Demir Karpat Polat, ulusal ve uluslararası pek çok reklam yarışmasından ödüllerle dönen bir reklamcı. En son Cannes Lions ve Golden Drum'daki başarısıyla ses getiren DDB&CO Ajansı Başkanı Polat; "Ödüller, iyi reklam anlayışımızın dünyadakiyle aynı olduğunun bir göstergesidir" diyor ve Türk reklamcılığının artık dünyada hak ettiği saygıyı görmeye başladığını vurguluyor.
3,5 yıllık bir ajans olarak, hem yurt içinde hem de yurt dışında pek çok reklam yarışmasından ödülle dönüyorsunuz. Özellikle son dönemde yurt dışındaki bu başarılı sonuçları neye bağlıyorsunuz? Ödüller, iyi işin tescilidir. Reklamcılıkta bazı kıymetler var. Yaratıcı fikir, işin en önemli kısmı. Konsantre olabileceğiniz noktalar var; müzik, kullanılan ünlü gibi. Ben hep fikre konsantre oldum. Çünkü iyi bir fikir, reklamın işe yarayacağının teminatıdır bana göre.
Türk reklam sektörünün son yıllardaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk reklamcılığı, dünyada ilk kez hak ettiği saygıyı görmeye başladı. Bizim, fikirlerin üretimi ile ilgili ön yargılarımız var. İyi işlerin hep ABD ya da Avrupa’dan çıkabileceğini düşünüyoruz. Onlar uzun zamandır bu işi yapıyor çünkü. Ama büyük tecrübeler, bazen yük olur. Biz genciz ve daha iyi fikirler üretebiliriz. Bu ödüller de bunun göstergesi. Yeni ve genç olmak, taze fikirleri ortaya çıkartıyor. Bu da ödül getiriyor.
Son dönemde dünyada geleneksel mecradan interaktif mecraya hızlı bir geçiş var. Türk reklam sektörü ve reklam verenler bu gelişmenin farkında mı, bu geçişi biz de yakalayabiliyor muyuz? Daha yakalayamıyoruz aslında. Türkiye’de mobil ve internet reklamcılığı iyi durumda. Ama internet hızı, kullanıcı sayısı ve yabancı dil bilgisinin son yıllarda artması nedeniyle interaktif reklamcılık hizmeti, reklamverenlere yeni yeni sunuluyor. Bu noktada reklamcılar çok iyi performans gösteriyor. Fakat reklamveren geleneksel mecrada ısrarlı. Klasik mecralar, hala Türkiye’de birim maliyetinden en çok geri dönüş alınan mecralar. Ama bazı reklamverenler interaktif mecrada farklı hedef kitlelerine ulaşmak için çok güzel işler yapıyor.
Başarılı bir reklamın olmazsa olmazları neler? Benimle duygusal bir bağ kuruyor mu, beni ödüllendiriyor mu buna bakarım. Uygulama zaten başarılı olmak zorunda. Tüketiciyle ilişki kurması da çok önemli. Bir reklam, hem satışlara hem de markaya bir şeyler katmalı bence. Mecralar üzerinde fikirler üretmek eskidendi. Artık mecradan bağımsız olunması gerekiyor. Yeniliğin anlamlı bir şekilde insanların karşısına sunulması da çok önemli.
Çok ödül alan bir ajanssınız. Çalışmak veya staj yapma konusunda size başvuranlar çok oluyor mu? Reklamcılık, hala ustaların yanında öğreniliyor. O yüzden gençler iyi reklamcıların yanında işe başlamak istiyor. Biz burada onlara kendilerini gösterebilecekleri ortamı sağlıyoruz, bu nedenle de tercih ediliyoruz. Bizim çalışanlarımızın çoğu işe burada başladı. Tercihimiz bu bizim. Şuan yaş ortalamamız ise 25.
Kaynak: Bu röportaj, www.kobifinans.com.tr için, Ekonomist Dergisi’nden derlenmiştir.
www.ekonomist.com.tr
|