KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   02 Aralık 2008, Salı
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Pazarlama
Satış
Yönetim
Vergi ve Muhasebe
e-Ticaret
KOBİ Destekleri
Kişisel Gelişim
Dış Ticaret
Yeni Girişim
Marka
Finansman
Ofis Teknolojileri
Kalite
İnsan Kaynakları
Bayilik ve Franchising
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Risk Yönetimi
İnovasyon

En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Çalışılacak En İyi Kurumlar Hangileri?
Geçtiğimiz günlerde yetenek yönetimi hizmeti veren uluslararası bir kuruluşun, StepStone’nin yaptığı bir anketin sonuçları yayımlandı. Sekiz Avrupa ülkesinde 12 bin 711 çalışana sorulan ‘Şirketinizi arkadaşlarınıza önerir misiniz?’ sorusuna deneklerin yüzde 62’sinin ‘Hayır’ yanıtı vermiş olması farklı yorumlara yol açtı. Ben bu yorumların dayandığı perspektifin dışına çıkarak kendi yorumumu aktaracağım.

Deneklere göre bu yanıtın iki temel gerekçesi var: İşinde mutlu olsa da, özel hayatıyla çalışma hayatını birbirine karıştırmama arzusu (yüzde 29) ve kurumun bazı uygulamalarını beğenmemek (yüzde 33). ‘Evet, bu şirkette çalışmaktan mutluyum ve arkadaşlarıma da öneririm’ diyenler yüzde 37’yi; ‘Bu şirkette çalışmaktan memnunum, ama özel hayatımla çalışma hayatımı karıştırmamayı tercih ederim’ diyenler ise yüzde 29’u oluşturuyor. Sekiz ülke içinde, çalıştığı şirketten en çok şikâyet edenler Akdenizliler (özellikle Fransızlar ve İtalyanlar).

21. yüzyılın ilk sekiz yılına bakıldığında, çalışma dünyasında çalışanları mutsuz eden birçok sorun olduğunu gözlemleyebiliriz. Çalışma hayatı ile özel yaşam arasındaki denge, pek çok kuruluşta fiilen özel yaşamın ortadan kalkmaya başladığı sınıra kadar kaymış durumda. Çalışmadan yana ortaya çıkan bu kayma, iş yükünün ölçüyü aşması, çatışan görev talepleri, yoğun iş seyahatleriyle (vb.) kendini gösteriyor. Bunlar da işyerinde strese, depresyonu çağrıştıran tepki ve uyku bozukluğuna yol açıyor. Mutsuz çalışanların, şirketlerini arkadaş ve yakınlarına önermesi beklenemez. Çoğunlukla iş güvencesi kaygılarıyla çalıştığı kurumdan ayrılamayan mutsuz çalışanlar, arkadaşları ve yakınlarının aynı kaderi paylaşmasını tercih etmeyecektir.

Farkları Neler?
Fortune dergisinin her yıl yayımladığı ‘çalışılacak en iyi kurumlar’ listesi, çalışanların bakış açısından, 1000 kadar kurumun özel uygulamaları çerçevesinde incelenip, elemeler sonucunda ilk 100’ün belirlendiği bir çalışma. Esinlendirici liderlik, işyerinde mükemmel ortam, esnek zaman, cömert yan ödemeler, gelişime olanak sağlanması ve anlam duygusu gibi kurumsal özelliklerde en iyi olanlar belirlenerek bir eleme gerçekleştiriliyor. Kazanan kurumlarda çalışanlar, yönetimlerine güvenip çalışmalarından ve kurumlarından gurur duyar ve çalışma arkadaşlarıyla takımdaşlık duygusu yaşar.

Örnek kurumlar yaratmak isteyen örgütsel mimari liderleri, şu soruları sorabilir: Çalışanların zihinsel sağlığına katkıda bulunmak için hangi adımları atmalıyız, kurumları çalışılacak mükemmel yerler yapan psikolojik etkenler nelerdir, mevcut insan kaynağının potansiyelini tam olarak değerlendirmek için ne yapabiliriz? Maalesef kâr, ticari başarı elde etme kaygısının egemen olması, günümüzde pek çok kurumda insana yöneltilecek kaygıya pek izin vermiyor. Örgütsel özdeşleşme/sadakat önemini giderek yitiriyor ve yönetimlerle çalışanlar arasındaki psikolojik sözleşmeler giderek tarihe karışıyor.

Halbuki, örgütsel liderliğin bir ‘kolektif anlam sistemi kurumlaştırması’ gereği açık. Burada kastedilen, çalışmanın çalışanlara bir anlam katacak şekilde yapılması ve çalışanların değerli olarak algıladığı amaçlara yönelmesi. Ayrıca kurumun misyonu, vizyonu, kültürü ve yapısıyla çalışanları için cazip bir bağlayıcı niteliğe sahip olması ve liderlerin sözüyle eylemlerinin bir olması esastır. Çalışanlar kurumlarında bir denge ve tamamlanmışlık duygusu yaşamalı. Bu tür ortamlar çalışanlarda etkinlik, yetkinlik, özerklik, inisiyatif, yaratıcılık ve girişimcilik gibi duygular üretebilir.

Çalışılacak en iyi 100 şirket, ne yazık ki, günümüzde istisna teşkil ediyor. Bu müstesna kurumlar, 21. yüzyılın standartlarını belirleyecek. Bu tür kurum iklimleri, stresin panzehirini sunabilir, daha sağlıklı bir varoluş sağlayabilir. Kişisel ve örgütsel yaşam arasındaki dengeyi destekleyebilir. Doğal olarak, bu gibi kurumların çalışanları gönül rahatlığıyla şirketlerini herkese önerebilir.

Kaynak: Milliyet İnsan Kaynakları Gazetesi

www.insankaynaklari.com

 
 
Bu yazı 1478 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Mobilite (Kablosuzluk) Ne Demektir?
Mobil Teknolojiler Nelerdir?
Bluetooth Nedir?
Kablosuz İnternet Nedir?
PALM Cihazı Nedir?
PALM Cihazı Alırken Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir?
Cep Telefonu Seçmenin Püf Noktaları
3G Ne Demektir?
 
  Üyelik Girişi
Haberler

İletişim Harcamalarında Cep Telefonu İlk Sırada

27/11/2008

Blackberry, Satışlarını KOBİ’lerle 2’ye Katlama Peşinde

03/11/2008

Röportaj
Sanal Şirket Nasıl Çalışır?
Şeref HAMARAT

"Teknoloji Artık Hayatın Kendisi"
Lale SARAL DEVELİOĞLU

Konuk Yazar
Aslı TUNÇ
AB Ülkeleri Arasında Cep Telefonu Tarifesi Ucuzluyor


Engin GEDİK
Yaşasın Fiber Optik İnternet

Analiz-Araştırma
Hayat Cep’te Yaşanacak
Mobil Tahminler büyümenin ge­lişmekte olan ...

26/03/2008

2007’de Her 6 Kişiden Biri Cep Telefonu Satın Aldı
GFK Araştırma’nın verilerine göre, Türkiy...

22/02/2008

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik