Sosyal medya siteleri deyince akla ilk olarak Facebook ve Twitter geliyor. 350 milyon üyesi olan Facebook’a her ay yaklaşık 2,5 milyar fotoğraf yükleniyor. Facebook’a rakip olarak gösterilen Twitter ise 65 milyon civarında üyeye sahip… Türkiye şu anda Facebook kullanımında dünyadaki ülkeler arasında ilk 5’te bulunurken, Twitter’da ise henüz ilk 10’a girememiş durumda.
Her iki sosyal medya, son dönemlerde kaçınılmaz olarak şirketlerin de dikkatini çekmiş durumda. Özellikle kurumsal şirketler, Facebook ve Twitter’da sayfa açarak hem çalışanları hem de müşterilerinde aidiyet duygusu yaratmayı hedefliyor. Ancak asıl amaç, reklam ve pazarlama mecrası olarak bu ağlardan faydalanmak…
Holdinglerden moda markalarına, GSM operatörlerinden sanat merkezlerine pek çok sektörden şirket Facebook ve Twitter’da yer alıyor. Bu yolla yenilikçi ve dinamik yüzünü ortaya koyan şirketler, söz konusu mecralardan farklı amaçlar için faydalanıyor. Twitter, daha çok ürünler ve kampanyalarla ilgili, kısa ve güncel bilgilere yer verilen bir mecra. Facebook, bunların yanı sıra şirketin hem eski hem de mevcut çalışanlarının iletişimde olmasını sağlıyor.
Şirketlerin bu ağlarda aktif olarak yer alması ise göründüğü kadar kolay değil. Sayfanın ve bilgilerin sürekli güncellenmesi gerekiyor. Birçok şirket ise, ciddi bir mesai gerektiren bu iş için, genellikle pazarlama departmanları bünyesinde "sosyal medya uzmanları" çalıştırıyor. Sosyal medya sitelerini kullanan bilinçli "müşteri" sayısının artması da, şirketlerin bu işe daha da eğilmesini sağlıyor.
Tanıtım İçin Bire Bir Birçok şirketin, sürekli gelişen ve yaygınlaşan sosyal medyada yer almalarının nedeni ise açık: Hem Facebook hem de Twitter, her yaştan kişinin kullandığı ve bilgi paylaştığı ortamlar. Her iki sosyal ağda da müşterilerin, çalışanların, aracıların buluşabileceği, görüş alışverişinde bulunabileceği, şirketle ilgili bilgilere keyifli bir ortamda ulaşabileceği ve aidiyet duygularını artıracağı bir yapı oluşturmak mümkün. Sosyal medyada yer alarak daha fazla kişiye ulaşan bu şirketler, böylelikle şirketi tanıtabilme fırsatı da elde ediyorlar.
Hızlı Geri Dönüş Şart Türkiye’nin her yerinden ve her yaş grubundan 36 milyon müşteriye hizmet veren Turkcell de hem Facebook hem de Twitter üyesi. Turkcell Kurumsal İletişim Bölüm Başkanı Filiz Karagül Tüzün’e göre, özellikle Facebook yüksek sayıda müşteriye ulaşmak için önemli bir kanal haline gelmiş durumda. Facebook’taki paylaşımların daha kişisel ve samimi özellikler taşıdığına değinen Tüzün; "Bu nedenle, Facebook’taki iletişim çalışmalarımızı müşterilerimizin birbirleriyle paylaşabileceği, katılım gösterebileceği kurgular üzerine planlıyoruz" diyor.
Tüzün’e göre, Türkiye’de gelişen bir kullanım grafiğine sahip olan Twitter, daha yüksek mesajlaşmaya izin veriyor. Bu ağda çift taraflı bir veri akışı olduğuna değinen Tüzün; "Bu nedenle müşterileri tüm yeniliklerden haberdar etmek kadar, onlardan gelen iletilere yanıt vermek, daha da önemlisi markaya dokunabilecekleri bir mecra daha yaratmak bizim için önem taşıyor" diyor. Turkcell, sosyal medya sayesinde iletişimine başladığı herhangi bir konuyla ilgili çok hızlı dönüşler alabiliyor ve bu mecralardaki diyalogunu uzun süredir devam ettirdiği için, takipçilerinin sadakati ve aldığı geri bildirimlerin kalitesi her geçen gün artıyor.
Derdinizi 140 Karakterle Anlatmalısınız Web tasarım şirketi Mingus Design’ın kurucusu Berk Özler, sosyal medya sitelerini kullanan kişilerin TV izleyicisinden daha bilinçli bir kesim olduğuna dikkat çekiyor. Şirketlerin bu açıdan gerçek hedef kitlesine ulaşma imkanına sahip olduğunu belirten Özler’e göre, bu da sosyal medyaya her geçen gün daha çok şirketin gelmesini sağlıyor. Sosyal ağlarda TV’dekinin aksine didaktik olmayan, dolaylı reklamlara yer veriliyor. Bu sayede kullanıcı pasif değil, aktif konumda bulunuyor. Dolayısıyla şirketin mesajını en kısa ve sade biçimde vermesi gerekiyor.
Özler’in bu konudaki önerileri ise şöyle: “Twitter’daki sayfanızda vereceğiniz içeriğin en fazla 140 karakterden oluşması gerekiyor. Çünkü sosyal medya kullanıcıları size TV izleyicisi kadar zaman ayırmıyor. Sayfanıza üye olan, sizi takip etmek isteyen kişiler gerçek hedef kitlenizi oluşturuyor. Ve bu kişilere en doğru, en öz içeriği vermek durumundasınız.”
Twitter’ın Facebook’a göre daha etkili bir tanıtım mecrası olduğunu düşünen Berk, bunun sebebini ise şöyle açıklıyor: "Twitter’ın aksine, kullanıcının Facebook’ta bir sayfayı takip edebilmesi için ilgili sayfaya gitmesi gerekiyor. Yine Facebook’ta şirket sayfaları daha çok tartışma platformu gibi işliyor. Twitter ise hedefi tam 12’den vuruyor. Her şeyden önce içerikler kısa olduğu için şirketlerin haberlerini rahat takip edebiliyorsunuz. Facebook’ta yer alan şirketlere önerim, direkt reklam kokmayan, eğlenceli bir uygulama geliştirmeleri olacak. İlk amacınız eğlendirmek, sonra bilgi vermek olmalı."
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Para Dergisi’nden derlenmiştir.
www.paradergi.com.tr
|