Dünyayı etkileyen ekonomik krizin Türkiye’yi de etkisi altına almaya başladığı şu dönemde, bu durumdan etkilenen şirket sayısı gün geçtikçe artış gösteriyor. Şirketler ise krize karşı önlem olarak, çözümü, işçileri ücretsiz izine çıkarmakta ya da işçi sayısını azaltmakta buluyor. Birçok şirket ise çözümsüzlükten kaynaklanan çözümü işyerlerini kapatmak olarak görüyor.
Bu olumsuz durumu gidermek amacıyla 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Yasası ile “kısa çalışma ödeneği” uygulaması getirilmiş olup, bu tarihten sonra yapılan düzenlemeler ile kapsamı genişletildi.
13 Ocak 2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelik”de ise tanımlamalar şu şekilde veriliyor:
* Kısa çalışma, en fazla 3 ay süreyle; işyerinde uygulanan çalışma süresinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya en az 4 hafta süreyle işyerindeki faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması,
* Genel ekonomik kriz, ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olayların, ülke ekonomisi ve dolayısıyla işyerini ciddi anlamda etkileyip sarstığı durumlar,
* Zorlayıcı sebepler ise işverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olanak bulunmayan, dışsal etkilerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan deprem, yangın, su baskını, salgın hastalık, seferberlik ve benzeri nedenler olarak belirtiliyor.
Kısa Çalışmanın Bildirimi İşverenin, kısa çalışmayı gerektirecek durumu derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumu’na, varsa toplu iş sözleşmesinin tarafı sendikaya bir yazı ile bildirmesi gerekiyor. Yapılacak bildirimde; işyerindeki genel ekonomik krizin veya zorlayıcı sebeplerin ne olduğu, etkileri, kısa çalışmanın başlatıldığı veya faaliyetin kısmen veya tamamen durdurulduğu süre, kısa çalışma veya faaliyetin durdurulma kararının işyerinin bütününe ya da belli bölümlerine uygulanacağı, kısa çalışma yaptırılacak işçilerin adı ve soyadı, sosyal güvenlik sicil numaraları ile haftalık ortalama çalışma süreleri ve her bir işçi için ne kadar süreyle kısa çalışma yaptırılacağı, işyerinin ünvanı, adresi, Bakanlık bölge müdürlüğü ile sosyal güvenlik işyeri sicil numarası gibi bilgilere yer veriliyor.
Kısa Çalışmanın Tespiti İşverenin yapmış olduğu talebin uygunluğunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yapılıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yapılacak tespit sonucunda, kısa çalışmayı gerektirecek bir hususun olduğuna karar verilirse, bu karar sonucunda işçiler işsizlik sigortasından ‘kısa çalışma ödeneği’ almaya hak kazanıyor.
Kısa Çalışma Ödeneğinin Koşulları İşçinin kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için;
* Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak en az üçte biri oranında azaltan veya faaliyetini tamamen veya kısmen durduran işverenin talebinin Bakanlıkça uygun bulunması,
* Kısa çalışmanın başladığı tarihte, işçilerin son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış ve son 3 yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası priminin ödenmiş olması,
* İşçinin Kısa Çalışma Ödeneği Bildirgesi ile birlikte işyerinin bağlı bulunduğu yerdeki kurum birimine müracaat etmesi gerekiyor.
Kısa Çalışma Ödeneğinin Miktarı ve Ödenmesi 18.02.2009 tarih ve 5838 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun”la 4447 sayılı “İşsizlik Sigortası Kanunu”na geçici madde eklendi.
Bu düzenlemeyle, 2008 ve 2009 yıllarında kısa çalışma için yapılan başvurulara münhasır olmak üzere; kısa çalışma için öngörülen azami 3 aylık süre, 6 ay olarak uygulanacak, günlük kısa çalışma ödeneğinin miktarı yüzde 50 oranında artırılarak, kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara mevcut duruma göre daha fazla ödeme yapılmasına olanak sağlanıyor. Kısa çalışma ödeneğinin miktarı düzenlemeyle, en düşük 399,60 TL, en yüksek 799,20 TL olarak uygulanıyor. (Asgari ücret: 666 TL)
Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler, başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülmüyor. Ayrıca, maddede öngörülen ödenek miktarı aynı kalmak kaydıyla, kısa çalışma süresinin 6 ay daha uzatılması Bakanlar Kurulu’nun yetkisi dahilinde... Ancak, bu dönemde kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemelerin, başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülmesi gerekiyor.
Ekonomik krizi en hafif şekilde atlatabilmek üzere sunulan bu imkandan yararlanan işverenin, kısa çalışma ödeneği süresi boyunca işçilere ücret ödeme yükümlülüğü, sigorta primi ödeme yükümlülüğü ve Gelir Vergisi ödeme yükümlülüğü kalkmış oluyor.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 22. Sayı
|