Bu sayımızda, işverenlerin Ramazan ayında personele verdiği yiyecek ve içecek maddelerinden oluşan erzak yardımlarının ne şekilde vergilendirilmesi gerektiği konusu üzerinde duracağız.
Oruç tutan personele verilen erzak paketlerinin doğrudan gider yazılması, ayrıca söz konusu erzak paketleri için ödenen Katma Değer Vergisi’nin de indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 61.maddesinde ücret, “işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir” şeklinde tanımlanmıştır. Ücretin tanımından da anlaşılacağı üzere, çalışanlara yapılan erzak yardımları “ayni ücret” olarak değerlendirilmektedir.
Ayın olarak verilen yardım bedellerinin tespitine ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanunu’nun 63.maddesinde “Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre; konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir” şeklinde açıklama getirilmiştir.
Personele verilen erzak bedelleri, personele sağlanan para ile temsil edilen menfaat hükmünde olduğundan, Gelir Vergisi ve Damga Vergisi’ne tabi olmakta, ücret olarak gider kaydedilmektedir. Gelir Vergisi hesaplanırken dikkat edilmesi gereken özellikli bir durum ise, yardımın brüt tutarının, çalışanın o ayki brüt ücretine eklenmek suretiyle yani ilgili aya ait diğer ücretinin gelir vergisi matrahına dahil edilerek, tabi olduğu gelir vergisi oranında hesaplanması gerektiğidir.
Dağıtımı yapılan erzak tutarının personele sağlanan net bir menfaat olduğundan yola çıkılarak, bu bedellerin brüt tutarı hesaplanarak personelin ilgili dönemdeki ücretine eklenmek suretiyle gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80’inci maddesinin 1’inci fıkrasında, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların prime esas kazançlarının ne şekilde belirleneceği, bu kazanca hangi ödemelerin girip girmeyeceği hüküm altına alınmış, yine aynı maddenin 1’inci fıkrasındaki; “Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin yüzde 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.” hükmüyle de, ayni yardımların prime esas kazancın tespitinde dahil edilmeyeceği vurgulanmıştır.
Ayni yardımlar sigorta primine dahil olmadığından, sigorta ve işsizlik sigortası primi kesintisi ayrıca sigorta primi işveren payının da hesaplanmayacağı açıktır.
Sonuç olarak, Ramazan ayında personele verilen erzak yardımları direkt olarak gider yazılmasının mümkün olmadığı, Gelir Vergisi ve Damga Vergisine tabi tutulması gerektiği, bu erzak paketlerinin alımı sırasında ödenen Katma Değer Vergisi tutarlarının indirilecek vergi olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığı, Gelir Vergisine ve Damga Vergisine tabi olan bu ayni yardımlarının sigorta primi hesabına dahil edilmeyeceği, unutulmamalıdır.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 27. Sayı
www.kobifinans.com.tr/dergi
|