Yapısal, fiziksel, hukuki ve ticari incelemelerin yanı sıra, hassasiyetle yaklaşılması gereken bir diğer konuyu “kültür” ve meydana getirdiği kültürel-toplumsal farklılıklar oluşturuyor. İnsanın her türlü davranış yapısını ve alışkanlıklarını etkileyen kültür markanıza bakışa da etki edecektir. Bu nedenle harekete geçmeyi planladığınız her yabancı ülkede düşünülen marka ile ilgili aşağıdaki gibi soruların yanıtları sizi doğru yola götürecektir.
* Kolay okunabiliyor mu?
* Söylenişi rahat mı?
* Akılda kalıcı mı?
* Anlamı, sesi veya biçimi o ülkenin kültürüne ters düşüyor mu?
* Ürün, ambalajı ile uyum içinde mi?
* Ürünü rakiplerden farklılaştırıp, özelliklerini vurgulayabilecek nitelikte mi?
Markayı seçtikten sonra korumak gerekir. Çünkü başarılı markalar şirketin bina, makine gibi varlıkları arasındadır. Onun için her ülkenin yasalarına göre gerekli yerlere başvurarak, marka tescil ettirilmeli ve tescil tarihinden belli bir süre içinde de kullanılmalıdır. Eğer ihraç edilecek ürün bir icat niteliğinde ise, ayrıca patenti de alınmalıdır. Ürünün kullanımı değil de dizaynı orijinal nitelikte ise, sanayi dizaynı tescil ettirilmelidir. Belli bir patent, sanayi dizaynı veya markanın değişik ülkelerde tescilli olup olmadığı her ülkenin ilgili kuruluşlarına sorulacağı gibi, Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Entelektüel Mülk Örgütü’nden öğrenilebilir.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Cem Kozlu’nun “Uluslararası Pazarlama” adlı kitabından yararlanılarak hazırlanmıştır.
|