Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Hay Group’un yaptığı araştırmaya göre şirket evliliklerinin yüzde 90’dan fazlası, kurum kültürlerinin ve organizasyon yapılarının doğru olarak entegre edilememesi nedeniyle başarılı olamıyor. Birleşme ve satın alma tecrübesi olan üst düzey yöneticilerle yapılan araştırma, birleşmelerin sadece yüzde 9’unun “tamamen başarılı” olarak değerlendirildiğini ortaya koyuyor.
Araştırmanın detaylı bulguları Hay Group’un yakında yayınlanacak Tehlikeli İlişkiler: Birleşme ve Satın almalar – Bütünleşme Oyunu başlıklı raporunda mevcut. Bu rapor için Hay Group, Avrupa’da son üç yılda gerçekleşen 200’ün üzerinde birleşme ve satın almayı inceledi. Araştırma, birleşme ve satın almaların patlama yaşadığı ve 1,35 trilyon euro gibi inanılmaz bir rakama ulaştığı 2006 senesinin ardından 2007’de de bu sürecin devam edeceğini gözler önüne sererken endişe verici noktalara parmak basıyor.
Hay Group Avrupa M&A Direktörü ve raporun yazarı David Derain, son yıllardaki birleşme ve satın alma çılgınlığının sadece ucuz borçlanma olanaklarının ve özel sermayedeki artışa bağlı olarak tetiklenmediğinin, şirketlerin birleşmeler yoluyla büyüme stratejilerinin de bu artışta rol oynadığını belirtti. Derain, birleşme ve satın almalar için yapılan yüklü yatırımların çoğu zaman beklenen sonuçları getirmediğini vurguladı.
Gözardı Edilen Kritik Konular Hay Group’un raporuna göre, başarısızlığın ana nedenleri, birleşme ve satın alma öncesindeki değerleme çalışması esnasında ve sonrasındaki entegrasyon stratejisinde gözardı edilen kritik konular.
Şirketler birleşme ve satın alma öncesinde finansal ve sistemsel değerlemelere öncelik verirken, süreç için hayati önem taşıyan, organizasyon kültürü, insan sermayesi, şirket yapısı ve kurumsal yönetişim gibi finansal olmayan varlıkların değerlemesini gözardı ediyorlar.
Yöneticilerin yüzde 93’ü önceliklerinin geleneksel değerleme olduğunu belirtirken, yüzde 55’i IT sistem entegrasyonuna odaklandığını belirtiyor. Yöneticilerin yüzde 58’i sistem entegrasyonuna fazlaca odaklanmanın, finansal olmayan varlıkların ve kültürün entegrasyonuna yeteri kadar odaklanamamaya yol açtığını itiraf ediyor. Yöneticilerin yüzde 54’ü organizasyon kültürü gibi finansal olmayan varlıkları denetlememenin yanlış bir karara varılmasına neden olarak başarısızlık riskini artırdığını düşünüyor.
Hay Group Avrupa M&A Direktörü David Derain, yöneticilerin artık, şirketlerin asıl değerinin, stratejik, insana bağlı ve kültürel faktörler gibi şirket bilançosunda görülmeyen, finansal olmayan faktörlerde yattığını fark etmeleri gerektiğini vurguluyor. Derain, finansal olan ve olmayan varlıkları birarada değerlendirip ele alabilen stratejik bir bakışın, birleşme ve satın almaların başarısında kritik rol oynadığını da sözlerine ekliyor.
Kilit Nokta Şeffaflık Değerleme sırasında şirketler organizasyon kültürü, insan sermayesi ve şirket yapısı ile ilgili bir raporlama talep ediyorlar. Yöneticilerin yüzde 70’i satın alınması düşünülen hedef şirketin kurumsal kültürü ve insan sermayesi ile ilgili bilgi elde etmenin çok zor olduğunu düşünüyor.
Yöneticilerin yüzde 49’u finansal olmayan varlıklar ile ilgili sağlıklı bir raporlamaya ihtiyaç duyduklarını belirtirken, yüzde 66’sı işgücü performansı gibi iç göstergelerin finansal verilerden daha güvenilir olduğunu düşünüyor. Derain’e göre başarılı bir birleşmenin sırrı hedef şirketin kültürü, çalışanları ve yapısı ile ilgili doğru resmi kavrayabilmekte. Araştırma, bu faktörleri gözönünde bulundurmaksızın birleşmeyi planlayan ve uygulamaya çalışan şirketlerin hedeflerine asla ulaşamayacaklarını ortaya koyuyor.
Kültür Şoku Entegrasyona Engel Yöneticiler finansal olmayan varlıkların denetlenmesi ve entegre edilmesi gerekliliği ile ilgili konuşmaktan öteye gidemiyor. Sadece değerlendirme sırasında değil birleşme sonrasındaki entegrasyon stratejisinin bir parçası olarak da bu konuya odaklanma oranı endişe verici düzeyde.
Yöneticilerin yüzde 13’ü finansal olmayan varlıkların entegrasyonuna yüksek öncelik verdiklerini belirtirken, yüzde 70’i bu konuya öncelik vermekte başarısız olduklarını belirtiyorlar. Yöneticilerin yüzde 27’si birleşecek şirketlerin kültürel uyumluluklarını analiz ettiklerini belirtirken, yüzde 22’si insan sermayesi denetimi yaptıklarını belirtiyor. Burada önemli bir nokta yöneticilerin yüzde 59’unun liderlik yetkinliklerini hiçbir şekilde gözden geçirmemiş olmaları.
Yöneticilere göre, finansal olmayan varlıkların entegrasyonunun doğru planlanmamış olmasının birleşmenin başarısında ciddi etkisi var: Satın alınan şirketlerde çalışanların yüzde 78’i birleşmeyi desteklemeyerek karşı çıkmış, yüzde 50’si bunu aktif olarak gerçekleştirmiş. Tüm bunlara ek olarak, yöneticilerin yüzde 38’i birleşme sorası oluşan organizasyon ikliminden memnun olmadıklarını belirtiyor. Yüzde 22’si ilk aylarda yaşadıklarını “kültür şoku” olarak nitelendirirken, yüzde 16’sı daha ileri giderek bu zamanı “siper savaşı” olarak değerlendiriyor. Derain, kültürün bir insan kaynakları değil organizasyon meselesi olduğunun altını çiziyor ve bir birleşmenin başarılı olması isteniyorsa organizasyon kültürünün korunması ve entegrasyon sürecinde doğru olarak ele alınan bir varlık olması gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: Milliyet İnsan Kaynakları Gazetesi
|