Financial Times'ta iş yaşamı köşesinin yazarı olan Stefan Stern, geçtiğimiz aylarda kaleme aldığı yazısında iddialı bir tez ortaya attı. Bu teze göre, uzun vadeli strateji ve planlara göre hareket eden şirketlerin başarılı olması artık mümkün değil. Stern, kriz döneminden bu yana şirketlerin tek hedefinin ayakta kalmak olduğuna dikkat çekerek, "büyük vizyonun" tarih olduğunu iddia ediyor. Dünyanın değiştiği, ekonominin belirsiz olduğu bir ortamda eski model stratejilerin başarılı olmasının mümkün olmadığını söyleyen Stern; "Bazı şirketler kış uykusuna yatıp işler düzelmeye başladığında ortaya çıkmayı deneyebilir. Ancak bu yaklaşım geçici bir başarı sağlayabilir, geleceğe hazırlamaz" diyor.
Hızlanma Zamanı Gerçekten de kriz dönemlerinde kabuğuna çekilen şirketler, bulutlar dağıldığında çoktan unutulmuş olabiliyor. Boston Consulting Group'un yaptığı bir araştırmaya göre, "kış uykusu stratejisi" şirketlere yarardan çok zarar getiriyor. Bu yaklaşım ancak kısa süreli krizler, rakiplerin hiç aktif olmadığı dönemler gibi belli durumlarda işe yarıyor. Son kriz de dünyanın yeni bir düzene yelken açtığı birçok ekonomi otoritesinin ortak görüşü... Doğal olarak, iş yapış biçimlerinin de değişmesi gerekiyor. Stern, şirketlerin bugün sahip olması gereken en önemli özelliğin, "duruma adapte olabilme" ve "en kısa sürede kendini değiştirebilme yeteneği" olduğunu belirtiyor.
ARGE Danışmanlık Kurucu Ortağı Dr. Yılmaz Argüden, şirketlerin hızlı olmalarının, ürünlerini piyasaya rakiplerinden önce sunabilmelerine yardımcı olduğunu vurguluyor. Bunun yanında, ürün tasarımı ile piyasaya sunuş arasındaki zaman kısaldığı için, trendlere de hızlı uyum sağlanıyor. Argüden; "İşini hızlı yapan şirketler, ayın yatırım ve sabit gider ile daha çok üretim yaparak, maliyetleri de düşülüyor. Dolayısıyla daha rekabetçi fiyatlandırma ve daha yüksek pazar payı elde etme avantajları kazanıyorlar." diyerek devam ediyor.
Yeni Strateji: Esnek Olma Bu durumda akla 'Uzun vadeli planların sonu mu geldi?' sorusu geliyor. Evet, hızlı olmak, gelişmelere anında hızlı cevap verebilmek, içinde olduğumuz dönem için hayati önem taşıyor. Ancak bu durumun tamamen plansız ve programsız bir şeklide hareket etmek olarak algılanmaması gerekiyor. Yeni dönemde öne çıkan strateji ise hedefe yönelik ana plan doğrultusunda, esnek bir yaklaşım sergilemek...
Philip Morris Sabancı Genel Müdürü Turhan Talu, hız üzerine kurulu yeni bir strateji geliştirmenin artık zorunlu olduğunu söylüyor: "Yakın geçmişe kadar, şirketler aylık satış raporlarını değerlendiriyordu. Bugün ise günlük verileri inceliyor, pazar dinamikleri doğrultusunda kararlar alarak, rekabet ediyorlar. Sağlıklı yönetilen şirketlerde, belirlenen iş hedefine ulaşmak için, elbette bir ana stratejinin olması gerekiyor. Ancak ana stratejiye bağlı kalmakla birlikte, pazar koşullarının gerektirdiği noktalarda planlamalarımızda, iş süreçlerimizde veya günlük işlerimizde esnekliği yakalayarak, değişen şartlara hızla uyum sağlamak da önemli. İşinizde başarıyı yakalamak için çevik ve esnek olmalısınız. Bunun için de organizasyonunuzun her türlü değişime hazırlıklı ve girişimci bir kurum kültürüne sahip olması gerekiyor."
XING Türkiye Genel Müdürü Hakan Gönenli de koşulların değişebileceği bilinse dahi, belirli bir büyüklüğün üzerindeki şirketlerde mutlaka kısa ve orta vadeli planların olması gerektiğini savunuyor. Gönenli'ye göre önemli olan, pazarda oluşabilecek değişimler karşısında geliştirilebilecek manevraların, söz konusu plan çerçevesinde önceden analiz edilip değerlendirilmiş olması... TurkNet İnsan Kaynakları Müdürü Aycan Emre de aynı noktaya dikkat çekiyor. Planların anlık olarak değişmediğini, ancak bunları gerçekleştirirken, pek çok anlık karar almak gerektiğini belirten Emre, bu süreçte "verilere ulaşmanın kolaylaşmış olmasının" büyük avantaj sağladığını belirtiyor: "Anlık kararlar mutlaka verilere dayanarak alınıyor. Eskiden şirketlerde belli çerçevelere dayanarak planlama yapılır ve çok zorunlu olmadıkça da bu planlara uyulurdu. Ancak son yıllarda bilişim teknolojileri vasıtasıyla anlık pazar verilerine ulaşabiliyoruz. Örneğin saatlik satış rakamları, bölgesel satış dağılımı gibi veriler elde edebiliyoruz. Bu doğrultuda, planlarımızın gerçekleşme stratejilerini eş zamanlı olarak düzenleyebiliyoruz. "
Hızlı Olmak, Hızlı Karar Vermek Uzmanlar hızlı hareket ederek başarılı olmak için, etkin bir karar mekanizmasının olması gerekliliğinin de altını çiziyor. Zira pazar şartları bazı durumlarda ani kararlar almayı gerektirebiliyor. Hiyerarşiden arınmış, sade organizasyonlarda karar mekanizması daha kolay işliyor. Ancak ani karalar almadan önce bile mutlaka eldeki verilerin değerlendirilmesi gerekiyor. Plansız bir şirket, yalnızca hızlı hareket ederek başarıya ulaşamıyor. Bu nedenle hızlı ama doğru kararlar verebilmek için, ana hedefin göz önünde tutulması gerekiyor. Turhan Talu, güvenilir analiz yöntemleriyle gerekli bilgilerin toplanmasının, bu bilgiler ışığında risk analizi yapılarak karar verilmesinin en sağlıklı yöntem olduğunu belirtiyor. Talu, özellikle ani kararlar alınması gereken durumlarda, yönetici kadar çalışanların da rolü olduğunu söylüyor: "İşini iyi bilen, konusunun uzmanı, baskı altında bile yaratıcı, somut ve sağlam kararlar alabilen bir ekibiniz varsa, yolunuzu kaybetmeden doğru adımları atabilirsiniz. Çalışanlarınızın süreçlerde aktif rol aldığı dinamik ve güvenilir bir yapıya sahipseniz, ani değişimlerden korkmazsınız."
Hızlı değişimlerin, yeni paradigmanın bir parçası olduğunu ifade eden Hakan Gönenli de anlık karar almanın pek çok şirket için artık kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Gönenli'ye göre; bu gerçeğe adapte olabilen, onunla yaşamayı öğrenen ve bu durumu risk yönetimi çerçevesinde değerlendirip pozitife çevirebilen kurumlar başarılı oluyor, diğerleri ise büyük yarıştan elenebiliyor. Gönenli bu yeni düzende bir noktaya daha dikkat çekiyor: "Alınan kararlar mutlaka belirli bir temel e dayanmalı. Aksi takdirde, sürdürülebilir şirket politikalarından bahsetmek zor olur. Oysa sektörün içinde belirli bir konuma gelmeyi başarmış olan herkes veya tüm şirketler şunu bilir: Fırsatları değerlendirme yeteneği kadar önemli bir diğer faktör, onları sürdürülebilir kılmaktır. Dolayısıyla, doğru karar almak da aslında risk yönetimi stratejilerinizle ilişkilidir."
Peki, Türkiye'deki yöneticiler değişen koşullara uyum sağlama ve hızlı karar alma konusunda ne yapıyor? Hızlı kararlar, stratejide ne kadar yer tutuyor? Farklı sektörlerdeki yöneticilere sorduk.
Turhan TALU Philip Morris Sabancı Genel Müdürü
Uzun vadeli planları mı yoksa ana göre manevra kabiliyetini mi tercih ediyorsunuz? Philip Morris Sabancı olarak yıllık ve 5 yıllık iş hedefleri belirleyerek planlarımızı yapıyoruz. Ancak sektörün görüşü alınmadan yapılabilen düzenlemeler veya ani/yüksek vergi artışları öngörülebilirliği azaltabiliyor. O nedenle çevik olmak, bizim kurum kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası. Sektörün dinamikleri, değişime hızla adapte olma zorunluluğunu da beraberinde getiriyor.
Anlık kararlar, anlık değişimlere göre hareket kabiliyeti, kurum kültürünü bozan bir yaklaşım mı? Neyi, neden yaptığınızı bildiğiniz ve bunları organizasyonunuzla da paylaştığınız sürece hayır. Tam tersine, çalışanların süreçlere dahil edildiği girişimci kurum kültürüne katkı sağlayıp geliştirebilirsiniz. Zaten değişime ayak uyduramayan şirketlerin ayakta kalma şansının olduğunu sanmıyorum.
Anlık karar verme ve hız, artık kimyamız haline mi geldi? Öngörülerimizi geliştirmemiz; değişken durumlara hazır olmamız gereken bir dönemdeyiz. Dış faktörler bizi otomatik olarak hızlı ve çevik olmaya itiyor. Hızı yönetmeyi ve olabildiğince kontrol etmeyi bilerek fark yaratabiliriz. Tıpkı bir F1 pilotunun hızlı araba kullanırken yoldan çıkmamak için direksiyon hakimiyetini kaybetmemek adına yapması gerekenleri bilmesi gibi...
Gün içinde sık sık anlık karar vermenizi gerektiren durumlar oluyor mu? Eskisine göre farklı mısınız? Anlık karar vermemizi gerektiren durumlar tabii ki oluyor. Bu kararları verirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; durumu doğru analiz etmek, tüm seçenekleri masaya koymak, belirlenen rotadan, yani ana hedefinizden sapmamak ve alınan kararın arkasında durmaktır.
Erol BİLECİK Index Grup CEO’su
Hangi stratejiyi tercih ediyorsunuz? Uzun vadeli planlar mı? Yoksa anlık hareket planları mı? Dinamizmi çok yüksek boyutta olan bir sektörde, stratejilerini uzun vadeli planlamalara dayandıran bir şirket olarak, ana göre, gelişmeler ışığında daha hızlı kararlar alabileceğimiz bir yapıdayız. Ama ana merkezde, tüm stratejilerimiz tamamıyla uzun vadeli görüş doğrultusunda planlanıyor.
Anlık kararlar kurum kültürünü nasıl etkiliyor? Yeni dünya düzeninde anlık kararların kurumsal kararları bozarı bir yaklaşım olmadığına inanıyorum. Ama bunun iletişiminin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Genel olarak, kurum kültürünü oluşturan değerlerinize ters düşmeyen, aykırı olmayan anlık kararlar, kurum kültürünü bozmaz. Aksine, katkı yapabilir.
Eskisine göre daha aksiyoncu musunuz? Ben bu noktada kendi istikrarımı koruduğumu söyleyebilirim. Zira kurulduğumuz yıl olan, 1989'darı bu yana, aksiyoncu bir kimliğim vardır. Ve bunu memnuniyetle sürdürüyorum. Bu kimliğe çok uygun olan, çok sıkı bir yönetici takımla çalışıyoruz. Onlar da bu yapıyı fazlasıyla benimsemiş durumda...
Gün içinde sık sık anlık karar vermenizi gerektiren durumlar oluyor mu? Teknoloji distribütörü bir şirketler grubu ve 2üü'e yakın farklı üreticinin yönetimini yapan bir grup olarak, her üreticimizin iş yapma biçiminin birbirinden farklı olduğunu düşünürsek, anlık kararlar almak, olmazsa olmazımızdır.
Artık hangi konularda, eskisine göre daha hızlı veya anlık karar vermeniz gerekiyor? İnsani faktörlerin etkileneceğini ve kurum değerlerimize zarar geleceğini düşünebileceğimiz kararlar, eskilerin deyimiyle "karar vermek için mutlaka bir akşam yatıp sabah kalkmayı" gerektiren kararlardır diye düşünüyoruz. Başka bir deyişle, daha uzun süreli düşünmek gerekiyor. Onun dışındakiler, uzun vadeli planlarımıza aykırı bir durum olmayacaksa, mutlaka İcra kurulumuzun toplanıp çok hızlı kararlarıyla sonuçlandırabileceğimiz gelişmeler oluyor. Bir girişimciyseniz, riski almayı benimseyen bir yapınız olmalıdır. Bu bazı kişilerde daha yüksektir, bazı kişilerde daha düşük olabilir. Fakat mutlaka, iş hayatında belirli bir risk yüzdesini alabilen bir yapınız vardır. Bu riski almakla beraber, işin insani dokusuna çok dikkat etmeniz gerekir. Ticari hayatta hızlı kararların çoğu zaman çok faydası olduğunu görürüz; çünkü en kötü şey kararsız kalmaktır. En kötü karar bile kararsız olmaktan daha iyidir.
Aycan EMRE TurkNet İnsan Kaynakları Müdürü
Anlık kararlar, anlık değişimlere göre hareket kabiliyeti, kurum kültürünü nasıl etkiliyor? Değişime dayanan bir kurum kültürü oluşturulduğu takdirde, olası etkileri en aza indirgemek mümkün oluyor. Günümüzde sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada iş temposunun hızlanmasının sonucu olarak anlık kararların alınması kaçınılmaz. Ancak bu durum doğru bir iletişim ile şirket içinde paylaşılır ve iyi yönetilirse, kurum kültürüne zarar vermeden hızlı kararlar alınabiliyor.
Şirket stratejinizde eskisine göre değişen ne oldu? Eskiden şirket politikaları oluşturulur ve uzunca süre onları korumak için çaba gösterilirdi. Şimdi ise sürekli değişen bir ortamda, temel değerlerinizi kaybetmeden daha hızlı, daha aktif ve daha yenilikçi olmak gerekiyor. Çünkü şartlar, siyasi ve ekonomik durum, şirket stratejileri, hedefleri, tüketici eğilimleri, yasal düzenlemeler, hatta çalışanlar ve onların beklentileri de devamlı değiştiği için buna ayak uydurmak için koşmak durumunda kalınıyor.
Hakan GÖNENLİ XING Türkiye Ülke Müdürü
Şirketiniz ve iş hayatı açısından değerlendirirsek son yıllarda strateji, planlama, gelecek gibi kavramlara bakış açınızda bir değişiklik oldu mu? XING olarak internet sektöründeyiz ve bu sektörde gelişmeler, değişimler adeta ışık hızıyla gerçekleşiyor. Bu yüzden de değişime ve yeniliğe her an hazır olmanız gerekiyor. İnternet sektöründe rekabetin koşulları konvansiyonel sektöre oranla çok daha hızlı değişiyor ve bu durum internet tabanlı işler yapan şirketler için hem avantaj hem de dezavantaj olabiliyor. Değişime daha çabuk adapte olabilme yeteneğine sahip şirketler, rekabette bir anda öne geçebiliyor. Kararları uygulamaya geçirme sürecinde de, keza, konvansiyonel sektördekinden daha hızlı hareket etmek durumunda kalabiliyorsunuz. Bir diğer deyişle, hızlı karar almanın yanı sıra aldığınız kararın uygulamasını ve sonuçlarını da daha çabuk görme şansına sahipsiniz.
Uzun vadeli planlarla mı çalışıyorsunuz yoksa ana göre hareket/manevra kabiliyetini mi tercih ediyorsunuz? XING olarak bizim de kısa, orta ve uzun vadeli planlarımız var. Bunun yanı sıra, karar alma sürecimizde, platformumuza, sırf kendi şirketimizdeki değil hizmet sunduğumuz tüm segmentlerdeki değişimleri de yansıtıyoruz. Bir başka deyişle yıllık, 2 yıllık vb. planlarımızı hazırlarken bu hızlı değişim gerçeğini asla es geçmiyoruz. Olası değişimler için alternatifler de bulunduruyoruz.
Bir yönetici olarak eskisine göre daha fazla mı risk alıyorsunuz? Ben risk alırını ama kendi adıma, ölçülmüş risk almayı tercih ederim. Yani, bir karar alırken, o kararım olumlu sonuç verirse ne kazanacağımızı; olumsuz bir sonuç alırsak ne kaybedeceğimizi aşağı yukarı biliyor olmayı tercih ederim. Bir başka deyişle bilinçli bir şekilde risk almayı tercih ederim. Eğer bilinçli olarak risk alırsanız işin sonrası da daha kolay olur. Diyelim ki aldığınız karar olumsuz sonuç verdi, bu durumda sadece "Bir karar aldık, bu kararda bir risk vardı ve o risk oluştu" dersiniz ve moralinizi bozmadan devam edersiniz. Oysa genel hatlarıyla da olsa analiz edilmemiş, sonuçta neler olabileceğini hiç düşünmediğiniz bir risk alır ve hiç beklemediğiniz olumsuz sonuçlar elde ederseniz, demoralize olabilirsiniz. Tekrar risk almanız gerektiğinde üzerinize bir korku gelebilir ki bu da karar süreci açısından iyi bir şey değil.
Gün içinde sık sık anlık karar vermenizi gerektiren durumlar oluyor mu? Eskisine göre farklı mısınız? Benim yıllardır alışkanlık haline getirdiğim bir şey var: Karar ağacı tabloları. Bizim için gerekli parametre ve değişkenleri oraya yazarım. Zaman içinde şartlar değiştiğinde yapmanız gereken, sadece o tablodaki bir değeri değiştirmek olur. Bunu yapınca da tablo zaten o an ne yapmanız, hangi yönde ilerlemeniz gerektiğini söyler. Vurgulamakta fayda görüyorum:
Hızlı değişime ilişkin hazırlıklarınızı önceden yaptığınız takdirde, ani kararlar almak da daha kolay olur. Hem planlarınızı bir anda tamamıyla çöpe atmamış olursunuz hem de gerekli yeni/farklı aksiyonu alabilirsiniz.
Hızlanmanın İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Psikiyatrist ve psikoterapist Alper Hasanoğlu ise bu konuda şunları söylüyor: “Hayatın hızı arttıkça özellikle iş dünyasında bizim de hızlanmamız olmazsa olmaz bir koşul haline geldi. Peki, bu durumun ruh sağlığımız üzerine bir etkisi var mı? Ruh sağlığımız yaşadığımız bütün olaylardan olumlu ya da olumsuz etkilenir. Ama doğuştan getirdiğimiz karakter özelliklerimiz, içedönük ya da dışadönük olmamız, daha önceki yaşam deneyimlerimiz, aldığımız eğitim gibi etkenler yaşadıklarımıza nasıl bir ruhsal tepki göstereceğimizi belirler. Bu nedenle iş hayatında hızlı karar alma ve bu kararlar neticesinde değişen koşullara adapte olabilme de kişiden kişiye değişir. Örneğin mükemmeliyetçi bir yapıya sahip olan, alacağı kararları bütün maddeleri inceden inceye değerlendirdikten sonra alan kişiler, hızlı karar almak zorunda kaldıkları durumlarda zorlanırlar.
Mükemmeliyetçi kişiler hızlı karar almak zorunda kaldıklarında hata yapmış olma ihtimalleri nedeniyle büyük bir stres altına girip abartılı bir endişe yaşayabilir. Bu da konsantrasyonlarını bozup hata yapma olasılıklarını daha da arttırır. Bu endişe hali kendilerine olan güvenlerini de azaltacağından sorumluluk üstlenme, insiyatif kullanma yetenekleri etkilenebilir ve iş performansları düşebilir. Bu nedenle yönetici durumunda olan kişilerin çalışanlarının ruhsal yapıları hakkında bilgi sahibi olmaları gerekir. Bu sayede hızlı karar almanın gerekli olduğu durumlarda, aslında iyi performansa sahip bir çalışanın gereksiz sıkıntıya girmesini engelleme ve ona destek olma şansına sahip olurlar.”
Kaynak: KobiFinans Dergisi 26. Sayı
www.kobifinans.com.tr/dergi
|