KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Büro Yönetiminde Dosyalama Teknikleri ve Dokümantasyon
Şule YILMAZ

İnternetten Para Kazanmanın 43 Kolay Yolu
Joe VİTALE


Bildiğimiz Web Sayfasının Sonu Mu?


Serhat AKKILIÇ
MMI İnteraktif Pazarlama Danışmanı
Bildiğimiz Web Sayfasının Sonu Mu? Dünyanın en ilgi gören interaktif pazarlama organizasyonlarından biri olan ad:tech, bu yıl ilk defa Paris’te düzenlendi. Fransızları bir kenara koyarsak, Paris ad:tech için gayet iyi bir lokasyon(!). Şaka bir yana, İngiltere ve Hamburg’dan sonra ad:tech için bu şehrin seçilmesi bir tesadüf değil. Birçok defa Türkiye’nin interaktif pazarlama alanındaki yerini ve potansiyelini küçümsediğimiz olur. Oysa dünyaya biraz baktığımızda Türkiye’nin izafi olarak nerede durduğunu çok daha iyi anlayabiliyoruz.

Fransa nüfusunun yüzde 50’si internet kullanıyor (30 milyon online kişiden bahsediyoruz). MSN kullanıcılarının sayısı 13 milyon civarında. Türkiye’de 15 milyon civarında bir internet kullanıcısı olduğunu söylemek çok yanlış bir tahmin olmaz. Ülkemizde sadece MSN kullanıcılarının sayısı 17 milyonu geçmiş durumda. GSMH rakamı Fransa’nın 5’te 1’i olan ülkemizde bu rakamların hiç de fena olmadığını söyleyebiliriz. Özellikle pazarlama iletişimi açısından baktığımızda, birçok markanın “hedef kitle” olarak adlandırıp onlar için kocaman kocaman bütçelere reklâm filmleri çekip yayınladığı “kitle” internette dolaşıyor.

Adtech Paris’in açılış konuşmasını Shopwiki’nin CEO’su Kevin Ryan yaptı ve WEB’in son 10 yılını değerlendirerek geleceğe yönelik öngörülerde bulundu.  Kevin’e göre, son 10 yılda yaşananlara baktığımızda geçmişte abartılı fırsatlardan ve patlayan bir balondan ibaret görülen “.com” furyası, içinde bulunduğumuz dönemde güçlü ve temelleri sağlam bir şekilde geri geliyor. 10 yıl içerisinde web reklâmcılığı 270 milyon dolarlardan 12 milyar dolarlara geldi, tüm ülkelerde penetrasyonlar arttı, internet üzerinde kurulan işletmeler borsada yüzen hisse senedi değerlerinin ötesinde operasyonel kârlar yazmaya başladılar. Kevin bu durumu şöyle özetliyor: “Herhangi bir sorunu çözmek online ortamda 10 dakikadan daha fazla zamanımı alıyorsa, orada yepyeni bir iş fırsatı –bu sefer gerçekten- var demektir.”

İstanbul’dan Paris’e, geleceğe yönelik kehanetlerde, sektördeki birçok isim aynı noktada birleşiyor: Mobil pazarlama ve mobil içerik interaktif pazarlama alanındaki yükselişini sürdürecek, video tabanlı içerikler hayatımızı daha çok sarmalayacak ve birçok kavram, geçmişte yaşadığımızdan daha da fazla, gözümüzün önünde evlenecek. Bu kavramların başında televizyon ve internet geliyor.

Joost’a dikkat!
Adtech’te en popüler konuşmacılardan biri, Joost’un Başkan Yardımcısı Eric Clémenceau idi. Joost, internet ile televizyonun bir karışımı. Bilgisayarınıza indirdiğiniz bir programla profesyonel kurumlarca hazırlanmış, yüksek yayın kalitesinde tam ekran olarak TV kanallarını seyrederken interaktivitenin birçok özelliğini de kullanabiliyorsunuz. Bunun anlamı, bugün internet ile yapabildiğiniz her şeyi Joost ile TV üzerinde yapabilecek olmanız. İçinde köpek balıkları olan bir TV programı mı arıyorsunuz? Arama bölümüne istediğiniz anahtar kelimeleri yazarak tam da seyretmek istediğiniz TV programına ulaşabilirsiniz. Aynı programı seyreden o anda başka kişilerle sohbet etmek veya seyrettiğiniz içeriği oylamak isterseniz bu da birkaç tuş ötenizde. Hangi programı seyrettiğiniz, hangi programı tekrar tekrar seyrettiğiniz veya sıkılıp ileriye sardığınız/kapattığınıza göre, aradığınız anahtar kelimelere göre, TV programları arasında tamamen size özelleştirilmiş bir 30 saniyelik reklâm bölümü var. Bu reklâm bölümü sayesinde programların yüzde 90’ının ücretsiz olacağı söyleniyor. Joost’un gelir modelinin, reklâm dünyasının geleceğini çok parlak görmediği bir format olan 30 saniyelik reklâmlardan devşirme olması ironik değil mi?

Joost’un bu kadar ilgi görmesinin en önemli sebeplerinden biri de, daha önce birçok başarılı internet girişimini hayata geçirmiş, Skype’nin de kurucuları olan Niklas Zennstrom ve Janus Friis’in bir projesi olması.  Joost henüz beta ürününü dahi pazara çıkarmasa da, anlattıklarına büyük bir ilgi var. Şu ana kadar Duracell, Philips, Dove, IBM gibi reklam verenlerle anlaşma imzaladıklarını söyleyen Clémenceau, Nisan ortasında beta, Mayıs ayında ise tam sürümleriyle internette olacaklarının müjdesini de verdi. Joost platformunda reklam verenlerin kendi kanallarını da oluşturmaya başlaması bekleniyor.

Televizyonu Öldürür Mü?
Günümüzün klasik medya yapılanması ve iş modeline bir tehdit mi yoksa televizyon reklamcılığının içinde bulunduğu kısır döngüden çıkışı mı olur bilinmez ama Joost’un yöneticileri ürünlerini “televizyonun mutasyona uğramış hali” olarak tanımlıyorlar. Joost televizyonu öldürecek mi? sorusunun cevabı da burada yatıyor. Eğer Joost vaat ettiği faydayı sunabilirse, televizyon seyretme davranışımız zamanla mutasyona uğrayabilir. Sadece ekran karşısında değil, bütün pazarlama iletişimi mecraları karşısında her geçen gün daha seçici davranan, “no logo” logosunu taşımaktan hoşlanan bir nesle yönelik iletişim faaliyetleri yürütmek isteyen pazarlama profesyonelleri için, önümüzdeki yıllarda Joost’un güçlü bir araç mı, kocaman bir balon mu olduğunu göreceğiz. Benim tahminim, Joost ve benzeri projelerin hedef kitledeki istediğin içeriğe/eğlenceye/bilgiye doğrudan ve hemen ulaş kültürünü amansızca besleyerek klasik mecraların tahtından inmesini hızlandıracağı yönünde.

Hayal Gücümüzü Zorlayalım
Uzun vadede Joost’un Türkiye’ye etkileri olur mu? Ülkemizde hem TV yayıncılığı hem de internet alanlarında operasyonlarını sürdüren medya güçleri, Joost’un Türkiye’deki operasyonlarına talip olmayı stratejik planlarında değerlendirir mi? Veya kendi Joost’larını yapmayı akıllarından geçirirler mi? D-Smart’lar, Digiturk’ler, Joost dalgasının etkisiyle bilgisayar ekranlarına iner mi? Hadi bir anlığına bütün bunlar oldu kabul ederek hayal gücünüzü zorlayın. Pazarlama iletişimi sektörümüz, reklam dünyası, interaktif ajanslarımız, Joost’un hedef kitleye ulaşma gücünü maksimumda değerlendirebilecek kurgularla reklam verenlerin kapısını çalar mı? Olur, mu olur, çalar mı çalar. Youtube’da Cem Yılmaz aramaya çok kolay alıştık, MTV Türkiye’yi dinlerken aynı anda Avrupa Yakası repliklerini neden Joost’ta “search” etmeyelim?

Cep Telefonu Demeye Dilim Varmıyor!
Konferansın kapanış konuşmasını, netvibes’dan Tarık Krim yaptı. Netvibes, internetteki birçok bilgiyi kolaylıkla organize ederek kendi sayfanızı yapmanızı sağlayan bir platform. Geçtiğimiz dönemde büyüme rekorları kıran bu portalin kurucusu olan Tarık Krim, internet üzerinde ulaşmak istediğimiz içeriğe web sayfaları üzerinden ulaştığımız günlerin geride kalacağını, netvibes benzeri platformların, gadget/widget adı verilen, bilgisayarlara indirilen ve belirli içerikleri aktarmaya yarayan programcıkların, RSS teknolojisinin artık bilgiyi daha atomize bir şekilde dağıtarak, daha da kolay paylaşılabilir ve yayınlanabilir hale getirdiğini anlattı. Web siteleri, artık bilgiyi almak için ziyaret ettiğimiz yerler olmaktan çıkıp, istediğimiz bilgiyi derleyip topladığımız alanlar haline geliyorlar. Bu alanlara ulaştığımız araçlar da artık sadece bilgisayarlar olmayacak. Benden söylemesi, elinizdeki o alete cep telefonu demeye bir süre sonra içiniz pek elvermeyecek, zira bu yazıda bahsedilen her şeyi,  onunla yapabiliyor olacaksınız.

Kaynak: www.mmiturkiye.com
 
 
Bu yazı 1273 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Krizde En Çok Dizüstü Bilgisayarı Konyalılar Aldı
Twitter ve İş Dünyasına Muhtemel Etkileri
Çok Geç Kalmayın!
Ağızdan Kulağa Yayılıma Çanak Tutmak
Vizyonunuza Hazır Mısınız?
KOBİ’ler İnternetten Nasıl Ticari Değer Yaratabilir?
Siz de StumbleUpon’landınız Mı?
Ergenliğe Ayak Basan İnternet, 4. Bilgi Devrimini Başlatıyor
Türklerin Hızlı İnternet Avantajı
Yeni İş Modelleri
Dot.com Sektöründe Herkese Yer Var!
KOBİ'ler İçin İletişim Yönetimi
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Bilişim Sektörünün Gelişim Sürecinin Hızı Hiçbir Zaman Değişmeyecek”
Alev AKKOYUNLU

İnternette Güvenlik Kuralları
Ali HANTAL
 
kobifinans Krizde En Çok Dizüstü Bilgisayarı Konyalılar Aldı
Şelale KADAK

kobifinans Twitter ve İş Dünyasına Muhtemel Etkileri
Tevfik DALGIÇ
 
"Bana Yaptırılan İşleri Ben Bana Yaptırmazdım"
kobifinans Tam bir daldan dala atlanan kariyer hikayesi: Vasat bir ...

Yanlış Yapıp Doğruyu Gördü, ABD’de Yılın Girişimcisi Adayı Oldu
kobifinans Üniversitedeki hocasından aldığı 20 bin dolar borçla ...
 
İnternet ve Reklam Harcamaları Azalıyor Mu?
İnternet üzerinden reklam verme trendinin arttığı son ...

28 Haziran 2008

İnternet, Yüz Yüze İletişimin Tahtını Zorluyor
kobifinans Deloitte Türkiye’nin araştırması, artık ...

26 Haziran 2008
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010