|
Mustafa Nalçacı’nın bundan 50 yıl önce temellerini attığı Konyalı Saat’in öyküsü, Türk saatçiliğinin nereden nereye geldiğini göstermesi açısından önemli. Bugün 81 yaşında olan Nalçacı, iki oğlu ile birlikte tüm enerjisini hala şirketini büyütmeye veriyor.
1929 doğumlu Mustafa Nalçacı, saat sektörüne öğretmen babasının teşvikiyle ortaokul üçüncü sınıf öğrencisiyken adım atmış. O dönem Türkiye’nin sayılı ustalarından biri olan Saatçi Seyh’in dükkanında çıraklıktan başlayarak yaklaşık 5 yıl işin inceliklerini öğrenmiş. Okulun ardından, 1951’de Konya’da Şen Saatçi adıyla ilk saat mağazasını açmış.
Konya’da hatırı sayılır bir müşteri sayısına ulaştığı günlerde Nalçacı’nın karşısına İstanbul’da mağaza açma fırsatı çıkmış. Nalçacı o günleri anlatırken; “O yıllarda saat sektörünün yeri İstanbul’un Sirkeci ve Karaköy semtiydi. Mal almak için sıkça Sirkeci’ye giderdim. Bir gün mağazalarına uğradığım Vaksevanopulo kardeşlerin Yunanistan’a göç etmek üzere olduklarını öğrenince mağazayı ben devralmak istedim. Konya’dan çıkıp İstanbul’a gitmek, benim için o dönem radikal ama yerinde bir karardı” diyor. Nalçacı’nın o gün aldığı karar, bugün 47 milyon TL ciroya sahip olan Konyalı Saat Grubu’nun doğmasıyla sonuçlandı.
Saat Üretimi Başladı 1963’te Konyalı Saat adıyla Sirkeci’de faaliyet göstermeye başlayan Nalçacı, Universal Geneve, Mathey Tissot, Leonidas Heure’ün mümessilliğini alarak, Türkiye’nin önde gelen saat ithalatçısından biri olmuştu.
1967’ye gelindiğinde Konyalı Saat önemli bir kararla üretime geçti. Böylelikle o dönemdeki talepler doğrultusunda mekanik bekçi kontrol saatleri, duvar saatleri üretimi başladı. Hemen ardından Alman Junghans ile birlikte pilli duvar ve masa saat makinesi üretimi devreye girdi. Nalçacı bu atılımıyla ilgili olarak; “Erben markasıyla başladığımız sarkaçlı ve çalarlı pilli duvar saatleri ve saat makinesi üretimini 1993’e kadar sürdürdük. Bir gecede gümrük ve fonları sıfırladılar. Piyasayı ucuz ve kalitesiz Uzakdoğu ürünleri sardı. Saat makinesi üretimimiz 900.000 adetten 40.000 adede kadar gerileyince işten çıktık” yorumunu yapıyor.
Değişime Ayak Uydurdu 1970’lerin sonu, saat sektöründe ciddi değişimin yaşandığı yıllardı. O döneme kadar pazara hakim olan mekanik kol saatleri, Japon elektronik saatlerin gölgesinde kalarak büyük pazar kaybetmeye başladı. Hatta bu dönemde yüzlerce İsviçreli üretici iflas etti.
Sektörün kimlik değiştirdiği günlerde bu değişimi ıskalamak istemeyen Konyalı Saat, 1982’de Japon Seiko’nun distribütörlüğünü alarak önemli bir atılım daha yaptı. Hatta sırf Seiko’nun pazarlanması için ayrı bir şirket kuruldu. Zira Konyalı Saat Seiko ile birlikte ilk kez yüksek miktarlı satış adetlerine de ulaşmış oldu.
Yine benzer dönemde özellikle ünlü giyim markalarının saat üretimine girmesi de pazarın yapısını değiştirmeye başladı. Konyalı Saat bu trendi de ıskalamamak için 1976’da ilk kez Benetton ve Stefanel kol saatlerini Türkiye’ye getirdi.
Fakat 1990’lı yıllara gelindiğinde Konyalı Saat önemli bir karar alarak Japon saatlerinin ithalatını durdurup tekrar güçlenen İsviçre saat sanayine yöneldi. Bu doğrultuda Zenith, Bulova, Jean Perret Geneve ve Nacar markalarının dağıtımına başladı.
Konyalı Saat, kendisine sınıf atlatan en önemli atılımı ise 1995’de İsviçreli Nacar markasını satın alarak yaptı. İsviçre’de yaşayan Ohannes Nacaroğlu ile İstanbul’daki kardeşi Kevork Nacaroğlu’nun 1929’da kurduğu Nacar, uzun yıllar Türkiye’nin en çok satılan saat markasıydı. Uygun fiyat yapısıyla geniş bir müşteri kitlesine hitap eden marka, Kevork Nacaroğlu’nun ölümünün ardından duraklama dönemine girmişti.
Mustafa Nalçacı’nın o dönemde artık yavaş yavaş yönetime ısınan oğullan İhsan ve İrfan Nalçacı ise bu durumu fırsatı görüp Nacar markasının dünyada kullanma ve üretme hakkını babalarını ikna ederek satın aldı. O günleri hatırlayan İrfan Nalçacı; “Nacar’ın satın alınması çok önemli ve doğru bir karar oldu bizim için. Bugün 340 ayrı modelle yılda 94.000 adet satış yapıyoruz. 520 noktada satılan Nacar’ın fiyatı ise 200 TL ile 2.000 TL arasında değişiyor” diyor.
19 Mağazası Var Konyalı Saat için önemli bir karar da 2002’de alındı. O yıla kadar 1963’te Sirkeci’de açılan tek mağazayla faaliyetini sürdüren ve daha çok toptan ürün satan Konyalı Saat, 2002’de kendi mağaza zincirini kurarak perakende sektörüne adım attı. İrfan Nalçacı, bu kararı almalarında 2001 krizinin toptan satışlara darbe vurmasının önemli rol oynadığını söylüyor. Şu an Konyalı Saat’in 19 mağazası var. En son Bayrampaşa Forum İstanbul’da mağaza açan şirket, her yıl 2-3 mağaza ekleyerek büyümeye devam etmek istiyor.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Ekonomist Dergisi’nden derlenmiştir.
www.ekonomist.com.tr
|