26 yaşında üstlendiği genel müdürlük görevi ile sektöründeki tek üst düzey kadın yönetici sıfatını alan Vera İmir, Türkiye’nin yanı sıra Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti ve Ukrayna pazarlarına yönelik yürüttüğü stratejilerle bir yıl içinde şirket cirosunu yüzde 50 artırdı.
Vera İmir, genç bir iş kadını. Tıbbi malzeme alanında faaliyet gösteren İmir Kimya’nın Genel Müdürlüğü’nü yürüten Vera İmir, aynı zamanda sektörünün de tek kadın yöneticisi. Ama onu meslektaşları ve rakipleri arasında asıl farklı kılan, genç yaşına rağmen geliştirdiği doğru stratejiler ve şirketi taşıdığı nokta.
Mersin’de faaliyet gösteren firmanın sahip olduğu potansiyeli gördükten sonra mevcut büyüklüklükle yetinmeyip İstanbul ofisini kuran İmir, 24 milyon YTL’lik şirket cirosunu bir yıl içinde 35 milyon YTL’ye çıkarmayı başardı. Aynı yıl Avrupa, Asya ve Ortadoğu Bölgeleri’nde en yüksek satış artış oranını yakalayarak, bu alanda verilen uluslararası AMO ödülünü aldı. Şirketin iç pazarla yetinmeyip dış pazarlarda da etkin hale getirilmesi hedefiyle yola çıkan İmir, stratejik olarak konumlandırdığı ülkelere de ihracata başlayarak satış hacmini genişletti. Vera İmir’in başarı hikayesi, aslında Türkiye’deki aile şirketlerinde pek de alışık olmadığımız bir şekilde başlamış. İş hayatına aile şirketi yerine, farklı bir firmada satış asistanı olarak adım atan İmir, orada gösterdiği başarı üzerine ithalat yönetici pozisyonuna yükseliyor. İmir, sonunda hem piyasayı tanıdığı, hem de kendini ve başarabileceklerini kanıtlamasının ardından aile şirketine kabul ediliyor.
Doğru Analizler Yaptı Satışçı olarak çalıştığı ilk firmada pazarı yakından gözleme imkanı yakalayan İmir, pazarın boşluklarını ve barındırdığı potansiyeli de iyi analiz eder. Mersin’de kurulu bir firma olan İmir Kimya’nın büyüyebilmesi için, ekonominin kalbinin attığı İstanbul’da bulunmaları gerektiğine şirketi inandırdıktan sonra, İstanbul’a gelip İstanbul ofisini kurar. Asıl başarı hikayesi de bundan sonra başlar...
Firmanın mevcut büyüklüğüyle yetinmeyip daha ileri taşımak isteyen İmir, bir dizi stratejik kararın altına da imza atar. Önce daha etkin bir süreç yönetimi için farklı amaç ve stratejileri olan departmanları birbirinden ayırır. Bunun bir sonucu olarak özellikle Türkiye çapında yoğun faaliyetleri olan ecza deposunun ayrı bir birim olarak faaliyetlerine devam etmesi sağlanır. Bu sayede karar süreçleri de dahil olmak üzere her departmanın iş yapma hızı artırılır. Lazerle göz tedavisi başta olmak üzere, oftalmoloji alanındaki potansiyeli farketmesi için dönüm noktası olur. Bu alanda her geçen gün artan talebe karşın, pazardaki boşluğu farkeden İmir, firmanın faaliyet alanını genişleterek bu sektöre girilmesini sağlar. Bu karar, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti ve Ukrayna başta olmak üzere oftalmolojinin yeni gelişmekte olduğu ülke pazarlarına girişin de ilk adımı olur.
Ciroyu Yüzde 50 Artırdı Yakalanan başarının ardında, "vizyonu olan stratejik kararlar"ın yattığını belirten İmir, "Özellikle göz lazeri Türkiye için çok yeni bir teknoloji. Fakat bu alan büyük bir potansiyeli de barındırıyor. Bu boşluğu erken fark edip pazarın önemli oyuncularından biri haline gelmemiz aldığımız en stratejik kararlardan biriydi. Bu sayede hem dış pazarlarda daha etkin hale geldik, hem de bir yılda ciroda yüzde 50’ye yakın artış sağladık" diyor. Şu anda sadece katarakt tedavisi alanında 250 bin vaka olduğunu, bu alanda sadece kamu ihalelerinin oluşturduğu yıllık pazarın ise 300 milyon dolar olduğunu belirten İmir, pazarın toplam büyüklüğünün ise 1 milyar doları bulduğuna işaret ediyor.
Bulgaristan pazarına AB üyeliği öncesinde girmeyi başararak hem pazarda iyi bir yer edindikleri hem de rakiplere karşı önemli avantajlar sağladıklarına işaret eden İmir, izlenen pazar stratejisinin ise her ülkeye göre değişiklik gösterdiğini söylüyor. Örneğin Bulgaristan ve Çek Cumhuriyeti’nde devlet ihalelerine katılırken, Ukrayna gibi ülkelerde bu tür tedaviler için devletin ayırdığı bütçenin düşük olması nedeniyle özel kliniklere ve doktorlara yöneldiklerini söyleyen İmir, "Önemli olan içinde bulunduğunuz pazarı iyi analiz edebilmek. Beklenti ve talepler doğrultusunda stratejiler oluşturursanız, başarı ardından gelecektir" diye konuşuyor.
Nasıl Bir Strateji İzledi >>Firmanın mevcut büyüklüğüyle yetinmeyip, faaliyet alanını İstanbul’a taşıdı
>>Ecza deposu başta olmak üzere farklı stratejileri olan departmanları ayırarak etkin bir süreç yönetimi sağladı
>>Pazardaki boşluğu ve barındırdığı potansiyeli farkedip oftalmoloji alanına girilmesini sağladı
>>Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti ve Ukrayna gibi pazarlardaki boşluğu farkedip bu ülkelere girdi
>>Farklı pazarlarda farklı stratejiler yürüterek satış hacmini artırdı
>>İthalat nedeniyle döviz riskiyle karşı karşıya kalındığı için risk yönetimine önem verdi. Farklı finansman araçlarını kullanarak riskleri minimize etti
>>Doktor ve hastalara yönelik geniş tanıtım çalışmaları yaptı
>>Aile şirketi olunmasına karşın kurumsallaşmaya önem verilip, yönetime profesyoneller dahil edildi
Kaynak: Referans Gazetesi/Ceyda Çağlayan
|