Eğer bir mağazanız, restoranınız veya fitness merkeziniz olsaydı ve müşterilerinizi büyük, temiz, parlak camlarla karşılamak ile duvar yazılarıyla, havalardan ötürü yıpranmış posterle ve levhalarla kaplı kalın bir tuğla duvarla karşılamak arasında bir tercih hakkınız olsaydı... Hangisini seçerdiniz? Eğer tam sayfa ilan verebilecek olsaydınız, işinizin, ürünlerinizin, markanızın mı reklamını yapardınız yoksa şirketinizin parasını, mahallenizdeki lisenin bağış etkinliklerini duyurmak için mi kullanırdınız? Ya da üyesi olduğunuz kredi kartlarının sticker’larını mı yapıştırırdınız? Milyonlarca şirket, vitrinlerini, ilanlarını, kamyonlarını, kataloglarını ve kartvizitlerini, müşterilerle iletişimini bulandıran gereksiz sözlerle kalabalıklaştırıyor.
Vitrinler, vitrinlere bakan müşteriler içindir. Kapınızdan içeri girmek, satıştan önce gelen ilk müşteri eylemidir. Mağazanızın ve vitrininizin güzelliğini neden kredi kartı yapıştırmalarıyla ve mahalledeki etkinliklerin ilanlarıyla bozuyorsunuz? Müşteriler mağazanızda zaten bütün kredi kartlarının geçerli olmasını bekler. Kapılarınızı bir kredi kartı kolajına dönüştürmek gereksizdir, anlamsızdır. Vitrininiz ilan tahtası değildir. Vitrininiz, ürünlerinizi sergileme, müşterilerin beğenisini kazanma ve ilgisini çekme yeridir. Eğer Lions Kulübü’nün düzenlediği gözlemeli kahvaltının ilanlarını sergileme ihtiyacı hissediyorsanız, bu ilanları mağazanızın arka bölümündeki ilan tahtasına asın. İlgili müşteriler, ilanları görmek için sizin ürünlerinizin yanından yürümek zorunda kalırlar. New York’taki 5’inci Cadde’nin usta tüccarlarından ders alın. Onların tatiller için hazırladıkları vitrin düzenlemeleri, herkesin mağazalarına gitmek istemesine yol açar, iyi bir reklam olur ve alışveriş deneyimini güzelleştirir.
Müşterilere ulaşmak için yaptığınız her şey net, açık ve yalın olmalıdır. Bir ilanda tek bir mesaj olmalıdır, yüz tane değil. Telefon numaralarıyla, adreslerle, birden çok mesajla ve "Hatalıysam Arayın" yazılarıyla kaplı kamyonlar hiçbir şey iletmez. Üzerinde MBA, CLU, PhD, FDAC gibi bir dizi kısaltma bulunan kartvizitler, yalnızca kendi kendinizi tatmin etmenize yarar ve kafa karıştırıcıdır. Duvar değil pencere, ilan tahtası değil reklam panosu. Karışıklık değil mesaj. Kargaşa değil netlik.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Jeffery Fox’un “Zirvenin Yolu” adlı kitabından derlenmiştir.
|