KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Girişimci Rehberi
Erol ONAR

Başarı Hala Tesadüf Değil
Günseli ÖZEN OCAKOĞLU


"Doğru Yönetim Her Zaman Doğru Değildir"


Prof. Dr. Michael RAYNOR
İno­vasyon Teorisyeni
"Doğru Yönetim Her Zaman Doğru Değildir" Dünyanın önde gelen ino­vasyon teorisyenlerinden biri olan Prof. Dr. Michael Raynor’ın büyümek, pazar­da kendisine iyi bir yer edinmmek isteyen şirketlere önerisi; "Raydan çıkın."

En çok satan inovasyon kitapların­dan biri olan ’The Innovator’s Soluti­on’ın yazarı Prof. Raynor, güneşin al­tında hemen her yöntemin denendiği düşünülen günümüz dünyasında, bü­yümek isteyen şirketlere getirdiği fark­lı önerileri ile dikkat çekiyor. Dünya­nın önde gelen danışmanlık ve araştır­ma şirketi Deloitte’un beyin takımı arasında da yer alan Prof. Raynor’a gö­re bugün birçok uluslararası şirketin eski gücünü kaybetmesinin nedenleri­nin arasında, bazen yöneticilerin doğ­ru yönetim ilkelerine sadık kalmaları yatıyor. Nasıl mı? Sony, Toyata. IBM, Microsoft, Boeing ve Airbus gibi dünya devlerinin gelişim hikayelerini analiz eden Prof. Raynor’un, bu konuda söy­ledikleri dikkate değer. Raynor, Ko­dak’la ilgili olarak şunları anlatıyor.

Kodak’ın Zor Kararı
Marka, şirketlerin üzerinde en çok durdukları, daha doğrusu şirketleri en çok endişelendiren konudur. Örneğin Kodak, film ve fotoğraf denilince akla gelen ilk markadır. Ancak Kodak, son yıllarda büyümek konusunda sıkıntı yaşadığı süreçte alt yönetim kademelerinden gelen inovatif bir ürün karşısında, marka imajı nedeniyle kararsız kaldı. 

Kodak, markasının imajı konusundaki kaygıları nedeniyle ‘kullan at’ kameralarının üretimi konusunda karar vermede oldukça zorlandı. Kimse bu konuda şirketi suçlayamaz çünkü Kodak denilince akla ilk gelen, iyi kalitede fotoğraftır. Şirketin tüm marka imajı, bu strateji üzerine kurulmuştu. Bu noktada Kodak’ın kullanıp atılacak ve film kalitesi en son planda tutulmuş bir kamera üretmesi, markasını zedeleyebilirdi. Kodak, ancak 5 yıl süren karar aşamasından sonra ‘kullan at’ kameraları üretmeye karar verdi. Sektörde belli bir kesimin ihtiyacını karşılayan bu ürün, Kodak’ın marka imajını sarsmadığı gibi şirkete de özlediği büyümeyi sağladı. İşte size bir “raydan çıkarak büyüme” öyküsü.

Doğru Yönetim Tehlikesi
Bugüne kadar faydaları binlerce kez kanıtlanmış olan iyi yönetim prens­ipleri. Raynor’a göre bazı durumlarla şirketi batıran ana nedenler olabilir. Örneğin iyi bir yönetici kendisine ge­len her türlü öneriyi dikkate alır. DU öneri}i ilgili kurumların görüşünü ala­rak değerlendirir ve bir sonuca varır. Buraya kadar her şey normal. Ancak bir yönetici olduğunuzu düşünün, size şu anda ürettiğiniz bir ürünün daha düşük kalitede, daha az kapsamlı ve da­ha ucuza üreterek pazar payınızı yük­selteceğiniz yönünde bir öneri gelse, ne yaparsınız? 

Yönetim prensiplerine göre bunu ilgili kurumlara götürürsünüz. Şirketin hissedarlarına götürdünüz, "Biz zaten pazarda lideriz, böyle bir adım atarak kaliten1İzi düşürürsek marka imajımız zedelenebilir" dediler. Aslına bakarsanız haklılar. Müşteri­lerinize yönelik bir araştırma yaptınız, onlar da haklı olarak "Hayır, biz daha ucuza daha düşük kaliteli benzer bir ürün istemiyoruz" dediler. Finans de­partmanına sordunuz onlar da bunun "çok karlı olmadığını" söyledi. 

Siz de iyi bir yönetici olarak, bu öneriyi kabul etmediniz. Oysa doğru yönetim prensiplerine dayanarak verdi­ğiniz bu kararla, piyasadan silinebilirsiniz. Çünkü bazen büyümek için raydan çıkmanız gerekir. Diğerlerinin bakmadığı yöne ba­kıp, kimsenin başarılı olunacağına ihti­mal vermediği girişimlerde bulunmalı­sınız. Buradaki en kritik hatalardan bi­ri, bana göre söz konusu şirketin gelen öneriye ilişkin sadece kendi müşterileri arasında bir araştırma yapılması. 

Toyota Nasıl Başardı?
Raynor, yöneticilere "Her zaman sa­dece tüketicilerinize değil, bazen de sizin tüketiciniz olmayanlara bakmalısınız" önerisinde bulunu­yor. Çünkü Raynar’a göre, hala piyasada henüz sizin ürünlerini­zi almamış olan bir tüketici grubu var­dır ve siz yönelmezse­niz, rakipleriniz gelip müşterileri kazanacaktır. Tıp­kı Toyota’nın daha ucuz ve daha dü­şük kaliteli arabaları ile ABD pazarına girmesi gibi. General Motor ve Ford, bu­rada yüksek kaliteli arabalar üretip, sade­ce belli bir kesimi hedefliyordu.

Toyota’nın başarısının büyük oran­da 1970’lerdeki petrol krizi sırasında doğru pozisyon almasına bağlı olduğu­nu itiraf etmeliyiz. Ancak ABD’de pet­rol maliyetlerinin sıkıntı yarattığı gün­lerde kendi orijinal pazarında iyi bir pozisyona sahip olan Toyota ABD pazarına girerken ikinci otomobil paza­rındaki tüketicileri hedefledi. Yani da­ha az benzin tüketen nispeten küçük ve düşük kaliteli araba üretimine odaklandı. Benzin fiyatlarının en yükseğe çıktığı noktada Toyota bu durumdan yararlanarak, daha az benzin tüketme özelliğini öne çıkardı. Ve sıra bundan sonraki süreçte müşterilere Toyota’nın kalitesini kanıtlamaya geldi. 

Rakiplerin Korkusu
Pazarda kendisine yer edinmesini bilen Toyota, zaman içinde şimdi ulus­lararası arenada ’Toyota way (Toyota yolu)’ olarak bilinen üretim standartlarını geliştirdi. 1950’lerden bu yana ABD’de satışa sunulan Toyota, bugün pazarda ikinci konumunda ve rakiple­rini birinciliği elde etmekle tehdit edi­yor. General Motors’un istemediği müşterilere otomobil satmaya hedefle­yerek işe başlayan Toyota’nın izlediği yöntem, adım adım ilerleme.

A
dım adım ilerleyen şirketlerden biri de Sony. Sony de ABD’de henüz yüksek bir alım gücüne erişmemiş gençleri ve öğrencileri hedefleyen ucuz radyolarını satışa sundu. Kalitesi­ni zamanla kanıtlayan Sony’nin bugün­kü hikayesini hepiniz biliyorsunuz. 

Kaynak: Ekonomist Dergisi
 
 
Bu yazı 1745 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Yeni İş Alanı Nasıl Seçilir?
Kendi İşinizi Mi Kurmak İstiyorsunuz?
Bir Küçük Ölçekli Şirket Hikayesi
Meraklısı İçin Anında Üretim!
Yabancı KOBİ’lerin Yatırımlarını Nasıl Hızlandırabiliriz?
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Uzmana Danışın
Gülsüm ÇIRACI
Girişimcilik Danışmanı
Gülsüm ÇIRACI
Girişimcilik ile ilgili sorularınızı yanıtlıyor.
kobifinans “Girişimcilik Bir Kültür Meselesi”
Ali AĞAOĞLU

kobifinans “Türk Girişimcisi, İş Fırsatlarını Daha İyi Görürse Önü Açık”
Didem ALTOP
 
kobifinans Kurumsallaşma Girişimciliği Öldürmemeli
Prof. Dr. Erhan ERKUT

kobifinans Önce İşinizi Özel Kılın, Sonra Yaygarasını Koparın
Richard BRANSON
 
İlk Sermayesini Tarkan Konseri ile Kazandı
kobifinans Bu girişim öyküsünün temelleri, ...

Patatesten İş Yarattı
24 yaşında, külahta yağsız patates kızartmasını ...
 
Türkiye’nin En Büyük Şirketleri
Fortune’nin Türkiye 500 çalışmasına göre, 500 ...

01 Temmuz 2008

Tarihte Hangi İhtiyaçlar Hangi İş Fikirlerini Yarattı?
kobifinans Yenilikçi fikirler, şirketlerin kurumsallaşmasında ve ...

13 Mart 2008
 
kobifinans Kadın Girişimci
Gülsüm ÇIRACI

kobifinans KOBİ’ler İçin Başarı Fırsatı
Prof. İbrahim KAVRAKOĞLU
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010