Algılama araştırmaları konusunda haklı bir itibara sahip ERA Research & Consultancy firmasının kurucu ortaklarından Elvan Oktar dostumuz bir fıkra göndermiş. Üzerine de şöyle bir not düşmüş: İşte araştırma böyle bir şey Ali Bey...
“Ünlü bir futbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu. Futbolcu yakalanmıştı. Ama karısının cesedi ortada yoktu. Duruşma Amerikan filmlerindeki gibiydi. Futbolcu sanık sandalyesinde oturuyor, kucak dolusu parayla tuttuğu avukatı jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu: ‘Sayın jüri üyeleri, müvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum. Buna az sonra sizler de inanacaksınız. Neden mi? Bakın, şimdi 1’den 10’a kadar sayacağım ve müvekkilimin öldürdüğü iddia edilen karısı bu kapıdan içeri girecek...’
Avukat başlamış yavaş bir tempo ile saymaya: ‘1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10...’ Bütün jüri kapıya dönmüş. Kimse girmemiş içeri. Bir savunma dâhisi olan ve aldığı parayı hak etmeye çalışan avukat, öldürücü hamlesini yapmış: ‘Bakın, siz de kadının öldüğüne inanmıyorsunuz. Çünkü hepiniz içeri girecek diye kapıya baktınız. İşte kararı buna göre vermenizi rica ediyorum.’
Jüri kararını vermek üzere arka bölmeye çekildiğinde, salondaki herkes eminmiş: Beraat... 10’a kadar sayma ve herkesin başını kapıya dönme sahnesi çok etkileyiciymiş. Jüri uzun kalmamış kendine ayrılmış odada. Salona dönmüş ve başkan soğuk duş etkisi yaratan kararı açıklamış: Suçlu!
Salon donmuş kalmış... Mahkeme çıkışında avukat, bayan jüri başkanına yaklaşmış ve sormuş: ‘10’ a kadar saydığımda siz de diğer üyeler gibi kapıya bakmıştınız. Neden böyle bir karara imza attınız?’
‘Haklısınız’ demiş jüri başkanı; ‘Ben de kapıya merak ve beklentiyle baktım, ama sizin müvekkiliniz kapıya bakmıyordu!”
Elvan Hanım, e-postasının sonuna, benim gibi fıkraların ana fikrini anlamakta zorlanacakların işini kolaylaştırmak adına bir de kilit mesaj cümlesi yazmış:
“NOT: En iyi analist herkes bir noktaya bakarken, o noktaya yönelen bakışları izleyen kişidir!”
Kaynak: Akşam Gazetesi
www.aksam.com.tr
|