzun vadeli görüş doğrultu­sunda planlanıyor.

Anlık kararlar kurum kültürünü nasıl etki­liyor?
Yeni dünya düzeninde anlık kararların kurumsal kararları bozarı bir yaklaşım ol­madığına inanıyorum. Ama bunun iletişi­minin çok önemli olduğunu düşünüyo­rum. Genel olarak, kurum kültürünü oluş­turan değerlerinize ters düşmeyen, aykırı olmayan anlık kararlar, kurum kültürünü bozmaz. Aksine, katkı yapabilir.

Eskisine göre daha aksiyoncu musunuz?
Ben bu noktada kendi istikrarımı korudu­ğumu söyleyebilirim. Zira kurulduğumuz yıl olan, 1989'darı bu yana, aksiyoncu bir kimliğim vardır. Ve bunu memnuniyetle sürdürüyorum. Bu kimliğe çok uygun olan, çok sıkı bir yönetici takımla çalışıyo­ruz. Onlar da bu yapıyı fazlasıyla benim­semiş durumda...

Gün içinde sık sık anlık karar vermenizi gerektiren durumlar oluyor mu? Teknoloji distribütörü bir şirketler grubu ve 2üü'e yakın farklı üreticinin yönetimini yapan bir grup olarak, her üreticimizin iş yapma biçiminin birbirinden farklı oldu­ğunu düşünürsek, anlık kararlar almak, olmazsa olmazımızdır.

Artık hangi konularda, eskisine göre daha hızlı veya anlık karar vermeniz gerekiyor?
İnsani faktörlerin etkileneceğini ve kurum değerlerimize zarar geleceğini düşünebile­ceğimiz kararlar, eskilerin deyimiyle "ka­rar vermek için mutlaka bir akşam yatıp sabah kalkmayı" gerektiren kararlardır di­ye düşünüyoruz. Başka bir deyişle, daha uzun süreli düşünmek gerekiyor. Onun dı­şındakiler, uzun vadeli planlarımıza aykırı bir durum olmayacaksa, mutlaka İcra kurulumuzun toplanıp çok hızlı kararlarıyla sonuçlandırabileceğimiz gelişmeler olu­yor. Bir girişimciyseniz, riski almayı benimseyen bir yapınız olmalıdır. Bu bazı ki­şilerde daha yüksektir, bazı kişilerde daha düşük olabilir. Fakat mutlaka, iş hayatında belirli bir risk yüzdesini alabilen bir yapı­nız vardır. Bu riski almakla beraber, işin insani dokusuna çok dikkat etmeniz gere­kir. Ticari hayatta hızlı kararların çoğu za­man çok faydası olduğunu görürüz; çünkü en kötü şey kararsız kalmaktır. En kötü karar bile kararsız olmaktan daha iyidir.

Aycan EMRE
TurkNet İnsan Kaynakları Müdürü

Anlık kararlar, anlık değişimlere göre ha­reket kabiliyeti, kurum kültürünü nasıl et­kiliyor?
Değişime dayanan bir kurum kültürü oluşturulduğu takdirde, olası etkileri en aza indirgemek mümkün oluyor. Günü­müzde sadece Türkiye'de değil, tüm dün­yada iş temposunun hızlanmasının sonu­cu olarak anlık kararların alınması kaçınıl­maz. Ancak bu durum doğru bir iletişim ile şirket içinde paylaşılır ve iyi yönetilir­se, kurum kültürüne zarar vermeden hız­lı kararlar alınabiliyor.

Şirket stratejinizde eskisine göre değişen ne oldu?
Eskiden şirket politikaları oluşturulur ve uzunca süre onları korumak için çaba gös­terilirdi. Şimdi ise sürekli değişen bir or­tamda, temel değerlerinizi kaybetmeden daha hızlı, daha aktif ve daha yenilikçi ol­mak gerekiyor. Çünkü şartlar, siyasi ve ekonomik durum, şirket stratejileri, hedef­leri, tüketici eğilimleri, yasal düzenleme­ler, hatta çalışanlar ve onların beklentileri de devamlı değiştiği için buna ayak uydur­mak için koşmak durumunda kalınıyor.

Hakan GÖNENLİ
XING Türkiye Ülke Müdürü

Şirketiniz ve iş hayatı açısından değer­lendirirsek son yıllarda strateji, planlama, gelecek gibi kavramlara bakış açınızda bir değişiklik oldu mu?     
XING olarak internet sektöründeyiz ve bu sektörde gelişmeler, değişimler adeta ışık hızıyla gerçekleşiyor. Bu yüzden de deği­şime ve yeniliğe her an hazır olmanız ge­rekiyor. İnternet sektöründe rekabetin koşulları konvansiyonel sektöre oranla çok daha hızlı değişiyor ve bu durum in­ternet tabanlı işler yapan şirketler için hem avantaj hem de dezavantaj olabili­yor. Değişime daha çabuk adapte olabil­me yeteneğine sahip şirketler, rekabette bir anda öne geçebiliyor. Kararları uygu­lamaya geçirme sürecinde de, keza, kon­vansiyonel sektördekinden daha hızlı ha­reket etmek durumunda kalabiliyorsunuz. Bir diğer deyişle, hızlı karar almanın yanı sıra aldığınız kararın uygulamasını ve sonuçlarını da daha çabuk görme şan­sına sahipsiniz.

Uzun vadeli planlarla mı çalışıyorsunuz yoksa ana göre hareket/manevra kabili­yetini mi tercih ediyorsunuz?
XING olarak bizim de kısa, orta ve uzun vadeli planlarımız var. Bunun yanı sıra, karar alma sürecimizde, platformumuza, sırf kendi şirketimizdeki değil hizmet sunduğumuz tüm segmentlerdeki deği­şimleri de yansıtıyoruz. Bir başka deyişle yıllık, 2 yıllık vb. planlarımızı hazırlarken bu hızlı değişim gerçeğini asla es geçmi­yoruz. Olası değişimler için alternatifler de bulunduruyoruz.

Bir yönetici olarak eskisine göre daha fazla mı risk alıyorsunuz?
Ben risk alırını ama kendi adıma, ölçül­müş risk almayı tercih ederim. Yani, bir karar alırken, o kararım olumlu sonuç ve­rirse ne kazanacağımızı; olumsuz bir so­nuç alırsak ne kaybedeceğimizi aşağı yu­karı biliyor olmayı tercih ederim. Bir baş­ka deyişle bilinçli bir şekilde risk almayı tercih ederim. Eğer bilinçli olarak risk alır­sanız işin sonrası da daha kolay olur. Di­yelim ki aldığınız karar olumsuz sonuç verdi, bu durumda sadece "Bir karar aldık, bu kararda bir risk vardı ve o risk oluştu" dersiniz ve moralinizi bozmadan devam edersiniz. Oysa genel hatlarıyla da olsa analiz edilmemiş, sonuçta neler olabilece­ğini hiç düşünmediğiniz bir risk alır ve hiç beklemediğiniz olumsuz sonuçlar elde ederseniz, demoralize olabilirsiniz. Tek­rar risk almanız gerektiğinde üzerinize bir korku gelebilir ki bu da karar süreci açısından iyi bir şey değil.

Gün içinde sık sık anlık karar vermenizi gerektiren durumlar oluyor mu? Eskisine göre farklı mısınız?
Benim yıllardır alışkanlık haline getirdi­ğim bir şey var: Karar ağacı tabloları. Bi­zim için gerekli parametre ve değişkenle­ri oraya yazarım. Zaman içinde şartlar de­ğiştiğinde yapmanız gereken, sadece o tablodaki bir değeri değiştirmek olur. Bu­nu yapınca da tablo zaten o an ne yapma­nız, hangi yönde ilerlemeniz gerektiğini söyler. Vurgulamakta fayda görüyorum:

Hızlı değişime ilişkin hazırlıklarınızı ön­ceden yaptığınız takdirde, ani kararlar al­mak da daha kolay olur. Hem planlarınızı bir anda tamamıyla çöpe atmamış olursu­nuz hem de gerekli yeni/farklı aksiyonu alabilirsiniz.

Hızlanmanın İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri
Psikiyatrist ve psikoterapist Alper Hasanoğlu ise bu konuda şunları söylüyor: “Hayatın hızı arttıkça özellikle iş dün­yasında bizim de hızlanmamız olmaz­sa olmaz bir koşul haline geldi. Peki, bu durumun ruh sağlığımız üzerine bir etkisi var mı? Ruh sağlığımız yaşa­dığımız bütün olaylardan olumlu ya da olumsuz etkilenir. Ama doğuştan getirdiğimiz karakter özelliklerimiz, içedönük ya da dışadönük olmamız, daha önceki yaşam deneyimlerimiz, al­dığımız eğitim gibi etkenler yaşadıkla­rımıza nasıl bir ruhsal tepki gösterece­ğimizi belirler. Bu nedenle iş hayatın­da hızlı karar alma ve bu kararlar neti­cesinde değişen koşullara adapte ola­bilme de kişiden kişiye değişir. Örne­ğin mükemmeliyetçi bir yapıya sahip olan, alacağı kararları bütün maddele­ri inceden inceye değerlendirdikten sonra alan kişiler, hızlı karar almak zorunda kaldıkları durumlarda zorla­nırlar.

Mükemmeliyetçi kişiler hızlı ka­rar almak zorunda kaldıklarında hata yapmış olma ihtimalleri nedeniyle bü­yük bir stres altına girip abartılı bir en­dişe yaşayabilir. Bu da konsantrasyon­larını bozup hata yapma olasılıklarını daha da arttırır. Bu endişe hali kendi­lerine olan güvenlerini de azaltacağın­dan sorumluluk üstlenme, insiyatif kullanma yetenekleri etkilenebilir ve iş performansları düşebilir. Bu nedenle yönetici durumunda olan kişilerin çalı­şanlarının ruhsal yapıları hakkında bil­gi sahibi olmaları gerekir. Bu sayede hızlı karar almanın gerekli olduğu du­rumlarda, aslında iyi performansa sa­hip bir çalışanın gereksiz sıkıntıya gir­mesini engelleme ve ona destek olma şansına sahip olurlar.”

Kaynak: KobiFinans Dergisi 26. Sayı

www.kobifinans.com.tr/dergi

 
 
Bu yazı 1224 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Dünya Değişiyor, Pozitif Düşünün
KOBİ’lerde Kümelenme, Dünyayla Rekabeti Tetikliyor
Şirketlerin Kriz Stratejileri
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
“İşin Sırrı, Şirketin Sağlamlığını Garantileyip, Kendi Prensiplerine Sahip Çıkarak İlerlemek”
Faruk ECZACIBAŞI

kobifinans “Deneyim Ekonomisi, Şirketlerin Tüm Stratejilerini Oluşturuyor”
Joseph PINE
 
kobifinans Stratejide Sezgilere Yer Var mı?
Temel AKSOY

kobifinans KOBİ Yönetimleri "Rollerdeki Hızlı Değişimi" Farketmeli
Rüştü BOZKURT
 
Bu Şirkette Çaycı da Hissedar, Yönetim Kurulu Başkanı da…
Çinli teknoloji devi Haier’in ...

Herkes İç Pazarda Savaşırken O İhracata Yöneldi, Krizi Aştı
Sektördeki rakipleri 'İç pazara zor yetişiyoruz, ...
 
Dünya Değişiyor, Pozitif Düşünün
kobifinans Devir artık, her koşulda en iyi fırsatı görerek, yola devam ...

07 Ekim 2008

KOBİ’lerde Kümelenme, Dünyayla Rekabeti Tetikliyor
KOBİ’lerin; teknoloji, kaynak ve hizmet ...

09 Temmuz 2008
 
kobifinans Şirket Baskını Başladı!
Subegüm BULUT

kobifinans KOBİ’ler İçin Başarı Fırsatı
Prof. İbrahim KAVRAKOĞLU
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010