KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Değişimi Yönetmek
Linda HILL

Yöneticiler İçin Altın Kurallar
Frank McNAIR


Kendi Küllerinden Doğan Bir Şirket Ve Kahramanı


Dr. Murat AKDOĞAN
Baymak Yönetim Kurulu Başkanı
Birkaç yıl öncesine kadar oldukça zor bir dönem geçiren ve neredeyse kapanma tehlikesi yaşayan Baymak sihirli bir el değmişçesine büyük bir hamle yaptı. Herkesin kapanacağı dediği Baymak’ı henüz kariyerinin başında olan çok genç bir şirket çalışanı Murat AKDOĞAN kurtardı. Uyguladığı başarılı satış, pazarlama ve yönetim stratejileriyle “hasta şirketi” ayağa kaldıran bu başarı AKDOĞAN'ı şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na götüren adım oldu. Şirketi yerel pazar lider yapmanın yanı sıra dünya devi Baxi Group ile yaptığı ortaklık anlaşması Baymak’ı global rekabetin de gözdelerinden biri haline getirdi. Biz de Baymak AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat AKDOĞAN ile kendi küllerinden doğan Baymak üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle Baymak hakkında bilgi almak isteriz?
1967 yılında İstanbul / Kartal’da kurulan Baymak A.Ş. çok geniş ürün yelpazesi, güçlü bayi ve satış sonrası hizmetler teşkilatı, genç ve dinamik yöneticileri ile ulusal ve uluslararası alanda Türkiye’nin önde gelen batılı şirket kültürüne sahip, kurumsallaşmış sanayi kuruluşlarından biridir ve hisselerinin yüzde 50’si İngiliz Baxi Group’a aittir. 1967 yılında Alman Körting lisansı ile brülör imalatı yapmaya başladığımız fabrikamızda daha sonraları sırasıyla termosifon, hidrofor ve kat kaloriferi üretimi gerçekleştirilmiştir. Bugün, müşteri memnuniyeti ve kaliteden ödün vermeyen anlayışımızla, geçen yıl kurduğumuz 30.000 m2’lik Tepeören Tesisleri’nde ileri teknoloji ile üretime devam etmekteyiz. Türkiye genelinde yayınlaşmış 1500 bayi teşkilatımız, yaklaşık 600 çalışanımız ve 25 servis aracımızla müşteriye ulaşmaktayız.

Şirketlerin yoğun rekabet ortamında varlıklarını sürdürebilmeleri, büyüyüp gelişebilmeleri için sürekli olarak yenilik yapmaları gerektiği yaklaşımını benimseyen Baymak ürün karması ve geniş bir ürün çeşidini bünyesinde taşımaktadır. Baymak’ın ürün karmasında; kombi, kat kaloriferi, termosifon, ısı ve gaz yakıtlı brülör, merkezi sistem paket kazanlar, hidrofor, soba, doğalgaz sobası, radyatör, kombi, klima güneş enerjisi sistemleri, şofben, boyler, genişleme tankı, vana, aspiratör, sıcak hava cihazı, pompa ve ani su ısıtıcılar bulunmaktadır. Baxi Group ile yaptığı ortaklık anlaşması sonucu vizyonunu globalleştiren Baymak AŞ, yeni fabrikası ve yeni yapılanması ile dünya çapında bir firma olmak hedefiyle ilerliyor. BAXI GROUP, İngiltere(Baxi UK), İtalya (Baxi Spa9, Almanya (Brötje), Fransa (Baxi-France) ve Danimarka (Baxi SP)’da 12 dev markaya, 6.000’e yakın çalışana sahip 1.2 milyar Euro’yu aşan cirosu ile Isıtma Soğutma Sistemleri’nde Avrupa’nın üçüncü büyük şirketidir.

Türkiye’de faaliyet gösteren yerel bir firmayken bir dünya devi olan Baxi Group ile artık global rekabette mücadele ediyorsunuz. Baxi Group ile birleşmenizin hikâyesini öğrenebilir miyiz?
Dünyanın her yerinde üretim ve satış başarısı gösteren Baxi Group’un Baymak ile işbirliğindeki düşünce şuydu: Bir kere Baymak, Baxi Group ürünleri ile Türkiye pazarında lider durumda. Aynı zamanda Baymak’ın globalleşmenin gereğini yerine getiren bir düşüncesi vardı. Baymak’ın da bu gruba yapacağı katkı vardı. O da hammaddesi Türkiye’de olan ve bu hammaddelerden yarı mamul ihraç edilen malzemelerden mamul üretmek. Yani bu tesiste merkezi sistem kazanlar, güneş enerji sistemleri, boylerler, brülörler, termosifonlar gibi bütün hammaddesi Türkiye’de olan ürünleri üretip, yüksek katma değerle ihracat yapmak ve onların dünya pazarlarında daha iyi rekabet etmelerini sağlamak. Bunun için ihtiyaç duyulan şey de hammadde ve işgücüydü. Bunlar Türkiye’de vardı. Bu işin yatırım finansmanını Baymak’ın zaten yapacak gücü vardı. Eksik olan şey teknoloji idi. Bu da zaten Baxi Group’un içinde var olan bir şeydi. Çünkü yıllık teknolojiye olan yatırımı 35–40 milyon euro civarında. Sizin de amacınız bu teknolojiyi buraya bedavaya transfer etmek. Sizde de hammadde, işgücü ve üretmek isteği var. Sonuçta ortaya çıkan şey hem düşük fiyatlı, hem de çok yüksek kaliteli ürünleri üretip onları dünya pazarına çıkarıp gücüne güç katmaktı.

Dış pazarda ve global rekabette ayakta kalmak için neler yapıyorsunuz?
Baymak dış pazarlar açısından ihracata verdiği önemi Tuzla’da kurmuş olduğu 30.000 m2 kapalı alana sahip yeni fabrikası ile ortaya koymaktadır. “İhracat Üssü” olarak nitelendirilen fabrikamızda, ihracat pazarlaması faaliyetleri kapsamında global pazarlarda rekabet edebilecek ürünler üretmek amacıyla İngiliz Baxi Group desteğiyle, İngiltere, Almanya, İtalya ve Fransa’dan en son teknolojilere sahip projelerle çalışmaktayız. Ayrıca ihracat pazarlarında bir Türk şirketi olarak rekabet avantajı yaratmayı temel ilke edinerek “İhracat Üssü” nde Avrupa standartlarında emaye, boya poliüretan kaynak tesisleri kurup ve kaynak operasyonlarının robotlarla yapılmasını sağladık. Baymak’ın stratejik iş birliği içinde bulunduğu Baxi Group’un da ihracata büyük önem vermesi, şirketin Türkiye’deki ihracata dönük yatırımlarının en büyük destekçisi olmuştur. İhracat pazarlamaları stratejileri çerçevesinde değerlendirme yaparsak, hammaddesi Türkiye’de ucuz olan ürünlerin burada üretilerek grup markaları adına tüm dünya pazarlarına ihracatı önde gelen stratejilerden biri olmaktadır. İhracatta bu strateji altında bir başlangıç yapılmış olup, Baymak’ın grup ortağı olan İngiliz Baxi Group’dan transfer edilen teknoloji ile merkezi sistem çelik kazanları üretilerek tüm dünyanın ithalat üssü olan Çin’e kazan ihracatına başlanmıştır. Rekabetçi fiyat ve kalite standartlarının zorluğuna rağmen Çin pazarına girip ve bu pazarın istediği kalitede üretim yaparken, bu ülkeye olan ihracatımızı artırarak sürdürmeyi hedeflemekteyiz.

Stratejik ortağımız Baxi Group, tüm grup firmaların ihracat bölümlerini Baxi International çatısı altında toplayarak ayrı bir ihracat grubu oluşturmuştur. Baxi Group içerisinde her iki ayda bir toplantılar yapılarak grup içinde dünya pazarları hakkında bilgi alışverişi yapılmakta, ortak ihracatta pazarlama stratejileri belirlenerek uluslararası pazar paylaşımları gerçekleştirilmektedir. Dış pazarların istek ve beklentilerini karşılamak üzere belirlenmiş bir ihracat ürün karmamız bulunmaktadır. İhracatta genel ürün grubu; kombi, kat kaloriferi, kazan, brülör, boyler, genleşme tankı, doğal gaz sobası, panel radyatör, güneş kollektörü, split klima, hidrofor, pompa ve vanadan oluşmaktadır. Baymak’ın makro açıdan ihracat pazarlarında karşılaştığı en büyük pazarlama sorunlarının başında, ihracat pazarlarında Türk malının zaman içinde oluşan olumsuz imajı gelmektedir. Bunun yanında mikro ölçekte ise şirket ihracatının ağırlıklı olarak % 70’inin yeni gelişmekte olan Türkî Cumhuriyetlere yapılıyor olması ileride sorun oluşturabilecek unsurları da beraberinde getirmektedir. Özellikle bu ülkelerde gelişmiş bir bankacılık sisteminin olmayışı ihracatta ciddi ödeme sorunlarına sebep olmaktadır. Bunun yanında banka teminatlarının olmaması ve herhangi bir kurumun alacakları sigorta edememesi sebebiyle ihracatta açık hesap ya da vadeli çalışma imkânı doğmamaktadır. Bu da ihracat satış hacmini kısıtlamaktadır. İhracatta karşılaşılan sorunların bir diğeri de, Türkiye’deki döviz istikrarsızlığının ihracat firmalarını olumsuz olarak etkilemesi ve bunun doğal bir sonucu olarak da satıcı ve aracılarda güvensizliğin hâkim olmasıdır.

Murat AKDOĞAN’ı ve Baymak’ı başarılı kılan nedir? Baxi Group ile ortaklık anlaşması Baymak’ta neler değiştirdi?
Aslında tüm mesele geleceği görebilmek... Geleceği yöneten şirketlerin var olduğunu ve bundan sonra var olacağını görüyoruz. Baymak da bu strateji ile hareket etti. Baxi Group ile ortaklığı tam bir stratejik işbirliği. Nedir bu strateji derseniz, firmaların birbirinin güçlü yönlerini kazanıp daha büyük bir sinerji ortaya çıkarması arzusudur. Baxi de Avrupa’nın üçüncü büyük grubu ve hedefi de liderliğe doğru ilerlemek. Burada önemli olan şey o teknolojiyi verme isteğidir. O zaten grup olmanın bir gereğidir. Bir de her şeye rağmen kendi ülke markanızın bir eksikliği vardır. Ama ortaklık sinerjisi bunları ortadan kaldırıyor. Sırada kat kaloriferlerinin ve sıcak su boylerlerinin Almanya ve Fransa’daki Baxi Group fabrikalarında üretiminin durdurulup Türkiye’ye aktarılması var. Şu anda bu proje üzerinde çalışıyoruz. Baxi Group’un en son raporuna bakarsanız 975.000 adet. Bunun 800.000'in kombi olduğunu düşünürseniz, 175.000 adetlik bir rakam var. Merkezi sistem kazandan, yer tipi kat kaloriferine kadarki kapasiteler bunlar. Elbette Baymak’ın bu fabrikasında bu kapasiteyi kaldırmasına imkân yok. Ama bir 30.000–40.000 âdetini aktarmak gibi bir düşüncemiz var. Tabii belli kapasitelerde ve belli üretim tiplerinde uzmanlaşacağız. Bu şekilde yürüteceğiz. Baymak, üretim olarak düşünürseniz, Almanya, Fransa, İtalya ile yarışacak kalitede ürünler üretiyor. Mesela Baxi Group yetkilileri, bizim kaynak kalitemizi karşılaştırdıkları zaman Fransa ve İtalya’daki düzeyin üstünde bir düzeyin yakalandığını belirtiyorlar. Ancak önemli olan bunun istikrarlı bir şekilde devam etmesi. Tabii bu başarıyı sürdürülebilir başarı haline getirmek için önemli olan insan altyapısı. Bu yüzden de üretime bakarsanız, teknik bölümlere giderseniz bütün bu söylediklerimi onaylar bir duruma gelirsiniz.

Sektörümüzde rekabet gün geçtikçe artmaktadır. Buna müteakip üretici ve ithalatçı firma sayısı da artmaktadır. Dünyada birleşmeler yaşanıp firma sayıları azalırken, Türkiye’de tam tersi bir süreç yaşanarak verimli olmayan yatırımlar yapılmaktadır. Rekabetçi olabilmek adına tüketicimize düşük kaliteli ürünler pazarlanmaktadır. Ayrıca, yine yoğun rekabet koşulları içerisinde birtakım üretici/ithalatçı firmalar çok riskli ve spot piyasa oluşumunu teşvik eden satış politikaları yürüterek, sektördeki tesisatçı, taahhütçü ve uygulayıcı firmalara büyük zarar vermekte, bu zarar üretici ve ithalatçı firmaların da bir kısmını etkilemektedir

İnsan Kaynakları tarafından değerlendirecek olursak Baymak’ta nasıl bir yeniden-yapılandırma gerçekleştirildi?

Hem yaş ortalaması genç, hem de birikimi olan yüksek bir enerjiyle çalışabilecek olan insanlar. Onlar da çok şanslı çünkü önlerine teknolojik destek veriliyor. Yıllık 40 milyon euroluk bir teknoloji onlara altın tepside sunuluyor. En küçük bir sorularında tüm teknik müdürler karşılarına çıkıp yanıt veriyorlar. Geçmişte bunları rüyamızda göremezdik. Çok büyük bir sıkıntı yaşanırdı. Baxi Group da bizi bu kadar heyecanlı ve istekli görünce çok şaşırıyor. Biz bilgiyi emme ve her şeyi yapabilme konusunda böyle bir arzu hiçbir şirketimizde görmedik, diyorlar. Bu hem Baymak’ın bu konuda hedefleri, hem çalışan insanların bu konudaki açlıkları ile yürüyor. Tabii bunların tüm altyapıları kurulmuş durumda. Bir sünger düşünün. Öyle bir yapı oluşturdu Baymak. Tüm teknolojik bilgileri emiyor. Şu anda elimizde 30–40 tane proje var. Tüm bu konuların üzerinde çalışılıyor. Bunlar ihraç pazarları için ancak o pazarlar geliştikçe de Türkiye pazarına katkısı oluyor.

Faaliyet gösterdiğiniz alan birebir teknolojiyle ilişkilendirilmiş bir konumda… Teknolojik yatırımlar konusunda neler yapıyorsunuz?

Baymak 1987 senesinde bir bilgisayar almıştı. 6500 dolardı. Bugünkü bilgisayarların özelliklerinin on binde biri değil. Bugün on bin kat daha özellikli bilgisayarların fiyatı 300 dolar. Teknoloji çok ilerlemiştir ama fiyat düşmüştür. Yani benim ürünüm çok kaliteli diye bu kadar fiyat koyamazsınız. Türkiye’de piyasa oturmamıştır. Zaman içinde dengelenir bunlar. Baymak’ın, Baxi Group’a çok ciddi bir rekabet gücü kazandıracağını gösterdiği için büyük bir teknoloji transferini bedelsiz alıyor, haftada nerdeyse bir iki tane yabancı teknik müdür, Almanya, Fransa, İtalya’dan tesislerine geldiğini ve şu anda fabrikalarımız Avrupa’daki fabrikalar düzeyine geldi. Baymak, sektörde yüksek teknoloji kullanan az sayıdaki şirketlerden biridir ve yüzde 50 hissesi Baxi Group’a aittir. Kendi çalışmalarımızın yanı sıra, grup şirketlerinde kullanılan yüksek teknolojiyi de transfer etmekteyiz ve bunu tasarımdan üretime her alanda başarıyla uygulamaktayız. Değerlendirme ve öngörüler doğrultusunda yeni Tepeören Tesisleri’nde üretim hatlarını genişletip modernize ederek üretim kapasitesinin artmasını sağladık.

Türkiye’nin AB’ye uyum süreci, hayatın her alanını olduğu gibi iş dünyasını da etkiliyor ve özellikle dış pazarda rekabet eden firmalar gerek ürün geliştirme gerekse AR-GE konusunda yeniden yapılandırmaya gidiyor. Baymak bu süreçte neler gerçekleştiriyor?
AB uyum süreci yanında artan rekabet ve hızla gelişen teknolojiler beraberinde ülkeler tarafından uygulanan farklı teknik düzenleme, standart ve değerlendirmeleri beraberinde getirdiğinden ulusal pazarlar arasındaki bütünleşmeyi engellemektedirler. Bunun önüne geçilmesi için ülkelerin standart ve teknik düzenlemelerde ortak bir yapı üzerinde anlaşması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Sağlık, güvenlik, tüketicinin ve çevrenin korunması gibi alanlar göz önünde bulundurularak belirlenen hedefler doğrultusunda yapılan çalışma neticesinde ürünler üzerinde tek bir işaretin yer almasına karar verilmiş olup bu işaret “CE işareti “ dir. AB’ye uyum adına yapılan yasal düzenlemeler ürünün uyması gereken asgari zorunluluklar olup direktifler olarak karşımıza çıkmaktadır. Üretilen bir ürünün AB ülkeleri içinde serbest dolaşımı ancak ürünün ilgili direktiflere uygunluğunu gösteren CE işaretinin ürünün üzerinde yer alması ile mümkün kılınmaktadır. Baymak, ürettiği tüm ürünlerle ilgili CE çalışmalarında önemli aşamalar kaydetmiş olup gerek Baxi grup şirketleri gerekse onaylanmış kuruluşlar ile birlikte yürüttüğü çalışmaları hızla tamamlamaktadır. Ar-Ge departmanında çalışan mühendisler tasarımlarını 3 boyutlu parça modelleme sistemi üzerinde yapmaktadır. Bu sistemin avantajı, montaj ve imalat aşamasında ortaya çıkabilecek sorunların tasarımın ilk aşamalarında tespit edilmesine imkân vermesi ve bu sayede gerekli yönlendirmelerin yapılması suretiyle; tasarımdan üretime geçiş süresinin kısaltılarak pazarın ihtiyaçlarına daha kısa sürede cevap verilmesinin sağlaması, tasarım kalitesini ve dolayısıyla üretim kalitesini arttırarak dış müşteri memnuniyetinin en üst seviyeye çıkartılması hedeflenmiştir.

Baxi Group ile yaptığınız ortaklık anlaşmasından sonra Türkiye’ye yönelik ürün çeşitliliği açısından ne tür değişiklikler gerçekleştirdiniz?
Tüm Baymak ürünlerinde yenilik oldu ve sekiz ay içinde tüm termosifonlar ve merkezi sistem kazanlar değiştirildi. Tabii bunu yaparken Almanya, Fransa için bunu yapacağız, Türkiye için bunu yapacağız diye bir şey yok. Baymak’ın kültüründe yok. Baymak Türklere birinci sınıf muamele yapıyor. İkinci sınıf muamele yapılmasına da şiddetle karşı çıkıyor. Rakiplerimize baktığımız zaman diyorlar ki bu kombiyi Almanya’da üretiyoruz. Peki, Almanya’da satabiliyor musunuz? Biz üçüncü dünya ülkesi muamelesini hazmedemeyiz. Ne kendi ortaklarımız böyle bir şeye cesaret edebilir ne de böyle bir şey karşısında sessiz kalmamız mümkün değil ve dolayısıyla biz Türk insanının beklenti seviyesini yükseltme ideali olan bir şirketiz.

Sektörel açıdan kalite konusunda neler söylemek istersiniz? Kalite; Baymak için ne ifade ediyor?
Şu anda pazarda dengelerin yerine oturduğunu söyleyemeyiz. Bir tarafta kaliteli ancak yüksek fiyatlı ürünlerin bir tarafta da Anadolu''da yeni şehirlere gaz verilmesiyle ortaya çıkan gelir grubuna hitap etmesi için ikincil ürünlerin piyasaya sunuluyor düşüncesinin yanlış olduğunu, pazar segmentine göre ürün geliştirilebileceğini ancak ana kaliteyi bozmamak gerektiğini düşünüyorum. Adamın ceketinin düğmesini altından, gümüşten ya da kemikten yapabilirsiniz. Ancak ceketin kumaşının kalitesini bozamazsınız. Müşteri segmentine göre ben düğmesi altın istiyorum, ben gümüş istiyorum, denebilir. Ama düğme esası değiştirmeyen bir şeydir. Her gelir grubu için ürünü kaliteli üretmek başka bir şeydir. Türkiye’ye üçüncü dünya muamelesi yapılıyor. Biz diyoruz ki Avrupa’da satılmayan ürünü Türkiye’de satamazsın. Ama müşteri segmentine göre ürünü çeşitlendirebilirim. Bu doğrudur. Ama kumaşın kalitesini bozmak yanlıştır. Teknoloji ilerledikçe fiyatların ucuzluyor ve yüksek teknoloji pahalı teknoloji anlamına gelmez.

Baymak’ın sektöre getirdiği en büyük farklılık ve yenlik olarak nitelendirilen “ 365 gün 7/24 servis” sisteminizin kapsamını biraz açabilir misiniz? Servisin sektörünüzdeki önemi nedir?
Baymak’ın tüm servis sistemini değiştirdik ve 7 gün 24 saat servis hizmeti vermeye başladık. Şu anda Baymak olarak dünyada olmayan bir standardı getirdiğimizi söyleyebilirim. Dünyadaki hiçbir şirketin 365 gün 24 saat servis vermiyor ve bunu başlatan Baymak’tır. Ama herkes Baymak gibi yapıyor mu? Hayır. Gece evine yönlendiriyor telefonu, yatağından kalkıyor. Yani bugün 7 gün 24 saat servis sistemini Türkiye’de tek uygulayan Baymak’tır. Adam telefon başında bekliyordur. Evinde yatarak yanıt vermez. Hiç iş olmasa da bekler. Sonuçta, bir şekilde standardı yükselttik. Şimdi uyutuyorsun servisi ama yarın mecburen bizim yaptığımız gibi yapacaksın. Zaten yapamayan yavaş yavaş elenir. Hiç şansı yok. Baymak’ta da diğer firmalarda olduğu gibi korsan servis’in yüzde 50 oranındadır. Tüketici korsan servisin farklı yedek parça kullandığının farkında değil. Korsan servis farklı yedek parçalar kullanıyor. Ondan sonra müşteri suçu cihazda buluyor. Ama bunun başka yolu yok. Tüketiciyi bilinçlendirerek bunu yeneceksiniz. Bunun için Baymak “Dr. Servis Hizmetleri” diye yeni bir servis teşkilatı kurdu. Bugün Baymak, Ankara ve İstanbul’da servis hizmetini kendisi veriyor. Çünkü anlaşmalılarla bu kalitede hizmeti vermenize imkan yok. Çünkü ne kadar sözleşmenize bunu koyarsanız koyun, servis önce kazanç, sonra hizmet, diyor. Baymak da önce hizmet, diyor. Bugün Baymak’ın kendi servis teşkilatındaki elemanların tümü en az lise mezunu. Özel eğitimlerden uzun süreli olarak geçmiş, stajlarını yapmışlar, bundan sonra tekrar eleme olmuş, bu elemelerden geçenler istihdam edilmiştir.

Müşteri ilişkileri açısından değerlendirecek olursak…
Bizim önceliğimiz her zaman müşteri memnuniyetidir. Bu nedenle servis elemanlarımız müşteriye çok özenli hizmet veriyor. Evine girerken galoşunu giyiyor. Süpürgesine kadar getiriyor. Temizliyor. Orada insan bir iş yapılıp yapılmadığının farkına bile varmıyor. Bizim araçlardaki yedek parça donanımı aracın değerinden daha fazla. Bir de yedek parça ikmal aracı vardır. Burada minibüsler nöbetçi beklerler. Bir eksiklik ya da stoklarda azalma olursa araç derhal oraya gidiyor. Yani servis geri dönmüyor. Tabii büyük bir yatırım ve emek bu. Serviste biz sadece cihaza bakmıyoruz. Bu elemanlar tesisat konusunda da eğitiliyorlar. Diyelim ki yeni bir tesisat döşendi. Tesisat uygun değilse ilk çalıştırmayı yapmıyorlar. Önce tesisatın düzeltilmesi gerekiyor. Bu tüketiciyi korumak adınadır. Baymak olarak 12 ay boyunca hizmet vermeyi gerektiren geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu nedenle aynı kaliteyi alacağımıza inanmadığımız için mevsimlik eleman çalıştırmıyoruz ve sadece İstanbul ve Ankara’ya hizmet verecek olan servis teşkilatı için 4 ay içerisinde 3 milyon dolar yatırım yaptık.

Kaynak:  www.ailesirketleri.com

 
 
Bu yazı 6503 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Bu Şirkette Çaycı da Hissedar, Yönetim Kurulu Başkanı da…
Herkes İç Pazarda Savaşırken O İhracata Yöneldi, Krizi Aştı
Pahalı İlaçla Büyüdü, Islak Mendille Devleri Kıskandırdı
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
“İşin Sırrı, Şirketin Sağlamlığını Garantileyip, Kendi Prensiplerine Sahip Çıkarak İlerlemek”
Faruk ECZACIBAŞI

kobifinans “Deneyim Ekonomisi, Şirketlerin Tüm Stratejilerini Oluşturuyor”
Joseph PINE
 
kobifinans Stratejide Sezgilere Yer Var mı?
Temel AKSOY

kobifinans KOBİ Yönetimleri "Rollerdeki Hızlı Değişimi" Farketmeli
Rüştü BOZKURT
 
Bu Şirkette Çaycı da Hissedar, Yönetim Kurulu Başkanı da…
Çinli teknoloji devi Haier’in ...

Herkes İç Pazarda Savaşırken O İhracata Yöneldi, Krizi Aştı
Sektördeki rakipleri 'İç pazara zor yetişiyoruz, ...
 
Dünya Değişiyor, Pozitif Düşünün
kobifinans Devir artık, her koşulda en iyi fırsatı görerek, yola devam ...

07 Ekim 2008

KOBİ’lerde Kümelenme, Dünyayla Rekabeti Tetikliyor
KOBİ’lerin; teknoloji, kaynak ve hizmet ...

09 Temmuz 2008
 
kobifinans Şirket Baskını Başladı!
Subegüm BULUT

kobifinans KOBİ’ler İçin Başarı Fırsatı
Prof. İbrahim KAVRAKOĞLU
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010