O bir KOBİ uzmanı. Yüz binlerce küçük işyeri sahibiyle ayrı ayrı konuşarak, onlara danışmanlık yaparak tüm dünyayı dolaştı. 26 yılda 26 bin firmaya danışmanlık hizmeti veren Michael Gerber, iş kuran insanların yüzde 90’ının‚ ‘kendi işinin patronu olma’ hayaline
kapılmış teknisyenler olduğunu söylüyor. Böyle birinin gözünde, işyeri bir işletme değil, yalnızca çalışılmaya gidilen bir yer... Ve kendisini başka biri adına çalışmanın kısıtlamalarından kurtaracağını sandığı işi, onu köleleştiriyor. Çözüm ise hepimizin içinde taşıdığı ‘girişimci’, ‘teknisyen’ ve ‘yönetici’ kişiliklerini birleştirebilmekten geçiyor.
Michael Gerber, Kobifinans’ın sorularını yanıtladı.
KB: Başkalarının bilmeyip de başarılı girişimcilerin bildiği sır ne? Çok şey bilmeleri değil; doyurulmaz bir ‘daha fazla şey bilme iştahı’yla dolu olmaları. Başarısız işyerlerinin çoğundaki problemse, sahiplerinin finans, pazarlama, yönetim vb konularda yeterince bilgili olmamaları değil, bildiklerini sandıkları şeyleri savunmaya büyük bir enerji ve zaman harcamalarıdır. Diğer taraftan, tanıdığım en başarılı insanlar, ‘daha yüksek bir şey’ arayışı içinde olmakla birlikte, olağanüstü tedbirlilerdir. Ayrıntılara ilgi duyar, pragmatik davranır, yere sağlam basar, sıradan hayatın tatsız gerçeklerinden kopmazlar. Sorunların, müşteri ile satış elemanı arasında, malların yüklendiği limanda veya kasada karşılaşılan aksamalardan kaynaklandığını bilirler. Bunun için dikkatleri her işi meydana getiren, görünüşte önemsiz, anlamsız ve sıkıcı şeylerde yoğunlaştırmaktan geçtiğini kavrayan bir sezgiye sahiptirler.
KB: Kimler, neden iş kuruyor? Önce iş kuran insanı daha yakından inceleyelim. Şunu soralım: işinizi kurmadan önce neredeydiniz? Evet, tanıdığım çoğu insan gibiyseniz, başka biri için çalışıyordunuz.
Teknik işlerle uğraşıyor, çok da iyi çalışıyordunuz. Sonra, bir gün, belli bir nedeni olmadan bir şey oldu. Havanın durumu, çocuğunuzun liseden mezun olması, patronunuzun işe yaptığınız katkının farkına varmadığını hissetmeniz gibi... Kafanızın içinde şöyle sesler duydunuz: “Bunu ne adına yapıyorum? Niçin bu adam için çalışıyorum? Lanet olsun, bu işi ben de en az onun kadar iyi biliyorum.” Bu sözleri dinlemeye başladığınız an kaderiniz değişmiştir. İş kuran birinin yapabileceği en tehlikeli varsayımın kurbanı durumuna düşersiniz. Bu tehlikeli varsayım şudur: Bir işin teknik yanlarından anlıyorsanız, bu teknik yanların organize edilme işinden de anlarsınız. Oysa bir işin teknik yanları ile o teknik yanları yürüten iş, birbirinden tamamen farklı iki şeydir. Çok iyi bildiği bu iş, bir anda, nasıl yapılacağını bildiği, artı, nasıl yapılacağını hiç bilmediği bir sürü işin toplandığı bir yüke dönüşecektir.
KB: Tek problem teknisyen olmak mı? Problem, iş kuran herkesin, içinde fiilen üç insanı taşımasıdır: Girişimci, yönetici ve teknisyen. Bu kişiliklerin hepsi iş kurarak patrondan kurtulmaya çalışır.
KB: Kimdir bu kişilikler? Girişimci, içimizdeki vizyon sahibi kişidir. Gelecekte yaşar, ender olarak da günümüze gelir. En mutlu olduğu zamanı, rahat rahat ‘ya olursa’ ve ‘olduğu zaman’ hayallerini kurabildiği anlardır. Yönetici geçmişte yaşar. Girişimci değişikliklerle başarı sağlar, olaylardaki fırsatları yakalar. Yönetici ise düzen delisidir, statükoya bağlı kalır, hep problemleri görür. İşleri düzgün ve özenlidir. Girişimci ise yöneticinin sıraya sokacağı şeyleri yaratır. Teknisyen ise yalnızca iş yapar. İlkesi şudur :Bir şeyin doğru yapılmasını isti-yorsan, kendin yap. Tamir yapmayı sever. İşleri parçalara ayırıp tekrar birleştirir. Günümüzde yaşar, çalıştığı sürece mutludur.
KB: O zaman ne yapacağız, hangisini ön plana çıkaracağız? Bunların arasındaki dengeyi tutturabilirsek başarılı oluruz. Girişimci yeni ilgi alanlarına dalmak için özgür olmalı; yönetici faaliyetlerin temelini sağlam tutarken, teknisyen teknik işleri yapmalıdır. Her biri bütüne en üretken şekilde katılarak, en iyi yaptığı işle tatmin olmalıdır. Yapmanız gereken, kendinizi her gün sanki yukarıdan bakıyormuş, sanki sanki başka birini seyrediyormuş gibi değerlendirmeniz olacaktır. Bu durumda, siz devreye girene kadar hepsinin kendi oyunlarını oynadığını, kendi alanları ve diğerlerinin alanları için mücadele ettiğini, birbirlerine sabotaj yaptıklarını göreceksiniz. Denge kurulmazsa, içinizdeki üç kişiliğe de gerekli fırsat ve özgürlüğü tanımayıp onları gerektiği gibi beslemezseniz, kendi dengesizliğinizin işinize yansıyacağını da görürsünüz.
DİP NOT: Michael Gerber tecrübe ve birikimi, sahibi olduğu E-Myth Worldwide ile danışmanlık hizmeti olarak veriyor. E-Myth Worldwide’ın lisansıyla Türkiye’de bu hizmeti veren şirket ise Özgür Kaşifler Danışmanlık. Michael Gerber’in Türkiye’de aynı zamanda Sistem Yayıncılık’tan çıkan ‘Girişimcilik Tutkusu’ adlı bir kitabı da var.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 1.Sayı
|