Siyasette de varım deyip DP’den aday oldunuz. Siyaseti hâlâ düşünüyor musunuz?STK ve politikayı aynı anda yürütmek çok kolay değil, hakikaten görev yapabileceğim bir pozisyon teklif edilirse değerlendirebilirim. Rahat bir çalışma alanı bulabileceğiniz bir parti yapısı içinde olmak lazım. Maalesef mevcut sistem içinde bunları yapabileceğim bir parti grubu yok. Onun için de şu anda tekrar siyasete girmeyi düşünmüyorum.Meclise girseydiniz, ilk neyi değiştirmeye çalışırdınız?Kadınları motive edecek, ekonomide daha etkin bir rol almalarını sağlayacak projeler geliştirirdim. Türkiye’de en büyük sorun şu; yüzde 20’ler civarında bir işsizlik oranı var, bu oran kadınlarda daha yüksek. İstihdam Paketi’nde kadınlara açılımlar sunulmuyor. Bir de tarihi eserlerin korunmasına ilişkin çalışmalar yapardım sanırım.Eczacıbaşı ailesi kültür ve sanata yakınlığıyla da biliniyor. Siz de kültür ve sanatla yakından ilgilisiniz sanırım.Sanatla iç içe büyüdüm. Çocukken piyano ve bale eğitimi aldım. İKSV’yle de sanat ve sanatçıya destek vermeye çalıştım. Özel sektör, kültür ve sanata yönelik çok doğru çalışmalar yapıyor, ben de ileride mutlak suretle sanata katkı sağlayacak projeler içerisinde yer almak istiyorum. Ülkedeki kültür değerlerinin yeteri kadar korunmadığını düşünüyorum. Bu alanda çalışmalar yapabilirim.Gününün neredeyse tamamını çalışarak geçiren bir işkadını mısınız, yoksa kendinize zaman ayırma konusunda hassas mı davranırsınız?Mutlaka her sene tatile çıkarım. Her yıl bir ay kadar Bodrum’da kalıyorum. Sanırım bu yaz da Göçek ve Bodrum arasında gidip geleceğim. Sinemaya gitmek, seyahat etmek ve spor yapmak benim için çok önemli. O yüzden iş dışındaki zamanlarımı daha çok bu üç aktiviteyi yaparak geçiriyorum. Arkadaşlarımla ve ailemle vakit geçirmek de çok hoşuma gidiyor.Geleceğinize ilişkin planlarınız neler?Belki de en zayıf olduğum nokta bu... GYİAD’taki başkanlığım bittiğinde ne yaparım, bilmiyorum. Belki Avrupa Birliği kapsamında yapılan bir sosyal sorumluluk projesinde görev alabilirim. Finans alanında da çalışmalarım devam edecek. Özel hayatımda ise her şeyi kadere bıraktım.Mizaç olarak nasıl birisiniz? Sakin, sinirli, aceleci...Sonuç odaklı bir insanım. Sürüncemede kalan işler beni sinirlendiriyor. Ama sinirlerimi törpülemeyi öğrendim. Eskiye göre çok daha sakinim. Bazen sert davranabiliyorum ama bu üslup meselesi, normal bir cümle bile bazen ağzımdan çok sert çıkıyor.Kaynak: Milliyet İnsan Kaynakları Gazetesiwww.insankaynaklari.com