|
Halkla ilişkilerin ne olduğundan çok ne olmadığının tartışıldığı günümüz iletişim ortamında, temel atma, açılış, kuruluş yıldönümü, defile gibi organizasyonların hangi meslek dalının disiplini içinde yorumlanacağına açıklık getirilmesi gerekiyor. Ortada böyle bir belirsizlik söz konusu olunca, halkla ilişkiler şirketlerinin asli işlerinin de yukarıda sıralanan çalışmaları yapmak olduğu zannedilir. Hatta düzeni, kürsüsü, kırmızı halısı, yakalara takılacak rozetlere kadar düzenlemeleri organize etme imkanı olan bir takım halkla ilişkiler şirketlerinin olduğu da biliniyor.
Peki; işin doğrusu nedir? Eğer halkla ilişkiler disiplini, uzun dönemde elde edilmesi amaçlanan kurumsal iletişim yönetimi olarak algılanıyorsa, her şeyin yerli yerine oturması kaçınılmazdır. Önemli olan, halkla ilişkilerin stratejik planlamasının kimin tarafından yapıldığıdır. Bu bakış açısı ile değerlendirildiğinde, yukarıda sözünü ettiğimiz etkinlik türlerine doğru insanlar davet edilir, doğru iletişim zincirinin, doğru mesajlar ile verilmesi sağlanır.
Tartışmanın bu noktasında ister istemez şu hususu irdelememiz gerekiyor. Temel atma, açılış, kuruluş yıldönümü ve benzeri organizasyon etkinlikleri iletişim planının içinde, bilinçli olarak mı yer alıyor? Yani bu tür etkinlikler kamuoyu oluşturma stratejisinin birer parçası mıdır? Yoksa; diğer şirketlerin rekabet anlayışına karşı hareketle ‘gösteriş amaçlı’ para savurganlığı mıdır?
Bir halkla ilişkiler şirketi için önemli olan neyi, niçin yaptığını bilmektir. Kaldı ki günümüzde, halkla ilişkiler şirketleri, müşterisi ile birlikte, “neyin, ne için yapılmakta olduğuna” birlikte karar vermekte ve işin uygulama tarafını, müşterisi adına bir organizasyon şirketine verip, gerekli denetimi de gerçekleştirme yoluna da gidebilmektedir. Dolayısıyla halkla ilişkiler şirketlerinin, kendi bünyesinde konumlandırdığı bu tip organizasyonlara yönelik farklı bir departmanı söz konusu değilse, mum-şamdan çiçek seçimi, masa örtüsü, peçete renkleri gibi konulardan başka görevler üstlenmesi gerektiği gibi bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Kaynak: Salim Kadıbeşegil’in “Halkla İlişkilere Nereden Başlamalı?” isimli kitabından yararlanılarak hazırlanmıştır.
|