Anadolu’nun en eski şehirlerinden ve Selçuklu Medeniyeti’nin başkenti olan ilimiz; tarihi geçmişini ve ticaret potansiyelini koruyarak, son yıllarda sanayide yapmış olduğu atılımlarla ülkemizin sanayi ve ticaret metropollerinden biri haline gelmiştir.
Konya müteşebbisi dünya ticaretini yakından takip ederek, yüksek teknolojiye büyük önem veren, ‘Konya vizyonunu’ hayata geçirmiş, ilimiz ve Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağlamayı başarmıştır.
Bu anlamda; coğrafi konumu ve düzgün altyapı avantajını kullanarak, 20-25 yıl gibi sanayileşme sürecinde; 3 büyük organize sanayi bölgesi oluşturan Konya’nın müteşebbisleri, bununla da yetinmeyip özel organize sanayi bölgelerinin kuruluşunu gerçekleştirmiş; bu yapıyı sağlarken, tarım ve tarıma dayalı yan sanayinin yanısıra üretimde sektörel çeşitlilik arzeden Konya’ya özgü bir tarz oluşturmayı başarmışlardır.
Konya; Türkiye’nin birçok “en” lerini bünyesinde taşımaktadır. Türkiye’nin toplam tarımsal üretiminin yüzde 10’u Konya tarafından karşılanmakta. Türkiye’de en fazla un fabrikası Konya’da bulunmaktadır. Türkiye’nin şeker üretiminin yüzde 25’i Konya’daki üç ayrı şeker fabrikasından karşılanıyor ve ülkemizin toplam tuz üretiminin yüzde 65’i yine ilimizde gerçekleştiriliyor. Ayrıca Konya ayakkabı sektöründe de son yıllarda gösterdiği atılımlarla Türkiye’de ilk üç il arasında yer alıyor.
İlimizde tarım üretimine bağlı olarak tarım makineleri ve komple un fabrikaları, makine yedek parça sektörü ve küçük sanayi oldukça gelişmiştir. Ülkemizin ziraat alet ve makineleri ihracatının yüzde 45’i ilimizden gerçekleşmektedir. Konya “Türkiye’nin tahıl ambarı” olmasının doğal bir sonucu olarak gıda sektöründe oldukça gelişmiş ve ülke çapında yayılmış markaları bünyesinde barındırmaktadır. Otomotiv yan sanayi sektöründe de Konya büyük bir atılım içerisindedir. Otomotiv yan sanayiinin gelmiş olduğu noktada tek eksikliğimiz bir otomobil fabrikasıdır.
Konya firmalarının, Konya Gümrüğü dışındaki tüm ihracatları ve ihraç kaydı ile verilen ürünleri de eklediğimiz zaman, Konya ilinin toplam ihracatı bir milyar dolara yaklaşmıştır. Bu yıl Konya ihracatının daha da artacağını düşünüyoruz. Konya ili tarım kenti gibi görülmesine rağmen ihracat rakamlarının sıralanmasında tarım ürünleri ilk beşe girememektedir. Konya’nın fasıllar bazında ilk beş ihracatı sırasıyla; makine ve mekanik cihazlar, plastik ve mamulleri, demir ve çelik eşya, motorlu kara taşıtı aksam ve parçaları, cam ve cam eşya dır. İhracat gerçekleştirilen ilk beş ülke ise sırasıyla; Almanya, Rusya Federasyonu, Mısır, Suudi Arabistan ve Suriye’ dir.
Konya, KOBİ’lere dayalı sanayi yapısı ile bir KOBİ başkentidir. Türkiye ekonomisinin kılcal damarlarını oluşturan Kobiler, Anadolu’da daha yaygın olarak varlık göstermektedir. İlimizde 32 bin civarında KOBİ faaliyette bulunmaktadır. Sanayicimizin büyük bir kısmı ihracat yapmaktadır. İhracatın önemli bir kısmı da Ortadoğu ülkeleri ve Avrupa’ya yapılmaktadır. İhracatımızı büyük oranda nihai ürünler oluşturmaktadır. Bu durum gelişmişlik açısından önemli bir parametredir. Sanayimizin dışa dönük bu yüzü Konya’nın geleceği için çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Bir anlamda KOBİ birliği olan Konya Ticaret Odası, uluslararası alanlarda başarı göstermiş işletmeleri ile KOBİ’leri dünya pazarlarına taşımak gibi bir misyon üstlenmiştir.
Konya’nın, genel ticaret ve sanayi bilgilerini belirttikten sonra, Konya Ticaret Odası olarak yaptığımız çalışmalardan ve KOBİ’lerimizi her bakımdan geliştirmekle birlikte dünya pazarlarına açmak için verdiğimiz çabalardan bahsetmek istiyorum. Biz Konya Ticaret Odası olarak Konya’da eksikliğini gördüğümüz projeleri hayata geçirmeye, ekonomik canlılığı artırmaya gayret ediyoruz. Bu amaçla bir fuar alanı inşa ettik. Burada dış ticaretinin yüzde 70’ini fuarlar aracılığıyla sağlayan Almanya’yı örnek aldık. Fuar alanımızı dünya çapında profesyonel bir firma olan TÜYAP’a kiraladık. KTO-TÜYAP Uluslararası fuar alanında bugüne kadar tüccar ve sanayicimizin ürettiği ürünleri dünyaya pazarlayacağı önemli sektörleri bir araya getirdik. İran, Lübnan, Gürcistan, Suriye, Ürdün, Mısır gibi pek çok ülke işadamı ve alım heyetleri Konyamıza gelmeye başladı. Bu hareketlilik ilimize de farklı bir ekonomik canlılık kazandırdı. Bununla birlikte KOBİ’lerimiz bu fuar organizasyonlarıyla sektörleri ile alakalı teknolojik yeniliği de yakından takip etme ve son teknolojiyi işletmelerine transfer etme imkanı buldu. Konya’nın tanıtımında etkin bir görev üstlenecek olan TÜYAP, bu yıl sonuna kadar 15 büyük fuar düzenleyecektir. Fuar alanı projemizin Konya’ya yaklaşık 1 milyar dolar katma değer sağlayacağını düşünüyoruz.
Bizler aynı zamanda Konya’nın; ticareti, sanayisi, turizm ile bir marka şehir olması için yoğun çalışma içerisindeyiz. Konya Ticaret Odası olarak; günümüz imaj dünyasında kurum ve kuruluşların yanı sıra ülke ve şehirlerin algılanmasında da güçlü kimlik çalışmalarına ihtiyaç olduğunun farkındayız. Tanıtım ve markanın önemini belirtmek için bir örnek verecek olursak; Binalar yapılır, makineler alınır, bunlar görünen şeylerdir. Ama tanıtıma yapılan harcama asla görünmez. Bu tanıtım aslında havadaki oksijene benzer. Çünkü oksijen olmadan yaşanmaz. Tanıtım ve markalaşmada sanayicimiz için oksijen kadar önemlidir.
İlimizde faaliyet gösteren Anadolu Kaplanları olarak bilinen KOBİ’lerimizin dünya standardında ürünler üretmesine rağmen markalaşmadaki yetersizliklerinden dolayı ihracatta istenilen rakamlara ulaşılamamıştır. Konya’da faaliyet gösteren KOBİ’lerimiz tekstil sektöründen otomotiv yan sanayisine kadar bir çok sektörde büyük firmalara fason üretim yapmaktadır. Bu da elde edilecek katma değerin yani deyim yerindeyse ‘Aslan Payının’ marka sahibi olan firmaya aktarılması anlamına gelmektedir.
Konya Ticaret Odası, Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve Selçuk Üniversitesi ile ortaklaşa kurduğumuz Teknoloji Geliştirme Bölgesi, (TEKNOPARK) Üniversitemiz içerisinde hazır duruma getirildi. Teknopark’in uygulamaya geçirilmesiyle, bölge sanayisini uluslararası pazarda rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması amaçlandı. Burada oluşturulacak projelerin faaliyete geçirilmesiyle; ürün kalitesi ve standardı yükselecek, verimlilik artacak, üretim maliyetleri düşecek, KOBİ’ler üretim aşamasında yeni ve ileri teknolojiyi yakalayacaktır.
Konya Ticaret Odası olarak üyelerimize yönelik bu faaliyetlerin yanında, sanayi ve ticaretin her alanında eğitilmiş insan gücüne ihtiyaç olduğundan Konyamızda eğitim faaliyetlerinde bulunarak, özel bir üniversite kuruyoruz.
Kamusal sorumluluğu olan bir kuruluş olarak Konya Ticaret Odası, nitelikli insangücü yetiştirmek, teorik ve uygulamalı araştırmalar yapmak, sanayinin ve ticaret erbabının ihtiyaç duyabileceği makro ve mikro ölçekte yenilenme ihtiyaçlarını karşılamak suretiyle ülkemizin ve ilimizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla bir üniversite kurulmasıyla çalışmalara başlamıştır.
Bu çerçevede kurulacak özel üniversitenin Konya sanayi ve ekonomisine büyük katkılar sağlayarak, işletmelerimizin yani KOBİ’lerimizin ara eleman sorununu da çözecektir.
Konyamız böyle bir ivme ve canlılık dönemine girmişken çıkartılan Teşvik Yasası Konya’nın üzerini kara bir bulut gibi kaplamıştır. “5084 Sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Halen Ek Teşvik Yasası ile ilgili çalışmalarda devam etmesine rağmen bu yasada da Konya’nın ismi geçmemektedir. Konyamızın Hadim, Taşkent, Bozkır, Halkapınar, Doğanhisar, Derbent, Çeltik gibi 14 tane ilçesi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki ilçelerimizden daha kötü durumdadır. Her zaman vurguladığımız gibi teşvikler; bölgelerin sanayi envanteri çıkarıldıktan sonra bölgesel ve sektörel bazda çıkartılırsa daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulmuş olacak. Ayrıca bu yasa ile son yıllarda büyük atılımlar ve markalaşma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen başta tekstil, gıda ve ayakkabı sektörleri olmak üzere pek çok sektör yara alacaktır. Belki de bir çok firma yeni yapacakları yatırımları teşvik kapsamındaki bölgelere yapacaklardır. Bu noktada uygulanan yasa, ilimize yatırım yapacak iş aleminin şevkini kırmaktadır. Konya açısından son derece olumsuz, sanayileşmede ve ticarette gerilemeye yol açacak bu Yasa’nın düzeltilmesini bekliyoruz.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 3.Sayı