KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
17 Mayıs 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Basel Uzlaşılarının Yetersizliği ve Bankalara Alternatif Model
Orhan Ökmen

Yatırımın Dört Temel Taşı
Wıllıam Bernstein – Ali Perşembe


Genel Giderleri Yönetebilmek


Yılmaz ARGÜDEN
Dünya Gazetesi Köşe Yazarı
Genel Giderleri Yönetebilmek

Rekabetin her geçen gün keskinleştiği bir ortamda şirketlerin maliyetleri kontrol altına almak için odaklandıkları gözlemleniyor. Ancak, genellikle bu çabalarda üretim maliyetleri öncelik kazanırken, genel giderlere ilişkin çalışmalar hem kıyaslama güçlükleri, hem de ayrıştırma güçlükleri nedeniyle doğru yönetilemiyor. Bu nedenle, genel giderleri kısabilmek için stratejik kararlar yerine belli oran hedeflerinin verildiği gözleniyor. Oysa, genel giderler de bir kurumun rekabet gücünü etkileyen önemli faaliyetleri gerçekleştirmek için kullanılıyor olabilir.

Genel giderleri etkin bir şekilde yönetebilmek için onları doğru sınıflandırıp, sadece giderleri değil aynı zamanda getirilerini de ölçmek üzere çalışmak gerekir. Çünkü genel giderlerin değerlendirilmesi de yarattıkları değer ve bu değerin yaratılmasındaki verimlilik ile ölçülmelidir. Ancak, bu yaklaşımda dikkat edilmesi gereken husus maliyet ile getirinin hangi vadede gerçekleşeceğidir. Örneğin, AR-GE faaliyetlerini sadece bir yıllık bütçeye olan etkileri ile değerlendiren bir şirket, belki de geleceği için en önemli faaliyetlerden birisi olan bu alandaki faaliyetlerini aşırı bir şekilde kısıtlamaya gidebilir.

Maliyetleri kontrol altına almaya çalışan bir yönetimin ilk kararlarından birisi de henüz doldurulmamış pozisyonlar için işe alımların durdurulması oluyor. Oysa, bir pozisyonun henüz doldurulmamış olması, o pozisyonun öncelikler arasında olmadığı anlamına gelmeyebilir. Belki de çok önemli bir pozisyon için onu dolduracak nitelikte bir kişinin bulunmasının güçlüğü bu pozisyonun henüz boş olmasının nedenidir. Ancak, detaylı bir değerlendirme yapmadan tüm açık pozisyonların doldurulmasının dondurulması, kurumu belli alanlarda zayıf bırakabilir. Bu nedenle, genel giderlere mutlaka azaltılması gereken bir gider türü olarak bakmak yerine, onların orta ve uzun vadeli potansiyel getirileri olabileceği ve faydaların birden fazla bölümün performansını etkileyebileceğini de unutmamak gerekir. Örneğin, şirket içi iletişimi ve problem çözme yetkinliklerini artıran bir kalite eğitiminden tasarruf etmeye çalışmak aslında pek de etkin bir kesinti olmayabilir.

Genel giderlere ilişkin faaliyetler dört temel alanda sınıflandırılabilir: (i) Muhasebe, yönetim raporlaması gibi temel bir servisin sunulması, (ii) Verimlilik ve servis hızını artıran hizmetler, (iii) İç denetim, sağlık ve çevre denetimleri gibi riskleri azaltan hizmetler, (iv) Şirkete esneklik, ürün portföyünde denge veya ölçek gibi stratejik avantajlar kazandırması beklenen iş geliştirme gibi hizmetler.

Bu hizmetlerin sürekliliği, gerektirdiği yetkinlikler gibi konular değerlendirilerek hangilerini dışarıdan temin edilebileceğine ilişkin kararların verilmesi sadece giderlere odaklanılarak bu hizmetlerden vazgeçmekten daha etkin sonuçlar üretebilir. Örneğin, sürekli olarak müşterileriyle hukuki anlaşmazlığa düşen bir şirkette bu konuda uzman bir hukuk departmanı oluşturmak uygun olabilirken, bu gereksinimle sık karşılaşmayan bir şirketin bu hizmeti dışarıdan alması daha uygun olabilir.

Bu nedenle, genel giderlere ilişkin kararları vermeden önce, hangi faaliyetlerin genel gider kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği konusunda bir uzlaşı sağlanmalı, bunların hangi amaca yönelik çalışmaları gerektiği açıkça ortaya konmalı, her aktivite için maliyetler ve performans metrikleri belirlenmeli ve bu hizmetlerden hangilerinin dışarıdan alınmasının daha faydalı olacağı değerlendirilmelidir. Uzman birikimi gereken ve şirketçe çok sık karşılaşılmayan durumlarda danışman kullanmak verimli bir çözüm olabilir. Nitekim, dünyanın en önde gelen şirketleri bile birçok konuda ya daha ekonomik olduğu için (örneğin, ücret ödemeleriyle ilgili işlemleri) veya uzmanlık gerektirdiği için (örneğin, vergi planlaması gibi faaliyetleri) dışarıdan hizmet kullanarak genel giderlerini kontrol etmekle kalmıyor, aynı zamanda en etkin kaynaklara ulaşarak iş sonuçlarını da iyileştiriyorlar. Özetle, genel giderler de sadece girdi odaklı olarak değil, aynı zamanda sonuç odaklı olarak yönetilmelidir.

Kaynak: Dünya Gazetesi

www.dunyagazetesi.com.tr

 

 
 
Bu yazı 2786 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Şirketinizin Nakit Akışını Düzeltmenin 10 Yolu
Kredi Sigortası
KOBİ'lerde Muhasebe ve Finansman
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “KOBİ’nin İhtiyacı Neyse, Çözümünü Üretiyoruz”
Erkin AYDIN

kobifinans “Onlar İşi İyi Biliyor, Biz İse Büyütmeyi”
Erhan KAMIŞLI
 
kobifinans Şirketlerin Otomobil İhtiyaçları ve Operasyonel Kiralama Seçeneği
Erinç AYDIN

kobifinans Neden Operasyonel Kiralama Yapmalısınız?
Fatih KURAN
 
Zenginden Alıp Yatırıma Dönüştürenler
"Fikir çok güzel. Üstelik bizim ...
 
Doğru Finansman İle Sağlıklı Büyüme
Türkiye’de işadamı ve girişimcile­rin ciddi ...

04 Ocak 2008

Anadolu’ya Yatırım Yağıyor; 36 İle 1 Katrilyon Yağdı
36 ilde başlayan teşvik uygulaması Anadolu’da ...

27 Temmuz 2004
 
kobifinans KOBİ Borsaları
Ali İhsan BAYINDIR

kobifinans Riskinizi Yönetin, İşinizle Kumar Oynamayın
Hasan KURTULMUŞ
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010