Özellikle büyük bir genç nüfusa sahip olan Türkiye’de, işletmeler açısından gençliğin özelliklerini ve beklentilerini doğru algılayabilmek büyük önem taşıyor. Ürünlerini gençlere satmak isteyen şirketler, klasik pazarlama yöntemlerinin ötesine geçerek, yeni neslin davranış biçimlerini algılamaya çalışıyor. Bu süreçte işletmelere yardımcı olan şirketlerden birisi olan Youth Republic, 2004 yılında kurulmuş ve gençleri hedefleyen markaların pazar payını ve marka performansını arttırma amaçlı, 360 derece pazarlama çözümleri sunan bir gençlik ajansı. Youth Republic'in hedef kitlesi, 15-18 yaş arası ergenler, 18-25 yaş arası gençler ve 25-30 yaş arası genç profesyoneller.
Günümüzde trendlerin öncelikle gençler tarafından belirlenmesi ve ardından adım adım tüm sektörleri etkilemesinden yola çıkarak kurulan Youth Republic, yalnızca gençleri hedef alan pazarlama stratejileri belirleyerek, kendisini diğer pazarlama ajanslarından ayırıyor. 35 kişiden oluşan ajans ekibi ile 90 üniversitede 140 Kampus Marka Yöneticisi (KMY) ve bağlı ekipleri olmak üzere yaklaşık 2.000 öğrenciden oluşuyor. Ajansta çalışanların yaş ortalaması 25. Ajansın müşterileri arasında Unilever, Monster, Ülker, Avon, KimberlyClark, Cadburry, Coca Cola, Mey gibi şirketler yer alıyor.
Gençlik pazarlamasında dikkat edilmesi gereken unsurlar neler? Gençler anlaşılması, takip edilmesi ve yakalanması zor bir hedef kitle ve markalar bu yolda önemli çabalar harcıyor. Burada tek bir genç profilinden bahsedemiyoruz. Aynı değiller, çok hızlı değişiyorlar, çevrelerini hemen etkiliyorlar. Birçok marka, onları “trend belirleyici olarak” konumluyor ve stratejilerini buna göre hazırlıyor.
Aslında bizlerin gençliğine hiç benzemeyen insanlardan bahsediyoruz. Gençlerle iletişim kurmak isteyen bir markanın, her şeyden önce onları çok iyi anlaması gerekiyor. Bilgiye herkesten hızlı ulaşıyorlar ve yayıyorlar. Olumlu ya da olumsuz yaşadıkları her deneyimi hızla paylaşıyorlar.
Yıllarca markalarla büyüdüler. Samimi olanı da olmayanı da hemen anlıyorlar. Sadakatleri çok düşük ve duygusal bağ kurmak zor. Onlara gerçekçi avantajlar sunmalısınız. Ama yalnızca avantaj sunarsanız, aranızdaki bağ çok inceliyor ve daha iyi teklif aldıklarında arkalarına bile bakmıyorlar.
Unutmayalım ki tüketim ve iletişim çağının çocukları bunlar. Her ne sunuyorsanız anı yakalamanız ve ödüllendirmeniz gerekiyor. Örneğin en sevdikleri diziyi izlemek için 1 hafta beklemek yerine, internetten anında indirip, bir gün sonra çevirisi ile izlemeyi doğal karşılıyorlar.
Gençler kendileri ile daha çok hangi mecralardan iletişime geçilmesini istiyor? En etkili reklam mecrası, kulaktan kulağa pazarlama, internet ve promosyonlar.
Kriz döneminde özellikle gençliğe yönelik pazarlama faaliyetlerinin arttığını söylüyorsunuz. Şirketlerin bu konudaki yaklaşımları nasıl? Kriz döneminde kitlesel mecralar küçülürken, gençlik pazarlaması büyüyor. Kriz döneminde birçok büyük şirket, tüketiciyle birebir iletişime geçebilecekleri platformlarda bulunabilmek, markalarını tüketiciyle doğrudan iletişime geçerek tanıtabilmek için farklı arayışlara girdiler. Kriz döneminde markalar, en az bütçeyle en efektif pazarlama mecrasının arayışında. 2008'in ilk çeyreğine kıyasla, Youth Republic yüzde 250 büyüme kaydetti. Bu büyüme rakamlarının arkasında birçok sebep var. Öncelikle genç nüfus yoğunluğu. Türkiye'nin yarısı 28 yaşın altında. Hem bugünün, hem de geleceğin müşterileri olarak, birçok marka gençlerle onların dilinden iletişim kurmak istiyor. Öte yandan gençler gitgide konvansiyonel mecralardan uzaklaşıyor. Onları artık TV, gazete, dergi gibi mecralarla yakalamak zor. Tam tersine markalar, hayat çemberlerinin içerisine girip deneyim yaşatmak ya da online dünyada karşılarında olmayı tercih ediyor. Bu yöntemler geleneksel mecralardan daha ucuz ve etkili olduğu için de bir talep vardı. Krizde daha da hızlandı.
Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Dünya Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.dunyagazetesi.com.tr
|