KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
23 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Basel Uzlaşılarının Yetersizliği ve Bankalara Alternatif Model
Orhan Ökmen

Yatırımın Dört Temel Taşı
Wıllıam Bernstein – Ali Perşembe


Türkiye’de Leasing Sektörü ve Geleceği


Fatih KURAN
Dinamo Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu
Türkiye’de Leasing Sektörü ve Geleceği 2007 yılının son günlerinde hiç beklenmedik bir sürpriz ile karşılaştık! Türkiye’de 20 yılı aşkın süredir leasing işlemlerinin büyük kısmına tanınan KDV avantajı, 1 günde tamamen kaldırıldı. Aslında bu gelişin sinyalleri önceden verilmişti. Leasing 1986 yılında Türkiye’de uygulanmaya başlandığında, KDV indirimi avantajı hemen her türlü makine ve ekipmanı kapsıyordu. Otomobilde bu avantajdan faydalanan ürünlerden biriydi. Leasing gelişip tanındıkça sağlanan teşviklerin giderek ortadan kaldırıldığına şahit olmaya başladık. 1991 yılında otomobilde sağlanan KDV avantajı kaldırıldı ve pek çok ürün grubunda, KDV avantajının kısmen yada tamamen kaldırıldığına şahit olup bugünlere kadar geldik.

Önce 2007 yılının son günlerine kadar sağlanan KDV avantajının ne olduğunu değerlendirmek gerekiyor. KDV, adı üzerinde, şirketlerin yaratmış olduğu katma değerin vergilendirilmesidir. Kar eden, başka bir deyişle katma değer yaratan her kurum, bu vergiyi ödemek durumundadır. KDV oranı işletmenin faaliyette bulunduğu alana bağlı olarak değişim göstermektedir. Bu avantaj, makine ekipman leasing dışında başka bir yol ile satın alınmış olsaydı, zaman içinde mahsup edebilecek ürün, KDV’sinin satın alma işleminin en başında ve bir defada indirim yapılmasına imkan sağlamaktaydı. Başka bir deyişle ürün, KDV’sinin mahsubu öne çekilebiliyordu. Sağlanan avantaj da, aslında paranın zaman değeri ile bağlantılıydı.

Şu anda leasing şirketleri, makine ve ekipman alacakları zaman ödeyecekleri KDV’yi, ne kadarlık bir süre içinde mahsup edebileceklerini ve bu zaman içinde KDV’yi finanse etmekle, nasıl bir maliyete katlandıklarını hesaplıyor. Bu ek maliyeti de, mal maliyetine ekleyerek, kiraları hesaplıyorlar. Bu ek maliyet, birçok işlemde yüzde 1-2’yi geçmiyor. Görüldüğü gibi çok büyük bir kayıp veya maliyet dezavantajı söz konusu değil. Peki kiralara eklenecek KDV ne olacak? O da kiracı tarafından, kendi faaliyeti ile yarattığı KDV’den, diğer pek çok maliyet kaleminde olduğu gibi mahsup edilebilecek. Yatırım yapan her şirketin kar elde etmek için çalıştığı ve KDV yaratacağı düşünülürse, bu da ekstra bir maliyet unsuru oluşturmuyor!

Bu noktada, Türkiye’deki durumu değerlendirmeye ara verip, dünyadaki leasing uygulamalarına bakmakta fayda görüyorum.  Dünyada leasing hacmi, 2007 yılı rakamları ile 760 milyar dolar. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde de hızlı bir büyüme trendi içinde.

Gelişmekte olan ülkelerde, makine ekipman yatırımlarının yaklaşık yüzde 20’si leasing yolu ile finanse ediliyor. Bu oran ABD’de yaklaşık yüzde 30, Avrupa’da ise yüzde 20 civarlarında. Leasing eğitim ve danışmanlık kuruluşu Amembal&Associates’in 60’dan fazla ülkede yaptığı çalışmalara göre, hiç bir ülkede, Türkiye’de 2007 öncesine benzer bir KDV avantajı bulunmuyor.

ABD’de yatırımcıların leasingi neden tercih ettikleri üzerine 2007 yılında yapılan araştırmanın sonuçları ise şöyle:

* Nakit akışı avantajı (Yüzde 35)

* Yatırımın bugünkü değeri (Yüzde 17)

* Kolaylık, uygunluk, esneklik (Yüzde 13)

* Vergi avantajı (Yüzde 13)

* Bakım ve onarım avantajı (Yüzde 13)

* Son teknoloji (Yüzde 9)

Bunlar içinde son 3 madde, Türkiye’deki Finansal Kiralama Kanunu kapsamında henüz işlem yapılamayan operasyonel kiralama ile ilgili avantajlar. Yeni leasing yasa tasarısı ile birlikte operasyonel kiralama ve satış ve geri kiralama gibi pek çok yeni tip işlem de, Finansal Kiralama Kanununa tabi leasing şirketlerince gerçekleştirilebilecek.

Diğer maddeler ise, hem finansal, hem de operasyonel kiralama için geçerli değil. ABD’de KDV avantajı söz konusu olmamasına karşın, yatırımlardan önemli bir pay alıyor. Zira leasingin diğer yatırım finansman tekniklerine göre bazı önemli avantajları bulunuyor. Diğer yatırım finansman teknikleri hazır giyim mantığı ile çoğu zaman var olan ve esnetilemeyen bir yapıyı yatırımcıya giydirmeye çalışırken, leasing müşterinin talep ve ihtiyaçları ile yatırım projesinin nakit akışını dikkate alarak, “terzi mantığı” ile yatırımcıya özel çözümler üretebiliyor.

Leasing Her Zaman Cazip mi?
Bazen cazip bazen de değil! Yatırımcının yapısına ve durumsal ihtiyaçlarına bağlı olarak tercih edildiği gibi, bunun tam terside olabiliyor. Türkiye’de, yatırımcıların neden leasingi tercih ettikleri konusunda henüz bir istatistiğimiz yok. Leasing ve bankacılık konusunda 19 yıllık tecrübem ve leasing şirketi, kiracı ve satıcı üçgeninin her tarafında edinmiş olduğum tecrübeler, Türkiye’de KDV avantajının bugüne kadar leasingin tercih edilmesindeki nedenlerden yalnızca biri olduğunu gösteriyor. KDV avantajı olmasaydı da, pek çok yatırımda, özellikle de KOBİ boyutundaki işletmelerde, leasingin tercih edileceğini düşünüyorum. Leasingi, alternatif yatırım finansman teknikleri ile mukayese ettiğimizde, leasingin ve leasing şirketlerinin yapısı gereği birçok avantajı mevcut. KDV avantajının kısa dönemde, özellikle şu anda var olan belirsizlik ortamı ve kriz nedeni ile sıkıntı yaratabileceğini, orta ve uzun vadede ise sektörün büyümeye devam edeceğini düşünüyorum.

Operasyonel Kiralama
Yeni leasing yasası ile birlikte önü açılacak yeni finansman çeşitleri de, başta operasyonel kiralama olmak üzere, önemli bir boşluğu dolduracaktır. Operasyonel kiralama, belli bir dönem için makine ve ekipmanı kiralama ve bu sürenin sonunda geri alma işlemidir. Bu süre sonunda, kiracının malı iade etme, yeniden kiralama veya satın alma seçenekleri bulunuyor. Bu seçeneklerden gerçekleşmesi en olası olanı da geri verme işlemidir. Burada amaç, finansal kiralamadaki gibi malı satın almak değil kullanmaktır. Bu nedenle kiracı ödediği kiraları direkt olarak gider yazar. Mal leasing şirketinin elinde olup, kiralama dönemi sonunda, malın rayiç bedeli ile ilgili risk de kendisine aittir. Bu modern finansman tekniğinin özellikle hitap ettiği müşteri ihtiyaçları da aşağıdaki gibidir:

* Proje bazında iş yapan şirketler (İnşaat şirketleri vb),

* Teknolojisi hızlı değişen makine ve ekipman kullanıcıları (IT ve Tıp vb),

* Bilanço dışı borçlanmak isteyen şirketler,

* Nakit yönetimi yapan şirketler,

* Tam hizmet almak isteyen şirketler (Özellikle otomobil kiralama vb).

Finansal kiralama işleminde, makine ve ekipman, kira dönemi sonunda kiracıya devrolur. Operasyonel kiralamada ise, kira dönemi sonunda kalıntı değerin leasing şirketinin elinde kalacak olması kiraları düşürmekte ve kiracı açısından daha likit bir nakit yönetimi yapılmasına imkan sağlamaktadır. Operasyonel kiralamanın önemli avantajlarından biri de, makine yatırımı ile birlikte makinenin çalışması ve randıman vermesi için gerekli tüm hizmetleri paket halinde satın almak anlamına gelen Tam Hizmet (Full Service) işlemlerdir. Aslında bu tip işlemler, halen araç kiralama sektöründe yaygın şekilde yapılıyor.

Sonuç olarak dünyada çok yaygın şekilde kullanılan ve yeni yasa ile pek çok yeniliğin Türkiye gündemine taşınacağı leasing sektörünün sağlam bir geleceği var. Leasingin toplam yatırımlar içinde aldığı pay yüzde 8 ile halen dünya ortalamasının çok altındadır. KDV avantajının ortadan kalkması sonrası, sektörde oluşan olumsuz havanın, yeni ürünler ve taze bakış açıları ile kısa zamanda yok olmasını bekliyorum. Bir de içinde bulunduğumuz krizin dibini görüp, şirketler de planlama yapabilir hale geldiğinde, leasingin Türkiye’nin yatırım finansman alternatifleri arasında önümüzdeki yıllarda giderek artan bir önem taşıması kaçınılmazdır.

Kaynak: www.dinamoegitim.com

 

 
 
Bu yazı 3450 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Şirketlerin Otomobil İhtiyaçları ve Operasyonel Kiralama Seçeneği
Neden Operasyonel Kiralama Yapmalısınız?
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans Leasing Sektöründe Ürünler Çeşitlenecek
Murat ALACAKAPTAN
 
kobifinans Şirketlerin Otomobil İhtiyaçları ve Operasyonel Kiralama Seçeneği
Erinç AYDIN

kobifinans Neden Operasyonel Kiralama Yapmalısınız?
Fatih KURAN
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010