Şirketlerin ayakta kalma süreleriyle ilgili en geniş çaplı araştırmalar, AB’nin istatistik kurumu Eurostat tarafından yapılıyor. Kurum, yeni doğan girişimlerin, toplam girişimlere oranının açıklandığı "Girişimci doğum oranı" adlı bir veriyi düzenli olarak yayınlıyor. Bu oranın yüksekliği, ülkedeki girişimci ruhu da yansıtıyor. Aynı şekilde "Girişim ölüm oranı" adlı bir veri de yayınlanıyor. Bu rapordan da, başarısız olan girişimlerin, toplam girişim içindeki payını gözlemlemek mümkün.
Buna göre, AB ülkelerinde 2006’da 1,5 milyon yeni girişimci doğdu. 2006’da kapanan, işi terk eden girişimci sayısı ise 1,3 milyona ulaştı. Böylece doğum oranı yüzde 9,8 olarak gerçekleşti. Ölüm oranı ise yüzde 8,5'i buldu. Ancak AB üyesi ülkelerin üçte birinde, ölüm oranının yüzde 10’u aştığını da hatırlatmakta yarar var. Çek Cumhuriyeti, Portekiz ve Macaristan gibi yeni gelişmekte olan AB ülkeleri dışında, ölüm oranlarının yüksek seyrettiği gözleniyor.
Rekabetin arttığı gelişmiş ülkelerde ise yeni girişimlerin ayakta kalması zorlaşıyor. Yeni doğan şirketlerin yüzde 50’sinin, 1-4 arası çalışana sahip olduğunu hatırlatmakta yarar var. Ölenlerin yüzde 90’ı da yine 4‘ten az çalışana sahip şirketlerden oluşuyor.
Yine aynı verilere göre, AB ülkelerinde 2001’de hayata başlayan girişimlerin ancak yüzde 50’si 2006’ya kadar varlığını sürdürebildi. Bu, o tarihte kurulan 1 milyonun üzerindeki şirketin 5 yılda battığı anlamına geliyor. Batan şirketlerin yüzde 53,2'si sanayi, diğerleri hizmet ve inşaat sektörlerinden.
Kaynak: Capital Dergisi
www.capital.com.tr
|