KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   02 Aralık 2008, Salı
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Pazarlama
Satış
Yönetim
Vergi ve Muhasebe
e-Ticaret
KOBİ Destekleri
Kişisel Gelişim
Dış Ticaret
Yeni Girişim
Marka
Finansman
Ofis Teknolojileri
Kalite
İnsan Kaynakları
Bayilik ve Franchising
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Risk Yönetimi
İnovasyon

En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK



Şirketleşmek Vergi Avantajı Sağlar mı?
Ahmet YAVUZ
Zaman Gazetesi Yazarı
Gittiğim her yerde yeni işyeri açacak kişilerin, "Şirket kurup Kurumlar Vergisi mükellefi mi yoksa Gelir Vergisi mükellefi mi olayım, hangisi daha avantajlı?" sorularıyla karşılaşıyorum.

Önceki yıllarda, hayat standardı esası geçerli olduğu için kolaylıkla Kurumlar Vergisi mükellefi olunmasını tavsiye ediyorduk. Çünkü hayat standardı esasına göre Gelir Vergisi mükellefleri ticari faaliyetten zarar etseler dahi belirli tarifeler üzerinden vergi ödemek durumundaydılar. Hatta araba sahibi olma, yurtdışına çıkma gibi durumlarda bu tarife daha da yükseliyordu. Şimdi ise hayat standardı uygulanmıyor. Vergi mevzuatı haksızlığa mahal vermemek maksadıyla birbirine paralel düzenlemelere sahip. Bu yüzden ikilem içerisinde kalanlara tavsiyem kendi şartlarına göre değerlendirme yapıp, kararlarını öyle vermeleri yönünde olacak.

Bilindiği üzere Kurumlar Vergisi Kanunu yenilenirken oran yüzde 20’ye indirildi. Sabit olan bu oran, matrah ne olursa olsun aynı miktarda uygulanacak. Bu vergi oranı indirimine paralel olarak Gelir Vergisi oranları da aşağı çekildi ve yüzde 15’ten başlayarak kademeli şekilde artan oranlı bir tarife uygulanması yönüne gidildi. Nihayet matrahın 44 bin 700 yeni lirayı da aşması halinde bu tutarı aşan kısma, yüzde 35 oranında vergi hesaplanacak. Bu rakam ve oranlar topluca değerlendirildiğinde vergi oranları açısından Kurumlar Vergisi avantajlı hale gelmektedir.

Tabii bu değerlendirmeyi yaparken sadece beyan edilen matrahı değil, geçirilmesi muhtemel bir incelemede çıkacak ilave gelir farkını da düşünmek gerekiyor. Gelir Vergisi mükellefi incelenmeye alındığında bulunacak ilave gelir (matrah) farkları dilim atlanmaya sebep olabilir. Bu da yüzde 35 oranda bir nispetle vergilenme sonucunu doğurabilir. Oysa şirketlerde böyle bir durum söz konusu değil. İlave ne kadar gelir farkı beyana eklenirse eklensin yine yüzde 20 üzerinden vergi hesaplanır. Sözgelimi 43 bin yeni lira gelir beyan eden bir şahsın gelir beyanına inceleme sonucunda ek gelir ilave edilince ödeyeceği vergi artacak. İlave vergiye tekabül eden aynı rakam, şirketler için ise sınırlı kalacaktır.

Diğer yandan; Kurumlar Vergisi de gerçek kişilerin gelirlerinin bir ön vergilenmesi olarak değerlendirilebilir. Çünkü şirketler elde ettikleri kazancı ortaklarına dağıtmaları halinde yüzde 15 oranında vergi kesintisi yapmak zorundalar. Bu durumda şirketlerden kâr payı olarak gelir elde edenlerin ödeyeceği vergi yükü yüzde 30’ları geçiyor. Ama şu da var ki Türkiye’de şirketler yıllarca kâr dağıtımı yapmıyor; dolayısıyla kesinti yoluyla ek bir vergi yükü ile karşı karşıya kalıyorlar. Başka bir ifadeyle sadece Kurumlar Vergisi ödemekle iktifa ediyorlar.

Kaynak : Zaman Gazetesi

www.zaman.com.tr

 
 
Bu yazı 1026 kez okundu.
Bu yazı hakkında 2 tane yorum var.
Yukarıdaki Yazı Hakkındaki Yorumlar

 Ertan Akbaş Diğer 28 Eylül 2008   13:32:13
Sayın Ahmet Yavuz'un değerlendirmesini büyük bir dikkatle okudum. Konunun can alıcı yerini makalenin en sonuna saklamış ve gerçek burada gizli. Bence çok elzem ve özel bir durum taşımadığı sürece faaliyetlerin ya adi ortaklıklar halinde ya da şahıs olarak sürdürülmesinde Sayın Yavuz'un da son bölümde dediği gibi vergilendirme açısından büyük yarar var. Konu "sadece kurumlar vergisi ödüyorlar" diye asla geçiştirilmemeli. Kar dağıtımı yapılmadığında, yani %15 stopaj ödenmediğinde, ileride şirket o...

 Recep Yaşar Bankacılık 06 Eylül 2008   11:14:12
Sayın Ahmet Yavuz Bey, konuyu güzel özetlemiş. Ancak, eksik bırakmış diye düşünüyorum. Limited şirketlerde Kurumlar Vergisi oranı %20 dir. Şirketler elde ettikleri karı ortaklarına dağıtmaya karar verdiklerinde %15 vergi kesintisi yapılacaktır. İlaveten, şirket ortaklarının elde ettikleri kar payları Gelir Vergisi Kanunu'na göre menkul sermaye iradı olarak değerlendirildiğinden, ortak başına elde edilen kar payı yıllar itibariyle istisna edilen hadlerin üzerinde ise, her ortak istisna miktarının...

Temmuz-Aralık 2008 Vergi Takvimi
Yıllara Sari İnşaat Ve Onarım İşlerinde Gelir Vergisi Tevkifatı Ve Özellik Arzeden Durumlar
Vergide Pişmanlıktan Faydalanma Yolları
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’nun, Kurumların Gayrimenkul Ve İştirak Hissesi Satış Kazançlarının Vergiden İstisna Edilmesi İle İlgili Hükümleri
Araç Kiralamada Vergi Nasıl Değişir?
Geçici Vergi
Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Kanunları Yönünden Birleşme, Devir Ve Nev'i Değiştirme İşlemleri
 
  Üyelik Girişi
Haberler
Vergi Taksitlendirme Süresi 5 Aralık Cuma Akşamına Kadar Uzatıldı

28/11/2008

Hükümet “Kayıt Dışı Eylem Planı”nı Hazırladı

27/11/2008

Konuk Yazar
Niyazi ÖZKAYA
Mal İadesinde KDV’nin İadesi

Akif AKARCA
Kurumlarda Kâr Dağıtımı Ve Vergi Kesintisi

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik