|
İzmir’de borçlanarak kurduğu Netsis’le ulusal yazılım pazarının önde gelen markalarından birini yaratan Murat Ihlamur, 10 milyon dolar ciroya ulaşan şirketiyle şimdi de Osmanlı coğrafyasında hızlı büyümek istiyor. Netsis; İran, Azerbaycan, Ukrayna ve Mısır’da önemli projeler alıyor.
Türk yazılım pazarının önde gelen markalarından Netsis’in patronu Murat Ihlamur, ürettikleri yazılımlarla 25 milyon dolarlık iş hacmi yarattıklarını, şirket olarak da 8-10 milyon dolar ciroya oturduklarını söylüyor. Ihlamur, Batı Avrupa’da Türk yazılımlarına önyargılı bakıldığını belirtiyor ve "Biz şirket olarak önce İzmir, sonra Türkiye pazarında başarıyı yakaladık. Şimdi de hedefimiz Osmanlı coğrafyasında yayılmak. Çünkü bu coğrafyada Türkler olarak büyük bir sempati görüyoruz" diyor.
Anadolu'yu Çok Gezdik Ihlamur şöyle başlıyor girişimcilik öyküsünü anlatmaya: "Babam subaydı, Anadolu’yu çok gezdik. Ben İzmir’de Endüstri Mühendisliği okudum; sonra da bilgisayar mühendisliğinde yüksek lisans yaptım. Ardından iş hayatına atıldım. Önce yeni kurulmuş olan Ege Bilişim’de ikinci kişi olarak çalışmaya başladım. O firma çok hızlı büyüdü ve Türkiye’de bilişim firmaları arasında ilk 15 arasına girdi. 1991’de ise benim girişimciliğim başladı."
Çalıştığım Şirket Battı Birinci körfez krizinde birçok firma gibi Ege Bilişim’in de olumsuzluklar yaşadığını anlatan Murat Ihlamur şöyle devam ediyor: "Kriz benim için fırsat oldu. 1991 krizinde çalıştığım firmada sıkıntılar başgösterdi ve firmanın sorunları büyüdü batma noktasına geldi. O sırada da ben de borç harç bir şirket kurdum ve Ege Bilişim’deki kadro olarak ’entellektüel sermayeyi’ kaybetmeden topladım. Şirket kurmasak hep birlikte işsiz kalacaktık. Ekip bana inandı, beraber yürüdük. Şu anda iş yazılımları sektöründe ’yerli olarak’ ikinci tümünde üçüncü sıradayız."
90 Milyon Borçlandım Netsis olarak yola çıkarken sermayeyi borçlanarak koyduğunu anlatan Murat Ihlamur, "90 milyon lira sermaye koydum. Yatırımın büyük bölümünü leasing ile yaptık. Kayınpederim kefil oldu. Ayrıca borç da verdi. Babam da borç verdi" diyor. Piyasada o dönemlerde boşluk olduğunu da belirten Ihlamur, "Sektör yeni kuruluyordu. Bu durum bize kaldıraç oldu. Sonra kurumsal projelere de girdik" diye devam ediyor ve şöyle konuşuyor: "Önce küçük işletmelere dönük yazılımlarımız vardı. Birkaç yıl sonra büyük kurumsal projelere girdik. Ticari yazılımlarımız; muhasebe, finansman, satış-satın alma gibi yazılımlarla yürüdük. İstanbul’a geçiş önemli adım oldu bizim için. 1996’da Ericsson ilk büyük işimiz oldu ardından Opel Türkiye, Piyale gibi büyükler geldi. Şu anda 100 kişilik kadroyla çalışıyoruz. Çok büyük iş ortağı networkumuz var. 400’e yakın bizimle ilgili firma var. Bunlarda da 150 civarından bizden onaylı destek uzmanları çalışıyor."
Osmanlı Sınırları Baz Murat Ihlamur, "Şimdi de ihracata başladık. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarını baz alıyoruz. İran’da iki büyük bayilik anlaşması imzaladık ve üçüncü işimizi aldık. Azerbaycan’da 3 büyük projeyi tamamladık. Mısır ve Ukrayna’ya da yerleştik ve projelere başladık. Avrupalıların ’Türkler teknolojiyi yapamaz’ diye önyargısı var. Osmanlı’nın etkin olduğu coğrafyada ise itibarımız çok iyi. Türkler bu bölgelerde çok saygı görüyor. Bölgede birinci olmak istiyoruz."
Yazılım İçin Etkin Stratejiye Muhtacız Netsis Genel Müdürü Murat Ihlamur, Türk yazılım sektörünün ülke geleceği için çok kritik bir sektör olduğunu belirtiyor ve "Eğer teknolojiyi yapamazsak geleceğimizden korkmalıyız. Bu nedenle yazılımda ulusal bilinçle hareket etmeliyiz. Şu anda Türk yazılımcıların hepsi de dünyaya kafa tutacatk güçte ama olması gereken desteği göremiyoruz. Sürekli olarak Türkiye’ye ’bırakın teknolojiyi hizmet sektörüne yönelin’ diyorlar. Bu tuzağa düşmeyelim" diyor. Ihlamur, birçok devletin yazılım konusunda kendi sektörünü çok güçlü stratejilerle desteklediğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor: "Mesela Mısır’da orta ölçekli firmalara iş yazılımları alımlarında yüzde 85 devlet desteği var. Bu destek 50 bin euroya kadar çıkıyor. Bizde KOSGEB’in desteği 8-10 bin euro sınırında kalıyor. İran’da da yazılım sektörünü büyütmek için milyar dolarlar civarında bütçeler ayrılmış. Bizim hükümetimiz de bu konuda çok duyarlı ama henüz çok etkin destekler görülemedi. Bu nedenle nasıl bir strateji olması gerektiğini bir an önce bütün taraflar buluşarak belirlemeliyiz."
Kaynak:Hürriyet Gazetesi
|