Standard Ünlü’den ayrılarak Pragma Finansal Danışman’ın ortakları arasına katılan Kerim Kotan, şirket birleşmelerinde İK entegrasyonunun çoğu zaman devre dışı bırakıldığını, kaliteli insan kaynakları yapısının ise şirket değerini yüzde beş artırdığını söylüyor.
Çok ünlü ama pek de dikkate almadığımız bir atasözümüz var; “Ev alma komşu al” diye. Bilir ama ev alırken pek azımız komşuları soruşturma zahmetine katlanırız. 2009’da durma noktasına gelen ancak bu yıl hareketlenen şirket birleşme ve satın almaları öncesinde de uzmanlar benzer mantıkla, taraflara önce İK uyumunu kontrol etmelerini tavsiye ediyor.
Ancak bu işin içinde olan “çöpçatan” danışmanlara göre en büyük yerli şirketler bile satın almalar öncesinde karşı tarafın yetenek havuzuyla ilgilenmiyor. Yatırımcılar genellikle şirketin sektör ve pazar dinamiklerine göre değerini göz önünde bulunduruyor. Bu yılın ilk yarısında Türkiye’de tam 5 milyar dolarlık şirket birleşmesi yaşanmış. Beklentiler yılsonuna kadar bu rakamın 10 milyar dolara çıkacağı yönünde. Enerji, sağlık, ilaç ve lojistik sektörleri yabancı yatırımcıların talepleriyle hareketli günler yaşıyor. Peki, bir şirket birleşmesi öncesinde insan kaynakları entegrasyonu ne kadar planlanıyor?
Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre birleşme ve satın almalardan sonra kurulan şirketlerin uzun ömürlü olma oranı, yüzde 20’yi bulamıyor. Bunun başlıca nedeni de, tarafların imza öncesinde yönetim sistemleri ve insan kaynakları açısından bir plan yapmış olmaması olarak gösteriliyor.
Beş danışmanın Global Menkul Kıymetler’den ayrılarak kurduğu Pragma Finansal Danışmanlık’ın yeni ortaklarından Kerim Kotan, tecrübelerine dayanarak satın alan tarafların İK entegrasyonuna dikkat etmedikleri takdirde büyük hayal kırıklığı yaşadıklarını anlatıyor. Kotan; “Kaçan müşteri ve çalışanlar hissedarları da olumsuz etkiliyor ama çoğu şirket için bu konu ikinci planda kalıyor” diyor.
Oysa satın alan taraf yeni kurulacak şirketten beklentilerine göre ön hazırlık yapmak zorunda. Örneğin eğer pazar payına odaklanarak bir şirketi satın alıyorsanız, alacağınız şirketin İK kültürünü değiştirmeniz gerekebilir. Ama ürün gamı için o şirketi alıyorsanız mevcut İK yapısını kendi haline bırakmanız daha iyi olabilir. Ancak ne olursa olsun imza öncesinde mutlaka şirketin çalışan yapısına, insan kaynakları açısından güçlü ve zayıf taraflarına, gelecekte yaratabileceği potansiyel fırsatlara dikkat etmek gerekiyor.
Entegrasyon Ekipleri Kurun Uzmanlar, satın alma yoluyla birleşen iki şirketin İK kültürlerinin nasıl entegre edileceğinin önceden planlanması gerektiği görüşünde. Kerim Kotan, dünyanın önde gelen stratejik yatırımcılarının tamamında İK entegrasyon birimleri olduğunu belirtiyor.
Satın alınan şirketin İK yapısı incelendikten sonra ortaya çıkan hareket planını da, birleşmeden sonra çok hızlı uygulamak gerekiyor. Entegrasyonu planlarken işi ağırdan almak, belirsizliği besleyeceğinden yeni şirketin başarısını riske atıyor. Kotan‘a göre pek çok şirket “Çalışanlarını, müşterilerini ve hatta tedarikçilerini bu belirsizlik nedeniyle kaybediyor.”
Pazarlık Masasında Etkili İK konusunda uyuşulamadığından sonuçlanamayan birleşme görüşmelerine daha çok yurt dışında rastlanıyor. Türkiye ise M&A (merger and acquistions- birleşme ve satın almalar) piyasasında daha çok genç. Gerçek anlamda bu tür işlemlerin 2004’ten bu yana yaşandığını belirten Kerim Kotan, Türkiye’deki gerçekleşemeyen işlemlerin nedeni olarak fiyat ve kontrol yönetimi faktörlerini gösteriyor. İnsan kaynaklarındaki uyumsuzluk gündemde değil. Oysa büyük alıcılar, insan kaynakları konusunda uzmanlaşmış üçüncü bir şirkete alacağı firmanın bu konudaki durumuyla ilgili bir rapor hazırlatıyor. SSK borçlarından yöneticilerinin emeklilik durumuna, ücretlerden transfer gerekliliğine kadar bütün detayları öğreniyor. Ve bilinçli alıcılar için bu rapor, pazarlık masasında telaffuz edilen rakamı yüzde 5 etkiliyor.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Sabah İşte İnsan Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.isteinsan.com.tr
|