KobiFinans
Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
11 Mart 2010 Perşembe
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim

En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Basel Uzlaşılarının Yetersizliği ve Bankalara Alternatif Model
Orhan Ökmen

Yatırımın Dört Temel Taşı
Wıllıam Bernstein – Ali Perşembe


Finansal Ortaklıklar

Firmalara hisse veya hisseye dönüştürebilir borç şeklinde uzun vadeli yatırım yapan, firmalara finansmandan başka yönetim, ilişki desteği de sağlayan ve farklı şirketlere yapılan yatırımlar sayesinde risklerini yayan fonların yaptıkları yatırımları Finansal Ortaklıklar altında değerlendiriyoruz. Hep birlikte Finansal Ortaklıklar olarak tanımladığımız "Risk Sermayesi" veya "Direkt Özsermaye" yatırımları dünyada en hızlı büyüyen finansman araçları olarak izleniyor. Halka arz veya bono ihracı gibi sermaye piyasaları araçlarının ve banka borcunun uygun şartlarla sağlanamadığı durumlarda kaynakların gelecek vaat eden şirketlere ve projelere aktarılmasında finansal ortaklıklar önemli rol oynuyor.

Risk Sermayesi - Direkt Özsermaye
Şirketlerin veya projelerin içinde oldukları büyüme süreçleri ve finansman sebebi açısından incelendiğinde farklı aşamalarda şirketlere finansal ortaklık yatırımları yapılabiliyor. Çekirdek, başlangıç, erken aşama, gelişme, köprü ve yönetim değişimi finansmanı olarak sıralanan aşamalar Risk Sermayesi ile Direkt Özsermaye arasındaki farkı da ortaya koyuyor. Bu fark çoğu zaman çok belirgin olmasa da, henüz fikir, işletme planı, ürün geliştirme gibi çekirdek, başlangıç ve erken aşamalardaki kurulmuş veya kurulmakta olan teknoloji veya servis ağırlıklı şirketler Risk Sermayesi fonları tarafından finanse edilirken, Direkt Özsermaye fonları daha ileri aşamadaki şirketlere gelişme, köprü ve yönetim değişikliği finansmanları yapmakla ilgileniyor. Direkt Özsermaye fonları belli büyüklüklere ulaşmış (Türkiye’de kabaca 10 milyon doların üzeri ciro), faaliyet karlılıkları yüksek, hızlı büyümekte olan, önemli pazar payları ve önemli sektöre giriş engelleri yaratmış şirketleri tercih ediyorlar. Finansal sıkıntı nedeniyle faaliyetleri, büyümesi etkilenen veya finansman kaynaklarına ulaşamamaktan dolayı karlı projelerini gerçekleştiremeyen şirketler, finansal ortaklık sayesinde giren sermaye sayesinde değer yaratıyor ve bu değer şirket (dolayısıyla şirket sahipleri) ve fon arasında ileride paylaşılıyor.

Risk Ve Getiri
Finansal ortaklıkları ucuz sermaye olarak değerlendirmemek gerek. Aksine fonlar yatırım yaptıkları şirketlerden, daha fazla risk nedeniyle, kredi veya borsada işlem gören hisselerden çok daha fazla getiri bekliyorlar. Yatırımcı için yüksek olan risk ise yatırım yapılan şirket açısından, kredilere kıyasla çok daha düşük kalıyor. Bankalar borç verdikleri şirketlerden belli takvime göre faiz ve anapara ödemeleri beklerken, fonlar şirketi böyle bir yükümlülüğe sokmuyorlar. Fonların beklentisi ise, 2–5 yıl gibi uzunca bir süre sonrasında şirketteki yatırımlarını borsaya açılarak veya bir stratejik yatırımcıya satarak nakde çevirmek. Tabii yeteri kadar nakit akımı yaratılmışsa, şirket ortaklarına geri satış da seyrek görülse de fonların çıkış yöntemlerinden birisi.

Fonların Yapısı
Bankalar nasıl mevduat ve diğer fonları kredi olarak şirketlere sunan finansal aracılık görevi üstleniyorlarsa, finansal ortaklık fonları da yatırımcılar ile şirketler arasında bir aracılık görevi üstlenmektedirler. Yatırımcı, fon ve yatırım yapılan şirketler bu aracılığın üç önemli aktörüdür. Bu ilişkiyi ilk olarak tanımlayan Harvard Üniversitesi’nden William Sahlman, hem akademik hem de profesyonel bir literatür oluşmasına katkıda bulunmuştur.

Yatırımcı ile fon arasındaki ilişki fonun yapısı ve şartları ile düzenlenmektedir. Bu amaçla kurulan fonların en yaygın şekli limited ortaklık şeklinde kendini göstermektedir. Örneğin 50 milyon dolarlık bir fonu yönetmek için kurulan yönetim şirketi fonun asil ortağı olarak fona 1 milyon dolar yatırmakta, emeklilik fonları, sigorta şirketleri, zengin kişiler veya diğer fon yönetim şirketlerinden de fona limited ortak şeklinde 49 milyon dolar toplanmaktadır. Yönetim şirketi fonun senede yüzde 2 gibi bir yüzdesini yönetim ücreti olarak kullanmakta, ve fonun ileride kazanacağı (yüzde 10 gibi) belli bir yüzdenin üzerindeki getirisinden de yüzde 20 gibi bir başarı primi almaktadır. 50 milyon dolarlık fonu 4 sene sonunda yönetim ücretlerinden sonra örneğin 120 milyon dolar haline getiren yönetim şirketi kaba bir hesapla 4 sene boyunca 1’er milyondan toplam 4 milyon dolar yönetim ücreti, dört sene sonunda da (120 – 50 (1,1)4) x 0,2 = 9,3 milyon dolarlık bir başarı primi elde edecektir. Aynı zamanda kendi yatırdığı 1 milyon dolarlık sermaye de başarı primi çıktıktan sonra 2,2 milyon dolar olarak geri dönecektir. Dolayısıyla 1 milyon dolar sermaye yatırmış, fon şirketinin 4 yıldaki toplam kazancı yaklaşık 14,5 milyon dolar olacaktır. Yatırımcılar ise 4 yılsonunda paralarını iki mislinden fazla hale getirerek yılda yüzde 22’lik bir getiri elde etmiş olacaklardır. Limited ortaklık şeklinde kurulan fonlar limited ortak olan yatırımcılar ile asil ortak olan fon yöneticilerinin beklentilerini aynı doğrultuya getirmekte olan en ideal finansal ortaklık fon yönetim şeklidir. Bu yapı dahilinde fon yöneticisi hem kendi sermayesine getiri kazanmak, hem de yüksek başarı primi kazanmak ve en önemlisi ileride başka fonlara yatırımcıları çekebilmek için yönettiği fonun başarılı olmasına çalışacaktır. Bu yöntemin dışında, büyük şirketlere ait fonlar, halka açık fonlar da bulunsa limited ortaklıklar en yaygın fon yönetim şekli olarak karşımıza çıkıyor.

Kaynak: www.pdf.com.tr

 
 
Bu yazı 2093 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Risk Sermayesi Nedir?
Risk Sermayesi Kime/Kimlere İlgi Duyar?
Risk Sermayesi Hangi Konulara İlgi Duyar?
Risk Sermayesinin Özellikleri Nelerdir?
Risk Sermayesi Finansman Türleri
Risk Sermayesi Şirketi Türleri
Risk Sermayesi Fonlarına Nasıl Başvurulur?
Risk Sermayesi Nasıl Yatırım Yapar?
Risk Sermayesinin Ana Kaynakları Nelerdir?
Risk Sermayesi ile Finanslama Süreci Nasıl İşler?
Risk Sermayesi Nedir?
Risk Sermayedarı ile Melek Yatırımcı Arasındaki Fark
Risk Sermayesi (Venture Capital, VC)
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010