Çalışma hayatının belirli bir döneminde herkesin başına gelmiştir; kriz dönemlerinde daha fazla hissedilir, büyüme dönemlerinde biraz seyrelir... Belki işsiz kalmışsınızdır, belki de ek gelir kaynaklarınız kurumuştur veya birikmiş borçlarınız vardır. İşte böyle dönemlerde, herkes “bir şeyler” yapmak ister. Öyle bir şey yapmalı ki, iyi para kazanıp bu kısır döngüden bir an önce çıkmalı diye düşünülür ve sabahlara kadar bunun için kafa yorulur. Sohbetlerin konusu, işte, evde, sokakta, lokantada "Ne yapmalı?" üzerine yoğunlaşır. Herkesin kafasında çok iyi bir iş fikri vardır, “Ah, sermaye olsa da, şu işe bir girsek, hayatımız kurtulur!” denir. Ama sermaye olmadığı için o işe girilemez, o işe girilemediği için para kazanılamaz, günler birbirini kovalar, hayat akıp gider...
Bütün projelerin "yarın" para kazanmakla ilgili olması, Türkiye'de çok yaygın olan, az sermayeli veya hiç sermayesi olmayan küçük girişimciler veya girişimci adaylarıyla ilgili bir durumdur. Ben şimdiye kadar müthiş bir projeyi hayata geçirip "yarın" para kazanmaya başlayan birine rastlamadım.
Uzun zamandır mali açıdan sıkıntı çeken bir arkadaşıma, bir süre önce uluslararası ticaretle ilgili bir iş önermiş ve bu alanda bir boşluk olduğunu, bu alana odaklanması durumunda, 1-2 yıl içinde para kazanmaya başlayabileceğini söylemiştim. Aradan bir kaç ay geçti, işle ilgili sıkıntıları devam ediyordu. Bu süre içinde söylediğim işle ilgili bir girişimde de bulunmamıştı. Neden böyle bir işe girmediğini sordum; "O kadar bekleyemem, bana acil olarak hemen yarın para lazım" cevabını verdi. "Peki 3 aydır “yarın” para kazanabildin mi?" diye sorduğumda ise, cevabı "Hayır" oldu. "İşte" dedim "3 ay önce bu işe başlasaydın, belki 8-9 ay sonra para kazanmaya başlayabilirdin. Oysa şimdi önünde yine en az “ yıl var ve yarın yine parasızsın..."
Eğer yeni bir işe girmek ve para kazanmak istiyorsanız, ama aynı zamanda sermayeniz de yoksa, size başarı için 3 temel kural sayabilirim.
Birincisi; burada daha önce de sıkça tekrarladığım gibi, hedefiniz "para kazanmak" olmamalı. Bir işin başarılı olabilmesi ve sizin o işten para kazanabilmeniz için öncelikle "yaratılan değer" önemlidir. Yani ilk sorunuz, "İnsanların neye ihtiyacı var veya olabilir? Ben onlar için nasıl bir değer yaratabilirim?" olmalı. Hemen yarın çok paraya ihtiyacınız da olsa "Nasıl para kazanabilirim?" sorusu yerine, bu soruyu sormalısınız.
İkincisi; yaratacağınız veya yaratmayı hedeflediğiniz değerle, yapabilirlikleriniz arasında bir uyum olmalı. Sermaye gücünüz yoksa kişisel donanımınız sizin en büyük sermayenizdir. Bunları önünüze koyup, eldeki malzemeden ne çıkartabileceğinizi iyice ölçüp biçmelisiniz. Kişisel yetenekleriniz, eğilimleriniz, bilginiz, birikiminiz hep sermayenizin bir parçasıdır, bunu unutmayın.
Üçüncüsü ise zamanı bir sermaye olarak kullanabilme yeteneğine sahip olmaktır. Eğer sermayeniz hiç yoksa, azsa veya yetersizse, sermayenizin ikinci önemli bileşeni zamanınızdır. "Yarın para kazanmak" imkansız değildir, ama çoğu kez yalnızca hayal olarak kalır. Birinci maddede sözünü ettiğim gibi, bir değer yaratmak için kendinize zaman tanımalı, o zaman içinde kendinize bir oyun kurmalısınız. Çinlilerin dediği gibi, bin kilometrelik yolculuk ilk adımla başlar. İlk adımı attıktan belki 6 ay, belki 1 yıl, belki 2 yıl sonra yarattığınız değerin size maddi bir geri dönüşü olabilir. Bugün yaşadığınız maddi zorlukların sizi yarınki hedefinizden vazgeçirmemesi, ısrarınızı ve inadınızı kırmaması, yolunuzdan saptırmaması gerekir.
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|