|
Dış rekabet, sanayileşmiş ülkelerde yaşamın bir parçası haline geldi. Ama fiyatların hayli düşük olduğu ülkelerden giderek daha fazla yeni rakip çıkarken, mm bu rekabetin doğası değişiyor. İki araştırmacı, pazarlara yeni giriş yapanların hepsinin birbirlerine benzemediğini, dolayısıyla şirketlerin ucuzcu ülkelerden kaynaklanan rekabetin türüne uygun stratejik yanıtlar geliştirme gereksinimini duyacağını söylüyor.
Dartmouth’taki Tuck İşletme Okulu’nda Jack Byrne, Uluslararası Ekonomi Kürsüsü profesörü olan Andrevv B. Bernard ile Siemens ACİ nin kurumsal stratejiler bölümünün müdürü olan Peter Koerte, ABD ve Almanya’daki 423 imalatçı şirket hakkında bir araştırma yaptı. Bu araştırmayla faktör maliyetlerinin (özellikle de işgücü maliyetlerinin) üretkenlik¬teki gerilik hesaba katıldıktan sonra bile çok düşük olduğu gelişmekte olan ülkelerden gelen ve fiyat savaşlarının kazanılmasını olanaksız hale getiren rakiplerle karşılaştıklarında, şirketlerin nasıl karşılık verdiği incelendi.
Bulgularına göre yerel şirketlerin stratejileri, yeni giriş yapanların ürünlerinin algılanan kalite düzeyine bağlı olarak değişiyor. 2007 tarihli tartışma metinleri ’Çok Boyutlu Ucuzcu Ülke Rekabetine Stratejik Yanıtlar"da (Siralegic Respon-ses to Multiple Dimensions of Low-Cost-Country Competition), öncelikle dış rekabetin yoğunlaşmasının stratejik yanıt üretme gereksinimini artırdığı teyit ediliyor. Kemer sıkarak, maliyet farkını tümüyle ortadan kaldırmak mümkün olmasa bile, her zaman alınan önlemler arasında maliyet etkinliğinin artırılması da bulunuyor.
Kalite bu noktada önem kazanıyor. İthal ürünler kalitesizse, verilen yanıtlar genellikle pazarlama farklılaştırması ve uzak durma oluyor. Düşük kaliteli ürünlere sahip yeni rakiplerin markaları taklit etmesi kolay olmadığından, yerleşik şirketler iyi bir pazarlama çalışmasıyla konumlarım koruyabilir. Ayrıca, kâr marjlarını yalnızca fiyat rekabeti yapmanın yıkıcı etkilerinden korumak isleyen şirketler, bitişik pazarlara ve pazar nişlerine yönelerek dolaysız rekabetten kaçınabilir.
Ancak rakip ürünlerin kalite düzeyi yüksek olduğunda, yerleşik şirketler farklı yanıtlar üretiyor. Özellikle de. kendi tesislerini aynı ucuzcu ülkeye taşımayı düşünme olasılıkları yükseliyor,. Buradaki akıl yürütmeye göre ilgili ülkedeki işgücü, sermaye donanımı ve altyapı, rakibin kaliteli ürünler çıkarmasını sağlayacak kadar iyiyse, işletmeyi oraya taşıyarak maliyet avantajlarından yararlanılabilir.
Çin ve Hindistan gibi gelişmekle olan ülkeler, kendi büyük girişimlerini, değer zincirinin üst halkalarına yükselebilecek küresel şampiyonlara dönüşmeleri konusunda teşvik ettiğinden, bu yöndeki basınç, gelecekte daha da artacak. Üstelik söz konusu etkiler, yalnızca bu çalışmada üzerinde durulan imalat sanayilerini ilgilendirmiyor. Bernard, "Ucuzcu ülkelerin çok boyutlu rekabeti, hizmet sektörleri için daha da önemli olacak" diyor.
Dolayısıyla, ürün ve hizmetlerin ithalatı artar ve bunların kalite düzeyleri yükselirken, giderek daha çok sayıda şirketin, maliyet yapılarını yeni rekabet koşullarına uyarlamak için Şanghay ve Mumbai’deki (Bombay) gayrimenkul komisyoncularına başvurması beklenebilir.
(Andrevv B. Bernard ile Peter Koerte’nin "Çok Boyutlu Ucuzcu Ülke Rekabetine Stratejik Yanıtlar" başlıklı çalışmalarının kısa bir özeti.)
Kaynak: Milliyet Gazetesi
www.kobi.milliyet.com.tr
|