KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Büro Yönetiminde Dosyalama Teknikleri ve Dokümantasyon
Şule YILMAZ

İnternetten Para Kazanmanın 43 Kolay Yolu
Joe VİTALE


Farkları Ne?


Sinan OYMACI
Telepati Telekom Dergisi Köşe Yazarı
Farkları Ne? Herhangi bir ürün ya da servis almak için pazara Çıktığı­nızda aralarındaki farkı anlamak giderek zorlaşıyor. Bu da kullanıcıları karar verme aşamasında ikilemde bırakıyor. Eskiden beri bildiği bir markanın yeni ürününü almak mı yoksa gözünü karartıp daha önce hiç duymadığı bir şirke­tin ürününü kullanmak mı?

Aslında daha önce duymadığı bir şirket demek yanlış. Çünkü günümüz iletişim olanakları ile şirketler kendilerini tanıtmak için yeterince mecraya sahip. Burada önemli na­sıl tanıttıkları ve ne kadar bütçe ayırabildikleri. Bütçe yok­sa da, iyi tanıtım yapabilenler söz konusu. Kulaktan kulağa dolaşan memnuniyet öyküleri özellikle yüksek teknoloji ürünlerde önem taşıyor. Bunun yanında moda yaratabili­yorsa önünü kesmek pek olası değil.

Mobil telefon değişim süresinin kısa olması kişilerin ihti­yaçlarının artmasından değil, masanın üzerine koyacakları cihazın değişmesi gereksiniminden kaynaklanıyor.

Yeni bir şirketin yeni bir ürünü pazarda eskiden beri yer alan şirketlerin karşısında konumlandırabilmesi sanki sa­dece fiyat avantajı ile kolay sağlanabilir gibi gözüküyor. Teknolojik ciddi bir yenilik içermiyorsa durum biraz zor. Ba­zı parçaların sadece belirli şirketler tarafından yapılıyor ol­ması birbirine benzer onlarca markayı bulmanızı berabe­rinde getiriyor. Örneğin DVD çalıcılara bakarsanız; hangi medyayı hangi formatları hangi standartlarda desteklediği kullandıkları devreye bağlı. Bir de ödemeyi göze aldıkları lisans bedellerine. Fiyat rekabeti sağlamak isteyenler bazı özellikleri devre dışı bırakarak ürün farklılaşmasına gidebi­liyor. Bu tarz teknolojilerin lisanslama tarzındaki kontrol mekanizması işe yarıyor.

Bazı ürünler ise, şirket isminin yanına gerçekten ciddi iyileştirmeler getiriyor. Ancak bunu kullanmak isteyenlerin ödeyecekleri bedel yüksek oluyor. Sadece bir tasarım da­hi, ürün farklılaşmasını ve prestij modelini oluşturuyor. Aklınızın alamayacağı yüksek rakamlar pazardaki benzerlerinin çok üstünde fiyatlara satılabiliyor. Üstelik yok satıyor­lar. Stoklara girmeden satılmış oluyorlar. Burada yanılgıya düşmemek lazım.

Satın aldığınız sadece bir tasarım bir yaşam tarzı. Marka bilinci burada karşımıza çıkı ne ilginçtir ki; bu tarz markaları küçük görmek, o da ucuz ürünlerle aynı işi yapıyor demek, sadece bir avuntu. Maalesef aynı işi yaptığını zannediyorsunuz. Genelde ise bu değil. Muhakkak bir nüans var. Kullanılacağına göre geliştirilebilmesi dahi farkındalık yaratabiliyor.

Uzun lafın kısası; "pahalıdır vardır bir hikmeti, vardır bir illeti" bazı konularda gerçekten doğru. Özellikle geçen sene bilinen bir mağaza zincirinden fiyatına tamah edip aldığım, uzaklardaki bir ülkede üretilmiş portakal sıkacağının iki kullanımdan sonra yamulduğunu görü zaman şüpheyle yaklaşmaya başladım. Gerekli kalite kontrolünün yapıldığını ve markasını zedelememek üretim zincirini izleyen şirketlerin ürünleri nerede üretilirse üretilsin belli standartları sağlıyor. Ancak aynı işi göreceğini iddia eden ve kendi markasıyla pazara giren şirketlere biraz inceleyerek yaklaşmakta yarar var.

İşin içine birde korsan, kopya, marka model benzetilerek üretilen ürünler girince sorun daha karmaşık hale geliyor. Burada yasal dağıtıcıların ürünlerini aldığımızda sorun yok. Ancak bir ürünün pazardaki liste fiyatı yasal dağıtıcı tarafından 10 birimken 4 birime, hatta daha düşüğe bulabiliyorsanız, şüphe ile yaklaşın. Ucuza tamah edeyim derken, sağlığınızı dahi etkileyecek bir ürüne sahip olabilirsiniz. Dikkatli davranmakta yarar var.

Bir sonraki yazıda buluşuncaya değin, esene kalın. “Bilgi paylaşıldıkça büyür" görüşünden yola çıkarak, düşüncelerinizi iletin, paylaşın.

Kaynak: Telepati Telekom Dergisi
 
 
Bu yazı 1723 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Elveda Windows XP, Merhaba Windows 7
Mail Attım Geldi mi?
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Ben Hala Hayallerimin Peşinden Gidiyorum”
Ayhan BERMEK

kobifinans "Toplantıları Web Konferans İle Yaparak Bir Yılda 72 Milyon Dolar Tasarruf Ettik"
Murat TÜZÜM
 
kobifinans Elveda Windows XP, Merhaba Windows 7
Engin GEDİK

kobifinans Mail Attım Geldi mi?
Özgür ÇETİN
 
Hintli Girişimciden 100 Dolar’a PC
kobifinans Hindistan’ın Chennai şehrinde faaliyet gösteren ...

"10 Yıl Sonra Buranın Genel Müdürü Olacağım" Demiştim
kobifinans Xerox Türkiye Genel Müdürü Mehmet Sezer henüz 4. sınıfa ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010