KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   02 Aralık 2008, Salı
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Pazarlama
Satış
Yönetim
Vergi ve Muhasebe
e-Ticaret
KOBİ Destekleri
Kişisel Gelişim
Dış Ticaret
Yeni Girişim
Marka
Finansman
Ofis Teknolojileri
Kalite
İnsan Kaynakları
Bayilik ve Franchising
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Risk Yönetimi
İnovasyon

En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Kapsama Alanı Dışında Olmak

ABD’de mesai haricinde işe ayrılan zaman, iş mahkemelerine taşınmaya başlandı. "Patron aradığında daima hazır ve nazır olma" anlayışı üzerine kurulu Türk çalışma kültürü ise çalışanların tepkisini çekiyor. Ortak görüş, işverenlerin özel yaşama daha fazla saygı göstermesi gerektiği.

Makaleye göre şu günlerde Amerikan iş dünyası, direksiyon başındayken yöneticinizden gelen ve "acil" olarak kodlanmış bir mesaja yanıt vermek adına geçirebileceğiniz bir trafik kazası için asıl suçlunun kim olması gerektiğini tartışıyor. Böyle bir kazaya maruz kalsaydınız yöneticinizi ya da şirketinizi sorumlu tutmanız mümkün olur muydu? Henüz böyle bir olaydan dolayı dava açmak ve şirketinizden yüklü miktarda bir tazminat almak ne ABD ne de Türkiye için olası değil. Ancak dijital çağın çalışma hukuku kavramlarına birtakım yenilikler kazandıracağı kesin. İş ve özel yaşamın nasıl belirgin bir çizgiyle birbirinden ayrılacağı sorusu ise henüz hiç kimse tarafından net bir şekilde yanıtlanamıyor. Buna rağmen ABD’de son dönemde birbiri ardına açılan davalar, işverenlerin başını daha uzun süre ağrıtacak. Kaliforniyalı bir avukat Rex Parris’in yaşadıkları, bu konuya verilebilecek örneklerden yalnızca biri. Amerikan şirketlerine açtığı davalardan neredeyse yıllık kazancına denk olan 60.000 dolarlık bir ek gelir elde eden Parris, kazandığı davaların ortak noktasını tek bir cümleyle anlatıyor: “Teknolojinin çalışanlar üzerinde yarattığı fiziksel tahribat... Dizüstü bilgisayarlar, içinde bulunduğumuz çağın “çalışma şartları kötü iş yerleri” olarak tanımlanabilir" diyen Parris, ofis dışındaki zamanını da bilgisayar başında çalışarak geçiren kişilerin yaşadığı fiziksel rahatsızlıklar nedeniyle, şirketlere açtığı davaları kazanan yüzlerce çalışan olduğunu söylüyor.

Suçlu Teknoloji
ABD’deki gelişmiş iş hukuku sisteminin bu hassas karnı, Türkiye gibi gelişmekte bir ülkenin çalışma hayatı çerçevesinde fazla bir şey ifade etmiyor gibi görünse de, aynı şikayetlerin burada yaşanmadığını iddia etmek mümkün değil. Özellikle iş dışındaki saatlerde cep telefonu, BlackBerry ya da dizüstü bilgisayarlarıyla işe devam etmek zorunda kalan kişiler, kendilerine ayıracak zaman bulamamaktan yana çok dertli. Günümüzde bilgi teknolojileriyle neredeyse kapana sıkıştırılmış bir iş yaşamının ortasında kalan çalışanlar, iş yaşam dengesi kurmakta zorlanıyor, boş zamanlarını değerlendirme konusunda daha az cömert davranmak zorunda kalıyor. Çünkü teknolojik aygıtlar, çalışma saatlerinin ne zaman başlayıp ne zaman biteceğini iyice belirsiz hale getirdi. Mesaileri dışındaki zamanını özgürce kullanamayan çalışan insanlar, çoğu zaman iş dışındaki saatlere hatta kimi zaman hafta sonlarına sarkan işlerle birlikte yaşamak zorunda kalıyorlar. Kimi zaman çalan bir cep telefonu, posta kutusuna düşen bir e-posta ya da bir sesli mesaj, ofiste olmayan bir çalışanı tekrar işinin başına dönmeye zorunlu bırakıyor. Bu durum çalışma dünyası için yeni bir kavramın ortaya çıkmasına da neden oldu: Hafta sonu sendromu!

Suçluluk Duygusu
Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Aşkın Keser’e ait olan bu tespit, çalışma ile çalışma dışı alan konusundaki sınırın her geçen gün azalmakta olduğuna işaret ediyor. Çalışanların yoğun iş hayatına kendini bırakarak, boş zamanlarını ve hafta sonlarını ailesine ya da hobilerine ayırmak yerine işiyle ilgili çalışmaya devam ederek geçirdiğine dikkat çeken Keser, bu durumun bireylerde gerilime hatta suçluluk duygusuna yol açtığını belirtti. Hafta sonunda yapmayı planladığı birçok aktivite arasında seçim yapmakta zorlanan, kararsızlık yaşayan çalışanlar stresle karşı karşıya kalıyor. Bu durum da bireyin yalnızca pazartesi günleri yaşadığı sıkıntının artık hafta sonlarına da yansımasına neden oluyor. Artan çalışma saatleri ve alanlar, çalışanlara olduğundan fazla sorumluluklar yüklüyor, bu da hem beyaz hem de mavi yakalıları çalışma zamanı dışında da aktif olmaya zorluyor.

Hafta Sonu Aramam
Teknolojik gelişmeler başta olmak üzere, yüksek kariyer hedefleri, iş dünyasına artan çetin ve ağır rekabet şartları ve kişisel hırslar ise çalışan bireyin bazen kendisinin bile iş dışı saatlerden bile isteye taviz vermesini beraberinde getiriyor. Mesaisi biten ve ofisten ayrılan çalışan, teknolojinin de sağladığı birtakım kolaylıklar sayesinde bir sonraki günün iş akışına dair çalışmalarını evinde sürdürmeye devam ediyor. Ancak işe olan bu bağlılık, çoğu zaman kişisel bir tercih olmaktan çıkabiliyor. Çalışma saatleri dışında da işe dair planlarını sürdürme konusunda daha az istekli olan bu grubu “işkolik” olarak nitelendirmenin yanlış olacağını söyleyen Keser; "İşkolik olmanın altında kişisel istek ağır basıyor. Ancak burada sizi mesai saatinizin dışında da çalışmaya iten bir etken var. Bu da çoğunlukla yöneticileriniz" diyor. Peki, bu tespite yöneticiler ne cevap veriyor? Teknolojik gelişmelerin ve artan rekabetin çoğu zaman hafta sonları da çalışmayı gerektirdiğine değinen birçok yönetici, bu konuda çalışanlarına karşı oldukça hassas olmaya özen gösterdiğini dile getiriyor. Örneğin MSD Orta Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Faik Somer; "Cep telefonum 24 saat açıktır ama son 5 yıldır herhangi bir elemanımı hafta sonu aradığımı bilmem. Ben kişilerin özel hayatına saygı duyuyorum, onların da benim özel hayatıma saygı göstermelerini bekliyorum. Bu dengeyi yaratıktan sonra da zaman yönetimi konusunda çok büyük bir sorun yaşamıyorum" diyor. Hafta sonu ya da iş dışı saatlerde çalışmaya dair sınırların, yönetici ve çalışanlar arasında karşılıklı anlaşmaya bağlı olduğuna dikkat çeken Psikolog Alanur Özalp ise "Çoğu yönetici belirli saatlerin haricinde işle ilgili rahatsız edilmek istemez. Ancak birçoğu da kendi çalışanlarını diledikleri saatte arama hakkına sahip olduğunu düşünür" diyor.


Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Onur Uysal’ın Sabah İşte İnsan Gazetesi’nde yer alan yazısından derlenmiştir.

www.isteinsan.com.tr

 
 
Bu yazı 1056 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Temel Ofis Cihazları/Makineleri Nelerdir?
Ofis Araç Gereci Alırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
Ofiste Elektronik Eşya ve Bilgisayar Malzemeleri Nasıl Yerleştirilmelidir?
Doğru Dizüstü Bilgisayarı Nasıl Seçersiniz?
Laptop Daha Büyük Sorunlara Yol Açabiliyor
Kurumsal Bilgi Teknoloji Uygulamaları Nelerdir?
Bilgisayarınızda Bulundurmanız Gereken Programlar
Bilgisayarınızda Word Dosyası Kullanmanın İpuçları
Giden E-Postaların Saklanmasını Nasıl Engellersiniz?
Bilgisayar Virüslerinden Nasıl Korunursunuz?
 
  Üyelik Girişi
Haberler
Şirketlere Çoklu Konferans Hizmeti

24/07/2008

Bir Kağıda Kaç Kez Yazı Yazabilirsiniz?

24/07/2008

Röportaj
"Toplantıları Web Konferans İle Yaparak Bir Yılda 72 Milyon Dolar Tasarruf Ettik"
Murat TÜZÜM

E-mail Yağmuruyla Nasıl Başa Çıkılabilir?

Konuk Yazar

Özgür ÇETİN
Mail Attım Geldi mi?


Sinan OYMACI
Farkları Ne?

Başarı Öyküleri
Hintli Girişimciden 100 Dolar’a PC
Hindistan’ın Chennai şehrinde faaliyet gö...

"10 Yıl Sonra Buranın Genel Müdürü Olacağım" Demiştim
Xerox Türkiye Genel Müdürü Mehmet Sezer henüz 4...

Analiz-Araştırma
Ofis Teknolojilerinin Psikolojik Sendromu
ABD’de mesai haricinde işe ayrılan zaman, iş mahkemelerine taşınmaya ba...

30/10/2008

Ofis Ajanlarından Nasıl Korunursunuz?
Şirketler bilgi sızıntılarına karşı gü­venliği sağlamak için hangi yoll...

30/10/2008

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik