Tüm dünyada bankacılıktan sonra en yaygın biçimde kullanılan finansman yönetimi olan faktoring sistemi, özellikle KOBİ’lerin ticaretinin fonlanmasında önemli rol oynuyor. Faktoring ile çalışan şirketler, alacaklarını garanti altına alarak, esnek bir finansman modeli ile çalışabiliyor. Ağırlıklı olarak reel sektöre fon sağlayan sektörün en büyük sorunu ise yeterince tanınmamasından dolayı sağladığı avantajların bilinmemesi… Sektörün işleyişini daha sağlıklı ve yasal bir çerçeveye oturtacak olan “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri” konulu yasa tasarısının kanunlaşmasının ardından, sektörün potansiyelini daha etkin kullanması bekleniyor.
Faktoring sektörünün Türkiye’deki durumunu, sistemin KOBİ’lere sağladığı avantajları ve yasa sonrası sektörün nasıl şekilleneceğini Faktoring Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Ataman ile konuştuk.
Borç ve alacak yönetiminde faktoringin konumu nasıl? Faktoring, en genel anlamı ile mal ve hizmet satışlarından doğan vadeli alacakların temlik yolu ile bir faktoring kuruluşuna devredilmesi ve bu alacakların faktoring şirketi tarafından yönetilmesidir. Faktoring, özü itibariyle bir finansman sistemidir, dolayısıyla risk değerlemesi, sistem içerisinde birinci öncelik olarak yer alıyor. Riskin belirlenmesi ve bu belirlenen riskin alınıp alınmayacağı ilk adımdır. Riskin alınmasına karar verilmesinin ardından, satıcı şirketin alacaklarını faktoring şirketine temlik yani devir etmesi ile hukuksal alt yapı oluşur. Satıcı şirkete, talep edilmesi durumunda faktör şirket tarafından fon sağlanır. Daha sonra vadesinde, alıcı şirketin borcunu ödemesiyle işlem tamamlanmış olur.
Sektörün Türkiye’de geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Dünya ile karşılaştırdığınızda nasıl bir tablo ile karşılaşıyoruz? Türkiye’de kısa bir tarihe sahip olan faktoring sektörü, bunun aksine çok hızlı büyüme sergiledi. 2008’in son çeyreğine kadar önemli büyüme oranları yakalandı. Ancak krizin etkisiyle büyümede şu an için bir yavaşlama olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan, sektör her yıl yaklaşık 72.000 şirkete finansman yaratıyor. Türkiye’deki faktoring işlem hacmi, dünyadaki faktoring şirketlerinin işlem hacimleri ile kıyasladığında pazardan aldığı pay oldukça düşük. Faktoring cirosunun GSMH içindeki payı İngiltere’de yüzde 15, İtalya’da yüzde 9, Fransa’da yüzde 7 iken, Türkiye’de bu oran yalnızca yüzde 4 civarında seyrediyor. Bu nedenle henüz ulaşılamamış bir hedef kitle olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla sektör potansiyelini henüz tam olarak kullanmıyor. Faktoringin öneminin, ilerleyen dönemde daha iyi anlaşılacağını ve bununla paralel olarak artacağına inanıyoruz. Sektör, önümüzdeki 3–4 yıl içinde 100 milyar dolar ciroya ulaşabilme potansiyelini taşıyor.
Sektör 2008 yılında rakamsal olarak ne kadar büyüklüğe ulaştı? Bilindiği gibi, 2006 yılından beri faktoring şirketlerinin işleyiş ve denetimi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu‘nun (BDDK) sorumluluğunda… BDDK’nın verilerine göre, 2008 yılında sektörün cirosal büyüklüğü 27,22 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın 23,7 milyar doları yurtiçi faktoring işlemlerinden elde edilirken, yurtdışı işlemlerin cirosu ise 3,5 milyar dolar oldu. Faktoring Derneği üyesi 47 şirketin 2008 yılı verilerine göre ise, üye şirketlerin yurtiçi ve yurtdışında gerçekleştirdikleri faktoring işlemlerinin cirosu 25 milyon dolar oldu. Faktoring sektörü bu ciro ile bir önceki yıla oranla yüzde 15 oranında büyüme kaydetti. Bu cironun 21,26 milyar doları yurtiçinden, 3,8 milyar doları ise ihracat ve ithalat faktoringinden elde edildi. Bu rakamlara göre, dernek üyelerinin sektörün toplam cirosunun yüzde 86’sını oluşturduğunu söyleyebiliriz.
Faktoring sistemi ile çalışmak KOBİ’lere ne gibi avantajlar sağlıyor? Faktoring, ticaretin olduğu her alanda uygulanabilir bir finansman modelidir. Faktoring sistemi, şirketler için finansman kaynağı olmanın dışında, alacakların garanti altına alınmasını, böylece tahsilat operasyonu gibi önemli bir yükten kurtulmalarını sağlıyor. Faktoring, yurt içinde veya dışında şirketlerin tanımadıkları ülkelere ve müşterilere satış olanağı yaratıyor. Alıcılar hakkında istihbarat sağlayarak şirketlerin riskini minimum seviyeye indiriyor. Şirketlere mali verileri çok güçlü olmasa da hızlı ve uygun maliyetle fon olanağı sağlıyor. Alacakların tahsilinde şirketlere hem zaman hem de insan kaynağı avantajı sunuyor. İhracatçı şirketler, garanti hizmetinden yararlanarak dış piyasalarda pazar paylarını risksiz şekilde artırma imkanı bulabiliyor. Sistemi kullanmanın en önemli artılarından biri de, dengesiz para akışı karşısında satıcıya likidite sağlaması… Böylece şirketler dış kaynağa gerek duymadan nakit akışını kendi kaynakları ile düzenleme ve büyüme olanağını yakalayabiliyor.
Geniş çerçevede baktığınızda ise şirketin değerliliğini arttırıyor; rekabet gücü ve yeni pazarlara girme olanağı yaratıyor.
Faktoring, sahip olduğu işi ve içinde bulunduğu pazarı geliştirmek isteyen KOBİ’lerin “finansman çözüm merkezi” olarak da tanımlanabilir. Faktoring ayrıca ihracat yapan KOBİ’ler için finansman yaratıyor, yurtdışı alacaklarını güvence altına alan bir “iş ortağı” gibi çalışıyor. Örneğin, 2008 yılında toplam ihracatın 2,14 milyar doları, sektörün yurtdışı faktoring yoluyla yarattığı finansmandan oluşuyor.
Faktoring Derneği olarak hedefimiz, Türkiye’deki her 4 KOBİ’den birinin finansman için faktoring şirketlerini tercih etmesini sağlamak…
Türkiye’de en çok hangi sektörler faktoring sistemi ile çalışıyor? Yaptığımız analizlere dayanarak, en fazla tekstil sektörü tarafından kullanıldığını söyleyebiliriz. Bunu sırasıyla, ulaşım araçları sanayi, inşaat, metal ana sanayi ve toptan-perakende servis hizmetleri takip ediyor. Geçtiğimiz yılın raporlarına göre, tabii tüm ana sektörlerin faktoring kullanımında bir düşüş olduğunu görüyoruz. Ancak enerji üreten ve üretmeyen madenlerin çıkarılması, elektrikli ve optik aletler sanayi ve diğer hizmetler sektörlerinde yılın son çeyreğinde artış yaşandı.
Küresel kriz tüm sektörleri özellikle de reel sektörü oldukça etkiledi. Reel sektöre bu kadar yakın çalışan bir sektör olarak krizin etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Geçtiğimiz yılın özellikle son çeyreğinden itibaren, küresel krizin etkileri tüm sektörlerde olduğu gibi faktoring sektöründe de yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Kaynak sıkıntısına bağlı olarak, vadelerde 60 günlerden 90 hatta 120 günlere kadar uzamalar gördük. Vadesi gelen ödemelerde de ötelemeler yaşandı. Bu noktada Faktoring Derneği üyesi şirketlerin, müşterileri ile uzlaşma yoluna gittiğinin altını çizmek istiyoruz.
Ancak Ocak ayından bu yana, sektörün likidite sıkıntısında olumlu yönde bir gelişme yaşanıyor… Buna bağlı olarak, taleplerde de artış söz konusu… Bu da ticaretin hareketlendiğinin bir göstergesi olarak sayılabilir. Vadelerde de yavaş yavaş açılmalar başladı. 2009’un ilk 6 ayından sonra, gidişat ile ilgili daha detaylı bilgiye sahip olabileceğimizi düşünüyoruz. 2008’i beklentimizin altında cirolarla kapattık. Ciroların düşük olma nedeni, piyasa koşullarının yanı sıra dolar kurundaki artış… Bu yıl sektörün büyümesi yavaşlasa da yüzde 20’lik bir büyüme yakalayabileceğini öngörüyoruz. Daha önce 2010 yılı için öngördüğümüz 100 milyar dolar ciro hedefimizi, biraz öteleyerek, 2012 yılında yakalayabileceğimiz düşüncesindeyiz.
Faktoringin dünyada çok yaygın olarak kullanılmasına karşın Türkiye’de yeterli büyüklüğe ulaşmadığını söylediniz. Bunun en temel sebepleri nelerdir? Bu sorunlar nasıl çözümlenebilir? Faktoring sektörünün en büyük sorunu 18 yılın ardından hala yeterince tanınmaması, sağladığı avantajların bilinmemesi ve ne yazık ki yanlış algıdan kaynaklanıyor. Bu nedenle de sektörün gerçek potansiyeli kullanılamıyor. Bunun için çözüm, kendimizi çok noktada, en yaygın şekilde doğru anlatıyor olmamız. Anadolu şehirlerindeki şirketler, faktoringi daha yakından tanıdıkça, sektör çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Diğer yandan, BDDK’nın hazırlayarak Meclis’e sunduğu “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri” konulu Yasa Taslağını, faktoring piyasasının etkin ve sağlıklı biçimde işlemesi için, hukuksal çerçeve oluşturulması adına çok büyük bir adım olarak değerlendirmekle birlikte yasada sektörün rekabet gücünü koruyacak düzenlemelerin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Hukuksal süreçlerin tamamlanması ve sektörümüzün daha yakından tanınmasının sağlanması ile önümüzdeki dönemde sektörümüz hem Türkiye’de hem dünyada daha etkin rol alacaktır.
“Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri” konulu Yasa Taslağı kanunlaştığı zaman faktoring sektörüne etkileri neler olacak? Yasa ile faktoring sektöründe yeni bir dönem başlayacak. Mali piyasalar ve mali piyasaların bir alt segmenti olan faktoring sektörünün işleyişinin yasal bir çerçeveye oturtulması adına büyük bir önem taşıyor. Sektörün işleyişi daha etkin ve daha sağlıklı bir şekle gelecek. Dernek olarak bu değişimi büyük bir heyecanla destekliyoruz. Kanun ile birlikte, özellikle uluslararası platformlarda Türk faktoring sektörünün önemli kazanımlar sağlamasını bekliyoruz. Ancak burada dikkat çekmek istediğimiz nokta, yasanın rekabet gücümüzü koruması gerekliliğidir. Yasa ile birlikte uluslararası platformlara paralel uygulamaların yürürlüğe girmesi sağlanırsa, Türk faktoring sektörü de hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda etkin bir konuma gelebilir. Türkiye’nin ihracat ve ticaret potansiyeli göz önüne alındığında faktoringin öneminin yasanın ardından daha iyi anlaşılacağını düşünüyoruz. Kanun ile birlikte sektörün büyüme ve gelişmesi hızlanacaktır.
Son olarak 2009 yılı için beklenti ve öngörülerinizi öğrenebilir miyiz? Küresel ekonomik krizin etkilerini göz önünde bulundurarak, 2009’da yüzde 20 civarında bir büyüme öngörüyoruz. Tüm sektörlerde 2009’un ikinci yarısından itibaren toparlanma beklentisinin olması, faktoring sektörünü de bu yönde etkileyecektir. Haziran 2009’dan sonra işlem hacmi açısından daha olumlu bir tablo ile karşılaşacağımızı düşünüyoruz. Bu dönemde faktoring sektörünün finansman sağladığı önemli sektörlerin ihracat faaliyetlerine ağırlık vermesi ile paralel olarak ihracat faktoringinde büyüme gözlemleyeceğiz. Sektörün çok büyük bir potansiyeli var. Bu nedenle 2009 yılında yabancı yatırımcının faktoring sektörüne ilgi göstermesini bekliyoruz. Bu yıl içinde faktoring sektöründe yabancı şirket evlilikleri görebiliriz.
Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için hazırlanmıştır.
|